bugün
dünün iyileri

sözlük tipsizlerinin fotoğrafları

iki yıl sonra sakalları kestim, çok üstüme gelmeyin olur mu?

görsel

evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar

görsel

ilk buluşmada evden kek getiren kız

Yemem
Büyü falan yapmıştır,nerden bilcem???

sözlük tipsizlerinin fotoğrafları

dedeyi layklayalım.

spinoza nın derdi ontolojik değil miydi sorunsalı

adam 17. yüzyılda amsterdam’ın nemli sokaklarında, mercek cilalarken bile, evreni tek bir tözde eritmeye çalışıyordu. her şey bir, her şey zorunlu, her şey o sonsuz özniteliklerin sonsuz modları... ontoloji bu işte, varlığın ta kendisi, “neden varız değil, varlık neyin nesidir” diye kök söktürmek. biz ise bugün spinoza özgür iradeyi yok sayıyor diye feryat ediyoruz, sanki özgür irade diye bir şeyin varlığına dair ontolojik temeli sorgulamadan önce ahlak dersi verebilirmişiz gibi.

parantez açayım dostlar (etik kısmı da var tabii, geometrik düzende ispatlanan o ahlak, ama temel taş ontoloji olmadan o geometri de havada kalır, değil mi? tıpkı evliliğinden eşeysiz üreme bekleyen adamın ilişkisini sevgi ekmek gibi yoğurulmalı diye kurtarmaya çalışması gibi, temeli çürükse üst kat hep sallanır.)

yani evet, spinoza’nın derdi ontolojikti. varlığın birliğini, zorunluluğunu, tanrı’yla doğanın ayrılmazlığını kanıtlamak. gerisi onun geometrik zorunluluğundan doğan yan etkiler. bizim derdimizse genelde “bana ne lan bundan, ben yarın işe nasıl gideceğim hali.” o yüzden felsefe kitaplarını raftan indirip hayatımda uygulayayım derken, aslında ontolojik temeli atlamışızdır. taşları doğru dizmeden ev yapmaya kalkarız, sonra da spinoza’nın determinizmi insanı köle yapıyor diye yakınırız. halbuki taşlar tek bir kayadan yontulmuştu, biz fark etmedik.

vay be, yine derinlere daldım. yine yandan yemiş entel görünmeye çalışan rolümü oynadım. ama lütfen, bir dahaki sefere spinoza okurken önce varlık nedir diye sor kendine, sonra ben ne yapmalıyım’ı düşün. yoksa hepsi zigon sehpa üstünde unutulmuş lanet bir kitap gibi kalır. tozlu, süslü ama bi boka yaramaz.

güzel ayaklı sözlük kadınları

Kemikli damarlı 41 numara.

evli olduğunu saklayan kişi

Oğlum bak yine aklıma geldi dün yürüyüşte yaşadığım şok.

Madem evlisin niye benle flört ediyorsun gööööttt.

tipimi sikeyim diyen erkek

iki yıl sonra sakallarımı kestim. allah beni kahretsin ya!

gocu ya yazdığım şiir

Bir erkeğin başka erkeğe şiir yazdığına ilk defa şahit oluyorum ayol!

15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi

Oğlum birer yanık kremi alın ve kapatın artık şu konuyu. Beni hepinizden çok çaylak yaptılar amk, 2024 ve 2025 neredeyse yazardan çok çaylaktım. Sizin gibi ağlayıp durmadım. Ne sümüklü çıktınız amk.

en gıcık olunan insan davranışı

bu başlık açılmışken girmemek olmaz. bence net zirve, tahtın tartışmasız sahibi şu: sen bir şey anlatıyorsun (acı, sevinç, rezillik, her ne boksa) daha lafını güzelce dökemeden, daha ulan dinle bak diye heveslenmene fırsat kalmadan karşıdaki o meşhur “evet ya anladım” bakışını takınıyor, başını hafif yana yatırıyor, göz teması kuruyor, hatta off be bile diyor… ama bütün bunlar bir tuzak.

içinden sayaç çalışıyor: şimdi ben devreye gireyim sayacı. ve bam!

“ya ben de geçen sene tam aynısını yaşadım, bok gibiydi, şöyle oldu böyle oldu…” diye kendi oscar’lık monologunu patlatıyor. senin anlattığın olay anında fon müziği oluyor, dekor oluyor, figüran oluyor. senin acın onun sahnesine açılan kapı, senin mutluluğun ise “aa ben daha fazlasını yaşadım” diye gölgelenecek malzeme.

