bugün
- canlanın lan az15
- volkan konak'ın sanatçı sayıldığı ülkede yaşamak19
- sözlük yazarlarının boy kilo ölçüleri13
- kafa dengiyim dediğiniz yazarlar12
- sigara izmariti götünüze girsin12
- kılıçdaroğlu nun aday değilim demesi9
- istanbul dışında nasıl yaşarım16
- kiraların en düşük olduğu şehir13
- okan buruk'un mourinho yu tahrik etmesi24
- didem soydana türkiye'nin en seksisi diyen erkek12
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj10
- jose mourinho20
- giresunlu bilim insanları9
- anın görüntüsü18
- elin oğlu diplomana değil götüne bakar8
- haşlanmış yumurta11
- eve kız atıp cinsel hiçbir şey yapmayan erkek9
- sözlük yazarlarının sevdiği sözler14
- kadınların birbirine iltifat etmesi11
- aybüke pusat28
- trabzon ve trabzonluya düşmanlık8
- sözlüğün en güzeliyle en yakışıklısını evlendirmek33
- küçük memeli kadınlar9
- boykot47
- intihar etmemek için nedenler10
- 2 nisan 2025 fenerbahçe galatasaray maçı66
- okan buruk8
- mourinho'nun okan buruk'un burnunu sıkması16
- trt8
- dinlenme tesisi soğuğu9
- volkan konak18
- özgür özel12
- sol kesim olmasa sanat ve edebiyat son bulur14
- insan olmaya ceyrek kala15
- gocu yetkili olsun kampanyası9
- küresel ıkınma15
- 1 ay alkol kullanmıyoruz kampanyası12
- araptapar dinciler türkçe kuran'a neden karşı20
- suçüstü yakalandılar18
- 29 ekim cb seçimi8
- ismet gürbüz silik olsun9
- canım çok fena espressolab çekti10
- boydan atmayan erkek10
- yeşil göz12
- hasta ziyaretine ne götürülür21
- kısa boylu erkek10
- hoşlanılan kişinin annesiyle hamama gitmek8
- sözlük kadınlarının bacakları10
- sözlüğün en götü güzel kızı9
- sözlüğün en gözü güzel kızı16
irlandali 20.yy sairi. nobel edebiyat odulunu alanda ilk irlandali. en sevdigim dizesi de sudur;
"kim bilir kac kisi seni sevdi
kac kisi guzelligini sevdi
belki gercek askla, belki degil
ama bir tek kisi senin ruhunu sevdi
bir tek kisi degişen yüzündeki hüznü sevdi."
"kim bilir kac kisi seni sevdi
kac kisi guzelligini sevdi
belki gercek askla, belki degil
ama bir tek kisi senin ruhunu sevdi
bir tek kisi degişen yüzündeki hüznü sevdi."
Güçlü bir ozan ve çağdaş irlanda tiyatrosunun başlıca kurucularından biridir. Şiir ve tiyatro alanında çeşitli eserler vermiştir.
No Second Troy
niye suçlayayım onu derde boğduğundan
günümü, ya da bu cühela ordusuna
vahşi yollar öğretip durduğundan
küçük yolları büyüğüne çatmasından veya
bakalım cesaretleri arzularına eş mi ki
nedir huzur getirecek zihnine
o ki bir yalın ateşten asaleti
ve gerili bir yay gibi güzelliğiyle
-ki olağanüstü böylesi bu yaş için-
neden böyle seçkin yalnız ve vahşi
neler yapmış olmalı kendisi olmak için
yakacak başka truva kalmış mıydı ki
niye suçlayayım onu derde boğduğundan
günümü, ya da bu cühela ordusuna
vahşi yollar öğretip durduğundan
küçük yolları büyüğüne çatmasından veya
bakalım cesaretleri arzularına eş mi ki
nedir huzur getirecek zihnine
o ki bir yalın ateşten asaleti
ve gerili bir yay gibi güzelliğiyle
-ki olağanüstü böylesi bu yaş için-
neden böyle seçkin yalnız ve vahşi
neler yapmış olmalı kendisi olmak için
yakacak başka truva kalmış mıydı ki
irlanda nın en ünlü şairi. the cranberries adlı grup vefa örneği göstererek kendisi için şarkı yapmışlardır.
