bugün

adam kıskandıran hayvan
hay maşallah*
görsel
dinazor varisi hayvan... "bi bu kalmı$ o devirlerden" dedirtir. deri yapısı ilginç kıvrımlarla, çizgilerle bezenmi$tir. dünya nüfusunun %95'i, bu hayvanı belgesellerden tanır. belgeselde gergedan izleyen babaanne sözü olarak bir de (bkz: cenab ı hak neler yaratıyor)
kaçak yayın yapan dolandırıcı radyo kanallarında, allandıra ballandıra anlatılan ve sıkça satışı yapılan bir cinsellik hapı.
garip görünüşlü, göründüğü gibi sakin olmayan, dünyanın en sert dişlerine sahip olan bir hayvandır. dişleri öyle serttir ki , bir kurşun çarptığında sadece kıvılcım çıkar ve dişte büyük boyutta bir hasar oluşmaz. yaşam alanına giren pek çok kabileyle savaş halinde olan bu hayvan afrika kıtasında yaşanan ölümlerin en büyük sebeplerinden biridir. bazı kabilelerin bu hayvanları ''kutsal hayvan'' ilan ettikleri ve adlarına destan yazdıkları da ilginç bir gerçektir.
Birbirinden tamamen farklı olan hayvanlar arasında, savunma nedenleriyle garip ilişkiler kurulur. Örneğin antiloplar ve gergedanlar sırtlarına tutunan ve bağırıp çığlık atarak onları tehlikeye karşı uyaran küçük kuşlarla birlikte yaşarlar. Bu kuşların bu ortaklıktan çıkarı ise, bu memelilerin derilerinde kümelenen böcek larvalarını yemeleridir.
son günlerde neredeyse bütün radyo istasyonlarını saçma sapan ve bir o kadar da komik bir reklamla istila etmiş cinsel güç arttırıcı üründür.

--spoiler--
baH güzel gardeşim benim sıfırikiyüzoniki dohuzyüz kırhaltı onbeş ellidohuz u şindi arayan bütün gardaşlarıma geciktirici de verecem. valla billa bak.
--spoiler--

aynen bu cümle geçiyo reklamda.
Son günlerde imparator Tv adlı bir kanalda günde 20 defa reklamı çıkan cinsel güç artırıcı ürünün adı. Gergedan tablet adındaki bu ürünü pazarlayan Ömer Hoca adlı şahısın konuşması ve ürünü pazarlama şekli kesinlikle gülme, hatta yarma garantilidir.
Örneğin ürün için kullandığı sloganlardan bir tanesi: "Kalıcı iz bırakmak isteyen erkekler, artık boynunuz bükük kalmayacak."
--spoiler--
Gergedanlar sanıldığı gibi hantal hayvan olmayıp koşarken saatte 45 km hıza ulaşabiliyorlar. Beyaz Gergedanların ağırlığı 5 tona kadar çıka biliyor. Gergedanların boynuzu öbür hayvanlarınki gibi kemikten değil, saç, kıl ve tırnakların yapısındaki (keratin) denen lifsi bir proteinden oluşmuştur. Bazı Asya ülkelerinde bu boynuzların doğaüstü güçler taşıdığına inanılır. Genelde boynuzlarının ticareti için avlanan Gergedan, boynuzunun özellikle Yemen ve Çin'deki talep sebebiyle, avcıların hedefi olmakta. Yemen'de hançer sapı olarak kullanılan Gergedan Boynuzu, Çin'de ise geleneksel tıpta erkekler arasında iktidarsızlık tedavisi için kullanılmaktadır. Ayrıca Gergedan Boynuzunun cinsel gücü artırıcı (afrodizyak) etkisi olduğuna inanıldığından, Gergedanlar avcıların hedefi olmayı sürdürüyor. Fakat bunlar Gergedanların avlanmasındaki nedenin sadece %10'u, asıl neden şampuanlarda saç bakım malzemesi olarak kullanılar KERATiN. Şampuan sanayisi Gergedan Avını dolayısı ile de olasa tetikliyor...

