bugün
- beklenen büyük istanbul depremi21
- niye uyumuyorsunuz arkadaşlar10
- mustafa kemalin askerleriyiz sözünden ötürü ihraç27
- kadınların poposuna neden bakılır8
- özgür özelin erdoğana allahın cahili demesi12
- anın görüntüsü13
- 1 şubat 2025 akdeniz depremleri30
- ak parti'nin gücünü hafife alıyorsunuz18
- bana senden başkası haram diyen erkek11
- bir ilişkiyi kurtarmak9
- eskiden olup şimdi olmayan şeyler11
- depremi fazla önemsemek13
- gelmiş geçmiş en depresif şarkı19
- masklavi devlet memuruysa niye her an burada24
- namaz sonrası akp'nin yıkılması için dua etmek14
- türkiyede gıdanın aşırı kalitesiz ve pahalı olması8
- ak parti bitti11
- 3 şubat 2025 gaziantep fk galatasaray maçı40
- ebru gündeş'i dinlemek için 100 bin tl verirmsiniz13
- turabi tarzı erkeklerden hoşlanmak8
- galatasaraylıların tutuşması18
- akıllı telefona en fazla ne kadar para verirsiniz8
- bir yazarla buluşmak için 2 5 saat yol gitmek9
- istanbulda ayı yağı satmaya gelmek16
- türkiye'nin en kötü şarkıları14
- giresun'dan adana'ya gidip kız kaçırmak12
- götten hiç yemeyip gayliğe karşı olmak15
- sik beni tonu15
- balıkçı klitoris11
- tüm müslümanlar kur an'ı okusa8
- iktidar değişirse yaşanacak rezillikler11
- abdülkerim bardakçı32
- ibneler sabah uyanınca ne yapıyor sorunsalı9
- kur an da mehdi diye bir şey geçmemesi13
- simite zam yapanlara soruşturma başlatmak11
- sevgilisi için yanında ped taşıyan erkek23
- 30 yaş sendromu12
- karınızı başınızda taç yapar mısınız12
- erdoğan'in ülkeye verdiği derin zarar13
- one day monday wet day sex day12
- kur an'ın yarattığı devrimler9
- bir lahmacunla doyan erkek9
- 22 yaş sendromu9
- vücudunuz ne kadar esnek22
- insan olmaya ceyrek kala12
- türkiye ye gelmiş en iyi yabancı golcü11
- mudanyada karşılaşılacak sözlük yazarları10
- kendisini ilk önce mesleğiyle tanıtan kişi20
- yangında hayat kurtaran itfaiyecileri tutuklamak9
- sözlük yazarlarının penis boyu ölçüleri10
entry'ler (524)
a state of trance serisinin son haftalardaki en iyi parçalarından.
http://www.youtube.com/watch?v=sR4RUvQT500
http://www.youtube.com/watch?v=sR4RUvQT500
kesinlikle ortalamanın üzerinde bir edebiyat eseri. ilk roman olmanın getirdiği bazı dezavantajları barındırmakta. söylenmek istenen fikirler ilk başta hucüm ediyor satırlara. kimi zaman erken davrandığını fark edip geri çekilip öyküyü anlatmaya koyuluyor. hikaye ilerledikçe cümleler ve olay kurgusu oturmaya başlıyor. romandan keyif almaya başlıyoruz. türk edebiyatında kitlesi az olan varoluş kavramı her harekette ve söylenen her öznel cümlede pekişmeye başlıyor. hakan günday'ın tarzına alıştıkça hikayenin içinde kaybolmaya başlıyoruz. ana karakterlerle birlikte biz de kendi iç sorgulamamıza devam ediyoruz. çerezlik kitaplardan değil, hiçbir cümlenin içini boş bırakılmamış. bu durum bazen keyif verici diğer zamanlarda da boğucu bir hal alıyor. romanın en önemli özelliği zihnimizi zorlayıp çalıştırması. bazı cümleleri tek seferde okuyup geçmek gerçekten haksızlık olur. sonuç olarak varoluşun kıyısında gezinen iki karakterin yaşantıları kimi zaman ürkütücü, nefes kesici, umutsuz, ölümcül ve doğru cevabı bizlere bırakan sonları kesinlikle türk edebiyatında ileride kendine yer edinecektir.
harcanan paranın karşılığını veremeyen dizi serisi. kesinlikle bir band of brothers derinliğine sahip değil. her bölüm bir öncekine göre nasıl daha sıkıcı olabilirim mücadelesinde. zorlama diyaloglar, zorlama karakterler diziyi b sınıfına dahil ediyor. umarım yüzümü kara çıkarır hbo.