(bkz: yeats grave)
(bkz: yeats grave)
1865-1939 arasinda yasamis dublin dogumlu irlandali sairdir.21 yasinda ilk siir kitabi "a poem" yayinlanir.londrada yasadigi bu donemde yazarlarin takildigi bir klupte arkadaslik kurdugu oscar wilde,arthur symonsgibi adamlarla iliskiler kurar.1902 de irlanda cagdas tiyatrosu kurulus asamalarinda onemli gorevler ustlenir(irish national theatre society)asil ilgi alani mythler ve efsaneledir.fakat garip bir sekilde kulturel yonunden cok politik yonunu on plana cikartmistir.senator olarak politikada aktif yer alan yazar, nobel odulunu 1923 yilinda edebiyat alaninda kazanir.mitoloji uzerine derin bilgisini karmasik bir dil yerine anlasilir ve guclu hikayelerle sunmustur.kelimelerin usta dizgicisi diye anilir ozelestirisini saygi duyulacak sanatsal ifadelerle sunmasi bir nevi sanat ve yaraticilik gucunu gosterir.
soyle der hatta *cevirimin kusurlarini gozardi ederseniz turkce soylemeye calisayim*
" gunluk konusmayi tutku ile cakistirilmis bir siir dili yapmaya calistim" (i tried to make the language of poetry coincide with that of passionate,normal speech)
siirleri ve tiyatro eserleri olumunun ardindan toplu basimlarla yayinlanmistir keza mektuplari ve denemeleri de
soyle der hatta *cevirimin kusurlarini gozardi ederseniz turkce soylemeye calisayim*
" gunluk konusmayi tutku ile cakistirilmis bir siir dili yapmaya calistim" (i tried to make the language of poetry coincide with that of passionate,normal speech)
siirleri ve tiyatro eserleri olumunun ardindan toplu basimlarla yayinlanmistir keza mektuplari ve denemeleri de
--Brown penny (Üç kuruşum)
Şöyle fısıldadım "Çok gencim."
sonra şöyle "yeterince yaşlıyım."
payıma aşk düşecek mi diye üç kuruşumu fırlattım.
Git ve sev genç adam git ve sev
kadının genç ve dürüst olsun
Ah kuruşum benim üç kuruşum.
Düğüm düğüm kadınımın saçlarına dolandım.
Aşkın dalaveresi çok
kimsenin aklı ermez
gerçekte nedir kimse bilemez
Aşk nedir diye düşünmeye kalsa
yıldızlar kaçar gider
gölgeler ayı karanlığa sevk eder.
Ah kuruşum benim üç kuruşum.
Bundandır aşka erken kalışım.
Şöyle fısıldadım "Çok gencim."
sonra şöyle "yeterince yaşlıyım."
payıma aşk düşecek mi diye üç kuruşumu fırlattım.
Git ve sev genç adam git ve sev
kadının genç ve dürüst olsun
Ah kuruşum benim üç kuruşum.
Düğüm düğüm kadınımın saçlarına dolandım.
Aşkın dalaveresi çok
kimsenin aklı ermez
gerçekte nedir kimse bilemez
Aşk nedir diye düşünmeye kalsa
yıldızlar kaçar gider
gölgeler ayı karanlığa sevk eder.
Ah kuruşum benim üç kuruşum.
Bundandır aşka erken kalışım.
(bkz: maud gonne)'a dört kez evlilik teklif etmiş ve reddedilmiş yazar.
Kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi
Kaç kişi güzelliğini sevdi
Belki gerçek aşkla; belki değil
Ama bir tek kişi seni sevdi.
Bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi...
Kaç kişi güzelliğini sevdi
Belki gerçek aşkla; belki değil
Ama bir tek kişi seni sevdi.
Bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi...
unutma, her gidiş bir ayrılık değildir. çünkü bazen ne kadar uzağa gidersen git; yüreğin hep bıraktığın yerdedir.
kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi
kaç kişi güzelliğini sevdi
belki gerçek aşkla; belki değil
ama bir tek kişi seni sevdi.
bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi.
kaç kişi güzelliğini sevdi
belki gerçek aşkla; belki değil
ama bir tek kişi seni sevdi.
bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi.
Bir erkeğin yumruğundan daha serttir bir kadının son sözü, çünkü biri dişlerini döker, diğeri düşlerini.
sirk hayvanlarının kaçışı
I
Bir konu bulmaya çalıştım, boşu boşuna bir konu,
Beş altı hafta boyunca her gün durmadan.
Belki de kırgın bir ihtiyar olduğum için artık
Olanla yetinmeliydi kalbim; gel gör ki,
Kış demeden, yaz demeden, yaşlanıncaya değin
Gösteriyi sürdürmüştü sirkteki hayvanlarım,
Sırıkla yürüyen cambazlar, o yaldızlı araba,
Aslanla kadın, Tanrı bilir başka neler.
II
Ne yapabilirim bu eski konuları sıralamaktan başka?
Önce o üç büyülü adaya, simgesel düşler peşinde
Burnundan sürüklenen denizci Oisin'in
O boşuna sevinci, boşuna savaşması, boşuna dinlenmesi
Kırgın bir kalbin konuları bunlar ya da bence öyle,
Eski şarkılara süs ya da saray oyunlarına;
Ama neden bendeki bu kaygı, onu kışkırtan ben,
Ben ki, onun masalsı nişanlısının peşine düşmüşken?
Derken tam tersi bir gerçek çıktı ortaya,
Prenses Cathleen adını verdim ona;
O da merhametle çılgın ruhunu feda etti,
Neyse ki Gökler araya girdi onu kurtarmak için.
Sandım ki sevdiğim kadın yok edecekti ruhunu,
Öyle köle etmişti kendine onu bağnazlıkla kin.
Ve bu düş canlanır canlanmaz içimde, düşün
Kendisiydi aklımı başımdan alan, gönlümü çelen.
Ve ekmeği çalınca Soytarıyla Kör,
Zaptolunmaz denizle savaştı Cuchulain;
Kalbin gizleri bunlar, gene de her şey bir yana,
O düşün kendisiydi beni büyüleyen:
Yalnızca kahramanın yaptıklarıydı
Yaşanan ana dikkat çeken, belleği denetleyen.
Oyuncularla boyalı dekorlara hayrandım ben,
Onların simgesi oldukları şeylere değil.
III
O usta işi imgeler eksiksiz oldukları için
Ruhun saflığında ortaya çıkmışlardı,
Ama onların kaynağı ne? Bir yığın çöp,
Boş şişe, kuru kemik,paslı demir,teneke
Bir de kasada oturan o yaşlı sürtük.
Artık merdivenin de devrildiğine göre,
Kalbin köhne o eskici dükkanında
Serilip yatmak gerek merdivenin dibine.
William Butler Yeats ing.den çeviren:Cevat Çapan
I
Bir konu bulmaya çalıştım, boşu boşuna bir konu,
Beş altı hafta boyunca her gün durmadan.
Belki de kırgın bir ihtiyar olduğum için artık
Olanla yetinmeliydi kalbim; gel gör ki,
Kış demeden, yaz demeden, yaşlanıncaya değin
Gösteriyi sürdürmüştü sirkteki hayvanlarım,
Sırıkla yürüyen cambazlar, o yaldızlı araba,
Aslanla kadın, Tanrı bilir başka neler.
II
Ne yapabilirim bu eski konuları sıralamaktan başka?
Önce o üç büyülü adaya, simgesel düşler peşinde
Burnundan sürüklenen denizci Oisin'in
O boşuna sevinci, boşuna savaşması, boşuna dinlenmesi
Kırgın bir kalbin konuları bunlar ya da bence öyle,
Eski şarkılara süs ya da saray oyunlarına;
Ama neden bendeki bu kaygı, onu kışkırtan ben,
Ben ki, onun masalsı nişanlısının peşine düşmüşken?