Yaşadığı yerler: Asya, Afrika ve Endonezya’nın sıcak bölgelerinde. Özellikleri: Boyu 4, yüksekliği 2 m, ağırlığı 4 tonu bulabilen toynaklı bir memeli. Kalın derili, bir veya iki boynuzlu, filden sonra en iri dört ayaklıdır. Ömrü: 35-50 yıl. Çeşitleri: Ak, kara (veya Afrika), Hind, Endonezya, Sumatra gergedanları.

Gergedangiller familyasından, ağır ve hantal gövdeli, burun kemiğinin üstünde ve derisine yapışık bir veya iki boynuzu bulunan, kalın derili otçul memeli türlerinin genel adı. At ve tapir gibi tek parmaklılar (Perissodactyla) takımındandır. Ayakları üçer parmaklı ve toynaklıdır. Geviş getirmez. Filden sonra en iri ve en cesur hayvandır.

Sinir krizi tuttuğu zaman önüne gelen her canlıya saldırır. Fil ve aslanlar bundan uzaklaşmayı tercih ederler. iri gövdesiyle 50 kilometrelik bir hızla koşabilir. Ürkütülmedikçe insana saldırmaz. Kırmızı renge hasım olduğundan, bir insan üstünde kırmızı elbise görürse o zaman üzerine hırsla hücum eder. Gündüzleri dinlenerek, sabahın erken saatlerinde ve gece dolaşarak beslenir. Tek tek veya küçük aile grupları halinde dolaşır. Boynuzları deri tarafından üretilen kıl kitlesinin iyice sıkışıp katılaşmasından meydana gelir. Boynuz altındaki alın kemiği oldukça kalın ve kuvvetlidir. Tos darbelerinin basıncına dayanır. Boynuz kırıldığında yenisi sürer.
Gergedanda ter bezleri bulunmaz. Sulak yerlerde yatarak serinler. Gergedanın rengi kirli siyahtır. Afrika’nın beyaz gergedanı gri duman rengindedir, mehtaplı gecelerde beyaz görünür. Gergedanın derisi kuru, gayet sert ve kalındır.Yerliler, bundan dayanıklı kalkanlar yaparlar. Kuyruklarının ucunda ipek gibi parlak ve sert kıllar bulunur. Sumatra gergedanından başka hepsinin derisi kılsızdır. Cildi son derece sert olduğundan, en keskin kılıç ancak birkaç defada kesebilir. Özellikle omuz ve kalça bölgelerinde geniş kıvrımlar yapan deri kısımlarının kalınlığı 5 santimetreyi bulur. Afrika’nın ak ve kara gergedanları ile Sumatra gergadanının iki, Hint ve Endonezya gergedanlarının birer boynuzu vardır. Afrika gergedanlarının çift boynuzlarının uzunluğu 1-1,5 metreyi bulur. Ön boynuz arkadakinden uzundur. Beyaz ve siyah Afrika gergedanları dudak şekliyle de ayrılık gösterirler. Beyaz Gergedan çayır yiyicisidir. Geniş dudaklarıyla ot kümesini rahatça yerden sökerek yer. Afrika kara gergedanı, ağaç ve çalılıkların filiz halindeki dal ve yapraklarıyla beslenir. Uzayıp incelen üst dudağıyla taze sürgünleri kavrayıp, ön dişleriyle keserek yer. Nemli ormanlık alanlarda yaşayan Endonezya ve Sumatra Gergedanları da fidanların yaprak ve filizlerine düşkündür.

Hint gergedanı su kenarlarında yaşayıp, çamur banyosu yapmayı sever. Genellikle geceleri dolaşarak genç ağaç yapraklarını yer. Kalın zırhlı derisi eklemli ve yer yer yumruludur. Tek olan boynuzu küt olup, 30 cm kadardır. Nadir olarak 60 cm olanları da vardır. Hindistan gergedanının boynuzu gayet makbul olup, bundan kılıç kabzası, tas ve fincan yapılır. Gergedanın koku alma ve işitme duyusu kuvvetli olmasına rağmen, gözleri ileriyi iyi göremez. Gergedanın en büyük düşmanı, insanlardan sonra sinek ve kene gibi deri parazitleridir. Bunlar deri kıvrımları arasına yerleşerek etleri arasına kadar sokularak hayvanı huzursuz ederler. Bunlardan kurtulmak için bataklıklara yatar, vücudunu çamura bulayarak buraları tıkar ve böcekleri boğar. Ayrıca derilerindeki kene gibi parazitleri yemek için sırtlarına konan kuşlara tepki göstermez. Gergedanlarla ortak yaşayan bu kuşlar bir tehlike karşısında çığlıklarıyla gergedanı uyarırlar.