nabza göre şerbet veren ve kolpa solculuk yapan beyaz'ın artık tükendiğini gösteren haftalık televizyon şeysi.
modern insanın hayatın akışında nerede olduğunu gözümüzün içine acıtırcasına ve parçalarcasına sokan muhteşem eser. birey olmanın modern zamanın en önemli karakterteristiği olmaya başladığı dönemde bunun sonuçlarını ve sebeplerini bir bir açıklyan camus sarsıcı bir sonla hayat denilen rüyadan uyananları bekleyen kötümser sonu anlatmaya çalışmıştır. okunması ve okutulması gereken modern insan betimlemesi.
hayatın can yakan akışını derinden hisseden üstat. hayatı derinlemesine inceleyen ve gerçekten de insana inanan değer veren camus insana olan inancını her eserinde yansıtmaya çalışmıştır. yaşadığı dönemde tüm olumsuz tarihsel olaylara rağmen umudunu hiçbir zaman kaybetmemiştir. hayatın absürd olduğunu kabul eden camus bizim de hayata aynı şekilde karşılık vermemezi öğütlemiştir. hayata ve olaylar karşısında takındığı genel bakış modern insanın edinmesi ve hayatında uygulaması gereken bir yöntem olarak felsefe ve düşün dünyasında yerini almıştır.
3 gündür devamlı sallanan sehir.
plaj sahnesi bile bu filmi izlenir kılabilir. 2. dünya savaşının batı dünyası anlayışı üzerinde açtığı yarayı anlatabilen nadir filmlerden biridir.
--spoiler--
--spoiler--
yenilmiş askerler, mahşer meydanı, karaya oturmuş gemi üzerinde evine geri döneceğini haykıran asker, incil yakan rahipler, sarhoş kişilikler, tanrıya sığınan insanlar, katrana bulunıp nereye gideceğini bilemeyenler, bir arabanın kenarında oturup eski mektubunu okuyan ve bütün bu savaşın nedenini sorgulamaya çalışan genç, harabeye dönmüş sahil kasabası, atlı karıncya binip zaman ve mekan bütünlüğünü kaybedenler, toz toprak ve yıkıntılar arasında dönmeye devam eden dönme dolap, siperlerini bekleyen ve aidiyetlerini kaybedenler.
--spoiler--
--spoiler--
bu film acı bir aşk hikayesinden çok daha öte bir yapım. bu filmi anlamak isteyenler bizlere öğretilmeyen ve sadece üstün körü öğretilen 2. dünya savaşını ve onun etkilerini araştırıp izlemesi gereken bir filmdir. dünyadaki anlamın savaş yüzünden kaybolması ve hayatın tamamen absürd bir dram haline gelmesi çok ince bir dille anlatılır. pek çok filme göre eksik yanları mutlaka var. ama mutlaka roman okuma gayreti ile seyredilmesi gereken realist bir sinema örneğini atlamak olmaz.
--spoiler--
--spoiler--
yenilmiş askerler, mahşer meydanı, karaya oturmuş gemi üzerinde evine geri döneceğini haykıran asker, incil yakan rahipler, sarhoş kişilikler, tanrıya sığınan insanlar, katrana bulunıp nereye gideceğini bilemeyenler, bir arabanın kenarında oturup eski mektubunu okuyan ve bütün bu savaşın nedenini sorgulamaya çalışan genç, harabeye dönmüş sahil kasabası, atlı karıncya binip zaman ve mekan bütünlüğünü kaybedenler, toz toprak ve yıkıntılar arasında dönmeye devam eden dönme dolap, siperlerini bekleyen ve aidiyetlerini kaybedenler.
--spoiler--
--spoiler--
bu film acı bir aşk hikayesinden çok daha öte bir yapım. bu filmi anlamak isteyenler bizlere öğretilmeyen ve sadece üstün körü öğretilen 2. dünya savaşını ve onun etkilerini araştırıp izlemesi gereken bir filmdir. dünyadaki anlamın savaş yüzünden kaybolması ve hayatın tamamen absürd bir dram haline gelmesi çok ince bir dille anlatılır. pek çok filme göre eksik yanları mutlaka var. ama mutlaka roman okuma gayreti ile seyredilmesi gereken realist bir sinema örneğini atlamak olmaz.
depolitize olmuş genç nesiller.
hakkında ilginç teoriler ortaya konan teknik direktör.
http://www9.gazetevatan.c...14642_5&Newsid=214642
http://www9.gazetevatan.c...14642_5&Newsid=214642
toplumda tabu olarak görülen konuları inanılmaz bir dille yansıtmayı başarabilen insanüstü kişilik. aile, cinsiyet, din, tüketim, kişilik, seks, yabancılaşma gibi konuları her seferinde yüzümüze kelimelere dökemeyeceğimiz biçimde yüzümüze vurmakta üstüne yoktur. her eserinde bizi çivileyen karakter ve konularıyla kendi alanında 1 numara olan üstadın hep yazmasını ve durmamasını temenni etmekteyiz.