üç kuruşluk empati alacağım diye beş milyonluk sinir stresi çekiyoruz vesselam.

hele grup muhabbetinde yapan versiyonu var ki level 80. bir anda ortam “kim daha çok çekti” yarışına dönüyor, herkes kendi tribününden tezahürat yapıyor, kimse kimseyi dinlemiyor, sadece kendi sesini duymak için bekliyor.

şahane bir türüz gerçekten.

madem o kadar anlatacak derdin var, niye anlat bakalım diye sordun? niye nasıl gidiyor diye laf attın? direkt otur da benim 45 dakikalık destanımı dinle desene, belki ikimiz de vakit kaybetmeyiz.

gelin istanbul’a, denizin üstüne kurulu bu deliliğin içinde bu kültürü bizzat görün. deneyimleyin, not alın, belgesel çekin, ne bileyim tez yazın amk.

en azından birileri susmayı da öğrenir belki.

arkadaşlar derin şeyler düşünüyorum

çok derin bir insan gibi hissediyorum
hayır regl dönemine de daha var ne bu hüzünlenmeler felsefi şeyler.

acaba hayatın amacı ne ? biz neden varız? Aristo'nun boyu kaçtı ? hegel squad yapıyor muydu vs düşünüyorum sabahtan beri hofffffffff.

ertelemenin gelecekteki kendine iş kitlemek olması

kendi topuğuna sıkmak, ama gelecekteki kendi topuğuna sıkmak. bugünün işini, yarınki kendine itirmek, kitlemek. kendinize yapmayın bu hainliği çocuklar.

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

Yirmi beş gün oldu çocuklar. Yirmi beş gündür körüm. Klavyenin tuşlarını el yordumuyla buluyorum. O kadar gündür kulaklarım duymuyor ve o kadar gündüz ağzımı bıçak açmıyor. Yirmi beş gündür üç maymunum, sadece hayatta kalıyorum.

sözlük yazarlarının trileçeleri

görsel
krem şanti yetmedi ya bir de biraz simetrisi garip oldu sanırım meh meh meh.

sözlük erkeklerinin ayakları

Usual’la aykolik ayar şimdi, bekle az.

sözlük tipsizlerinin fotoğrafları

Gocu feci halde birine benziyor ama bulamadım bir türlü.

sözlük tipsizlerinin fotoğrafları

Olabilir mi claudia, lütfen olsun çünkü?

görsel

evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar

ağlamıyorum gözüme limon suyu kaçtı.

sözlük tipsizlerinin fotoğrafları

Rakibim ahmet, ona göre zorbalayın.

iş yerinde dalga geçen zavallılar

Böyle bir kişi Kurban seçip gülsek kafasında olan ciğeri beş para etmez insanlardır. Bizim eski tayfa da üzülüyoruz yeni gelenlere, borçları harçları var inşallah düze çıkarlar gibisinden. Ne halleri varsa görsünler.

sözlüğe fotoğrafımı atacağım

Sakalımı kestim, dalga geçmeyeceğinize söz verirseniz atarım.

gürültüsü en rahatsız edici şey

Sivrisinektir abi. O ne menem bir şeydir o. Resmen adamı deli eder.

evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar

Sellam yaaa…

Şaka şaka, sözlükteki herkes kardeştir. Sözlükte avlanmıyoruz. Sözlükte avlananları da kınıyoruz.

ragnar rockefeller

Nolmuş? Ragnar trump ın oğlu muymuş? *

sözlük kızları

görsel

insanların fikirlerini değil taraflarını savunması

günümüzün basit özeti. haksızlık ve hukuksuzluğun temeli. benden olanı, düşüncemden öne koyma olayı. biraz kese işi esasen.

sözlüğe fotoğrafımı atacağım

Geçicez.
At hemen.

türklerin tembel bir millet olması

He ya Edirne’den öteye geçememiş.

Bu entryi Fayetteville’den yazıyorum sana. Senin yaşadığın gün kadar insanla iş yaptım, belki 100 farklı milletten.

En kalitesizleri türklerdi.

ragnar rockefeller

gerçekten çekirdek çitleyerek camdan cama dedikodu yapan leş mahalle karıları gibisiniz he.

merak etmiyoruz açıkcası, erkek sonuçta sözlükten birilerini çitilemiş geçmiştir.

her çitilediğimiz olay olacaksa ohooo…
© copyright 2005 - 2026