Dişi gergedanın gebelik süresi 13-18 aydır. Genellikle tek yavru doğurur. Yavrusunu iki yıl emzirir. Yavru 3-5 yılda erginleşir. Yavruyken yakalanarak hayvanat bahçelerinde evcilleştirilebilir. 50 yıl kadar yaşayanları vardır.

Gergedanlar boynuz ve birçok organlarının tıbbi öneminden dolayı bir katliam şeklinde avlanarak tüketilmektedirler. Asya ülkeleri insanlarının birçoğu gergedan boynuzunun, idrar bölgesindeki hormonları çalıştırdığına ve cüzzama iyi geldiğine inanırlar. 1978’de Japonya, 750 kilo gergedan boynuzu ithal etti. Bundan yılan ısırmasından kansere kadar çeşitli ilaçlar elde ettiler. Derisi, azı dişi ile öğütülüp su ile karıştırılarak ateş düşürmede kullanılır. Bir tek gergedandan sağlanan kazanç, bir çiftçinin hayatı boyunca olan kazancından fazladır. Sumatra’da bütün bir boynuz, bazan yeni bir Amerikan arabası ile değiştirilmektedir. Köylüler her sabah Delhi Hayvanat Bahçesinde, birkaç damla gergedan idrarı için şişelerle sıraya girerler. Gergedan idrarı içtikleri taktirde, gençliklerinin korunacağına inanırlar.
--spoiler--
işin gücün arasında telefona gelen mesajla sinirden gülme krizine sokan ilaç markasıdır.

--spoiler--
2 gergedan alana 3. bedava. Fırsatı kaçırmayın..
--spoiler--
karın bölgesine şap şap vurmak istediğim hayvandır.
En yakın arkadaşlarının, çevresinin ve yavaş yavaş bütün vatandaşlarının gözlerinin önünde Romanya’da 1930’larda kök salmaya başlayan faşizme teslim olmalarına şahit olan Ionesco’nun, Nazi dehşetini irdelediği Rhinocéros / Gergedan, kaderin bir cilvesi olarak ülkesinden önce ilk kez 1959’da Düsseldorf, Schauspielhaus’da Almanca sahnelenmiş ve hem izleyicilerden hem eleştirmenlerden büyük övgüler almıştı.

Konuyu kısaca özetlersek, olaylar bir taşra kentinin kahvesinin de bulunduğu büyük meydanından bir gergedanın hızla geçmesiyle başlar. Kahvedekiler gergedanlar üstüne giderek alevlenen bir tartışmaya girişirler ama gergedanla ilgili önlem almaya yönelik hiçbir düşünce ileri sürülmez.
Giderek herkes hemen hemen tıpatıp birbirine benzeyen bu hayvanlara dönüşmeye başlar ve bütün kurumlar gergedanlaşmaktan paylarını alırlar. Düzenli öbekler halinde gergedanlar, sokak ve caddelerde o garip homurtularıyla kendilerine göre inleme ve öfkeyi andıran marşlar söyleyerek dolaşmaktadırlar. Üstelik önlerine çıkan her şeyi ezerek ve yok ederek.
Geride insan olarak yalnız düzene zaten karşı olan Bérenger ve nişanlısı Daisy kalmıştır. Tüm uyarılarına karşın büyük bir aşkla bağlı olduğu Daisy de gergedanlara katıldığında yapayalnız kalan Bérenger, tek başına kalsa da insan olmayı sürdüreceğini haykıracaktır...