(bkz: heart of darkness)
son yıllarda arkası kesilmeyen haberlerdir. hangi gazeteye veya haber sitesine bakarsak bakalım karşılaştığımız hadise. havalimanında tecavüze uğrayan turist, tecavüz edilen 14 yaşındaki öğrenci, zorla fuhuşa zorlanan küçük kızlar, cinsel organını karşıdaki kız öğrencilere gösteren 60 yaşındaki adam. neler oluyor bizlere ? nerede insana değer veren kültürün, felsefen, inanç sistemin ? insanoğlunun 2000 senede meydana getirdiği ahlak anlayışı son 50 senede televizyon ve son 10 senede internet yüzünden tamamen yok olmuştur. suç bireyin hayatının bütün damarlarına yerleşmiştir. ahlaki olmayan herşey bireyin kendi iç dünyasında artık sıradan bir imge haline gelmiştir. bundan kaçış yoktur. modern insan bilinçaltı ile olan bağlantısını kaybetmiştir, bunun yüzünden iç dünyasında yaşadığı çalkantılar yavaş yavaş yüzeye çıkmaktadır. çözüm beklemek artık fuzulidir. kötülük sıradan hale gelmiştir. bireyin egosunda yaşadığı problemler içinde yaşadığı toplumdaki baskılar yüzünden artık eyleme dökülmüştür. insanda ahlaki mevzu sona ermiştir. bundan sonra insan denen yaratıktan iyi birşey beklemek yersizdir.
imam namazı kıldırdığı sırada hata yapması durumunda cemaatin izlemesi gereken kişidir.
her takımın yazılı olmayan oyun karakteristikleri vardır. galatasaray ezelden beri hücum futbolu oynar, fenerbahçe tarihinde ilk defa geçen sene kontrollü oyun oynarken onu da rezil rüsva etti. dünyanın diğer önde gelen kulüplerine baktığımızda milan, barcelona, juventus, real madrid zaman zaman tökezlese de her zaman büyük oynamışlardır. ama beşiktaşın tarihinde sadece lucescu döneminde büyük takım gibi oynamaya yaklaşmıştır. herşeyden önce kulüplerin başına bu mentalitede insanların başa gelmesi gerekmektedir. enişte, kuzen, hısım ve akraba ile daha büyük işlerin adını koymadan olduğunuz yerde kusana kadar döner ve ilerleme sağladığınızı zannedersiniz. herşeyden önce zeki ve ileri görüşlü insanlarla çalışılmalıdır. (bkz: alex ferguson). istikrar büyük olmanın en önemli anahtarıdır. zeki harcamalar ve sağlam taraftar desteği ile herşeyi başarabilirsiniz. (bkz: fc porto) (bkz: jose mourinho) sonuç olarak yetersiz ve vadesi dolmuş kişilerle böyle hedefleri kağıt üzerinde bile göremezsiniz. beşiktaşın zaten en az beş senedir dibe vurmuş olarak beklemektedir. şu an beşiktaş için en iyi dirlme ve yeniden yapılanma zamanıdır. 20 sene önceki manu örneğini ele alırsak alex ferguson ilk geldiği zaman hep orta sıralarda oynamıştır ama geçen bu senelerin sonunda oyuncular gelip geçmiş fakat sistem tam çöktü derken yeni nesil yıldızlarla tekrar dirilmiştir. istikrar ve zeka her zaman başarıya götürür.
silik ve kişiliksiz futbol nedir, nasıl oynanır konusunu uygulamalı olarak gösterilen maç.
sadece bedeninin temel işlevlerini yerine getiren insandır. insan demek zihin ve düşünce demektir. bunları es geçen kesinlikle insan sıfatını kullanmaya hakkı olamaz, bu tür canlıya sadece soğumamış çamur denebilir. okumak zihnin farklı bir boyuta geçip yaşadığı çevreye dışarıdan bakmasını sağlar ki bu insanın düşünme gücünü ve yeteneğini ortaya koyar. kitap okumayan insan ise sadece hayatta kalır bilmeden ve hissetmeden.