bugün

ajda pekkan'ın, 14 haziran da çıkacak olan 'cool kadın' isimli albümünde yer alan ve bugünlerde radyolarda sık sık çalınan, sözleri sezen aksu'ya, bestesi can algeç'e ait olan süper şarkı.
sezen aksu'nun eli değer de güzel olmaz mı lafını bir kez daha dedirten süpsüper şarkı..kesinlikle bu yazın şarkısı.. işte sözleri.

icime attim ne varsa
anlamaya calistim herkesi
aski da sevdim, kavgayi da
anlatamadim ki
hic korkmadim celiskiden
onaylanmayan iliskiden
ne cogaldim ovguden
ne azaldim yergiden
hic korkmadim yasaklardan
korunmadim tuzaklardan
kalktim guvenli kucaklardan
hep denedim
bilerek gostermedim
kendimi sakladim
gormeyi bilenlere
vitrinime degil
iklimime gelenlere
deliyim aslinda
allahina kadar deliyim
kalbimi vereceğim aslımı görenlere.
camlı dolaptır.
içindekilerin sergilenmesi için misafir odasında bulunur.
anneler için takıntı unsurudur.
ajda pekkan'ın bu güzel sezen aksu sözlerinin üzerine okuduğu yorumuyla, müziğiyle, ''allahına kadar sölerim, varım, burdayım'' dediği parçası.
abajur club ve mastika meyhane ile birlikte etiler çalıkuşu sokakta bulunan bir gece kulubü.
(bkz: camekân)
bir ev için * son derece gereksiz yere yer kaplayan, duvara sabitlenmediği vakit ölüm tehlikesi yaratabilecek, kaba saba bir eşyadır. aynı zamanda sergilenecek satılık malların sergilendiği yere verilen isimdir.
Sezen'nin elinden Ajda'nın sesinden müthiş bir şarkı. Şarkıdan çok popülerliği ön plana çıkınca hiç de dikkatli dinlememiştim. Dün gece defalarca dinledim. Bu kadar mı güzel anlatılır ya :

kendimi sakladim
gormeyi bilenlere
vitrinime degil
iklimime gelenlere
bir sezen aksu şarkısı..ajda pekkan söylüyor..böyle, bazen kendime gelmek istediğimde dinlerim..
tapilası ajda pekkan ın güzel şarkılarından birisi.
yılmaz özdil'in 18 mayıs tarihli yazısının başlığıdır. aşağıda yazılı olanlar, yılmaz özdil'in sabah gazetesindeki 18 mayıs 2007 tarihli köşesinden birebir alıntıdır. ampül kafalılara ayar vermek üzere, sözlük yazarı edasıyla yazılmıştır.

Vitrin

Şimdi bak...
Bir tane Alevi bulun.
Bir tane havalı sarışın kadın.
Bir gayrimüslim.
Bir de emekli general.
Yok, general bulamayız...
Subay eşi falan bulun.
Bir futbolcu.
Fırıldak bir liboş.
Ha bi de...
Özde değil sözde solcu ayarlayın.

Nedir bu?
Vitrin.

"Biz sizin bildiğiniz gibi değiliz, değiştik" demeye çalışanlar, vitrin yeniliyor.

Halbuki, hepimiz biliyoruz ki, bu arkadaşlar, Uğur Dündar ve Arena ekibi tarafından basılan pastanelere benziyor aslında.
Vitrinde tiramisu.
içeri bi dalıyorsun...
Mutfakta fareler cirit atıyor.
Duvarda örümcekler...
Profiterol, kenefte yapılıyor.
Usta dediğin adam, safi hijyen.
Önce işiyor, sonra hamur yoğuruyor.
Ayakta şıpıdık terlikler.
Kamerayı burnuna sokunca...
Kafaya bone takıyor.

Giriyorsun detaya...
Şeker, boyalı.
Elektrik, kaçak.
Fatura, naylon.
Bakıyorsun sicile...
Daha önce yufkacılık ve kadayıfçılık yaparken basılmış, mühürlenmiş zaten.

Kardeşim, sen ne zaman çağdaş bir işletme olacaksın diye sor...
Mazereti hazır.
Ne var yani der, pişkin pişkin, tatlıysa tatlı işte... fakir fukara taş mı yesin?

Onun için, siz siz olun...
Vitrine sakın kanmayın. Mutfağını temiz tutmayan pastaneden alışveriş yapmayın.
bir mağazada satılan ürünlerin tamamının veya bir kısmının yoldan gelip geçenlere sergilenmesi için yapılan, sokak tarafı camdan bölme
satan değil, satın alandır çoğu zaman.

vitrinleri süze süze geziyorsun ışıklarda. manken gibi insanlar var içeride, etiketsiz ama satılık. çıkarıyor biri cüzdanını, "en pahalısından olsun" diyor. tam havasındayken şatafatın, atıveriyor omuzu biri. koşa koşa en yakın markete gidip, 1 şişe efes alıp geri geliyorsun. camı çerçeveyi indirip, cansız mankenleri kurtarıyorsun mağzadan.
Annelerin içine yüzde seksen dantel koyduğu dolaptır. Dantel sanki vitrin için üretilmiş. Sırf bu yüzden bile atılabilir.
annelerin çeyizlik tabak, bardak vs. dolduracağı dolap gibi duvara sabitlenebilen bir eşya. aynı zamanda ise mağazalarda satılan malların sergilendiği yere verilen isim.