http://www.salom.com.tr/h...ionesconun_gergedani.html

gelgelim bugün eskişehir devlet tiyatrosunda bu oyun nasıl sergilendi.
tamamen kopuk bir şekilde devam etti. yani hani bir oyun izlerken ne ara bittiğini anlamazsınız ya, kapılırsınız, acı çekersiniz, bişeyler olur bi bağ oluşur, işte o yoktu. olamaz da zaten. çünkü buna müsait değil. o ayarı tutturamamışlar.
Bérenger farklı güya ama tek farklılığı olarak geceleri içmek, kendi olmak içiyormuş. Başrol karakterlerinden biri bu. Arada bir tiradları var, tek başına monologları, ama gel de kendini odakla, zira çok zeki ses yönetmenleri gidip dexterin blood theme sini almış koymuş, en içten güldüğüm an buydu, dexter çalmaya başlıyor var Bérenger ben insanım üstünüm gergedan değilim diye haykırmaya başlıyor filan.
boşuna gittiğimi düşünüyorum. herhangi bi zevk almadım.
estetik bi zevk olur oyunlarda, yani zihinde kalan bi güzellik, benimse tek kalan ölmüş kedisine sarılmış kızdı, gerçi onu da göremedim karanlıkta.
son olarak gitmeyin.

ed: unutmuşum şimdi hatırladım seni çok kültürlü(!) abla. çoluk çocuğunu almış gelmişsin, seni uyardılar bakın çocuğunuz küçük yaşı uygun olmayabilir , ama sen ne dedin yok izlesin bi şey olmaz. o sahnelerde ben bile ürktüm be kadın. tamam çocuğuna bi kültür aşılamak istiyorsun ama eline yüzüne bulaştırıyorsun. her gürültüde o çocuk geldi aklıma. yazık.
boynuzu saçtanmış.
özellikleri:

bugünkü gergedanların, üçü asya'da, ikisi afrika'da yaşayan beş türü vardır. bunların hepsi iri yapılı, kısa ve kalın bacaklı hayvanlardır. ayaklarında tek bir toynakla (geniş ve kalın tırnakla) çevrili üçer parmak bulunur. kafaları iri ve ağır, kulakları geniş, ucu püsküllü olan kuyrukları ince ve oldukça kısadır. son derece kalın olan derileri, kulaklarının tepesindeki tüy tutamları ile kuyruk püskülleri dışında tümüyle çıplaktır. türleri ayıran en önemli fark burunlarının üstündeki boynuzların bir ya da iki tane olmasıdır. asya'da yaşayan üç türden ikisi tek boynuzlu, öbür asya türü ile iki afrika gergedanı çift boynuzludur. içlerinde en irisi olan beyaz gergedanın ağırlığı beş tonu bulur. gergedanların boynuzu öbür hayvanlarınki gibi kemikten değil, saç, kıl ve tırnakların yapısındaki (keratin) denen lifsi bir proteinden oluşmuştur. bazı asya ülkelerinde bu boynuzların doğaüstü güçler taşıdığına inanılır.

davranış:

otçul hayvanlar olan gergedanlar genellikle tek başlarına ya da aile grupları hâlinde geniş otlaklarda, çalılık ve bataklık bölgelerde yaşarlar. yalnız sumatra gergedanı sık ormanlarda yaşar. görme duyularının zayıf olmasına karşılık koku alma ve işitme duyguları çok gelişmiştir. hayvanlar arasında kendilerinden daha güçlü düşmanları olmayan gergedanlar insanla karşılaştıklarında da genellikle kaçarlar.

ama bazen kızgın bir erkeğin ya da yeni doğum yapmış bir dişinin alışık olmadığı bir koku ya da sesle uyarıldığında körlemesine saldırdığı olur. gergedan bütün iriliğine karşın hiç de hantal bir hayvan değildir. saatte 45 km hızla koşabilir ve bu körlemesine koşu sırasında koca gövdesinden hiç beklenmeyen bir çeviklikle bir anda yönünü değiştirebilir.
soylarında timsahlarında olduğuna dair bazı söylemler vardır.
sıcak ülkelerde yaşayan, burnunun üstünde bir veya iki boynuzu bulunan, kalın derili, saldırgan bir hayvandır. üçü Asya'da, ikisi Afrika'da yaşayan beş türü vardır.