Derken tam tersi bir gerçek çıktı ortaya,
Prenses Cathleen adını verdim ona;
O da merhametle çılgın ruhunu feda etti,
Neyse ki Gökler araya girdi onu kurtarmak için.
Sandım ki sevdiğim kadın yok edecekti ruhunu,
Öyle köle etmişti kendine onu bağnazlıkla kin.
Ve bu düş canlanır canlanmaz içimde, düşün
Kendisiydi aklımı başımdan alan, gönlümü çelen.
Ve ekmeği çalınca Soytarıyla Kör,
Zaptolunmaz denizle savaştı Cuchulain;
Kalbin gizleri bunlar, gene de her şey bir yana,
O düşün kendisiydi beni büyüleyen:
Yalnızca kahramanın yaptıklarıydı
Yaşanan ana dikkat çeken, belleği denetleyen.
Oyuncularla boyalı dekorlara hayrandım ben,
Onların simgesi oldukları şeylere değil.
III
O usta işi imgeler eksiksiz oldukları için
Ruhun saflığında ortaya çıkmışlardı,
Ama onların kaynağı ne? Bir yığın çöp,
Boş şişe, kuru kemik,paslı demir,teneke
Bir de kasada oturan o yaşlı sürtük.
Artık merdivenin de devrildiğine göre,
Kalbin köhne o eskici dükkanında
Serilip yatmak gerek merdivenin dibine.
William Butler Yeats ing.den çeviren:Cevat Çapan
PALTO
Şarkımdan bir palto yaptım
Her tarafı nakışlarla kaplı,
Eski mitolojilerden çıkıp gelen,
Boylu boyunca topuğa kadar
Akılsızların eline geçti paltom.
Dünyanın gözlerinde giydiler
Kendileri nakışlamış gibi.
Şarkım bırak onların olsun.
Çıplak yürümek daha heyecanlı.
William Butler Yeats
çeviren:Anıl Meriçli
Şarkımdan bir palto yaptım
Her tarafı nakışlarla kaplı,
Eski mitolojilerden çıkıp gelen,
Boylu boyunca topuğa kadar
Akılsızların eline geçti paltom.
Dünyanın gözlerinde giydiler
Kendileri nakışlamış gibi.
Şarkım bırak onların olsun.
Çıplak yürümek daha heyecanlı.
William Butler Yeats
çeviren:Anıl Meriçli
1923.
irlanda sokakları çelimsiz ve kirli omuzlarını deviren bir ödül taşıyor ellerinde. kutsal bir ağaca dayamış sırtını irlanda, cinler, periler sevişiyor arsızca. arsızca uçuşuyor her şey. kaldır düşüncelerini maud gonne. kaldır ve halusilasyon yağdır bulutlarımıza. iç çekerek nefeslerimizi kalbimize boğ.
eyy yeats, derin bir kaldırım taşı şairi!
-hiçliğin olduğu yerde tanrı vardır!
+dur orada o zaman. dur ve arı rengi tak takıştır ruhuna!
ahh irlanda ağlama artık, toprağının öyküsü çamurken bu kadar.
http://www.youtube.com/...
irlanda sokakları çelimsiz ve kirli omuzlarını deviren bir ödül taşıyor ellerinde. kutsal bir ağaca dayamış sırtını irlanda, cinler, periler sevişiyor arsızca. arsızca uçuşuyor her şey. kaldır düşüncelerini maud gonne. kaldır ve halusilasyon yağdır bulutlarımıza. iç çekerek nefeslerimizi kalbimize boğ.
eyy yeats, derin bir kaldırım taşı şairi!
-hiçliğin olduğu yerde tanrı vardır!
+dur orada o zaman. dur ve arı rengi tak takıştır ruhuna!
ahh irlanda ağlama artık, toprağının öyküsü çamurken bu kadar.
http://www.youtube.com/...
saplantılı aşkı maud gonne için;
''kimbilir kaç kişi seni sevdi
kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi
kaç kişi güzelliğini sevdi
belki gerçek aşkla; belki değil
ama bir tek kişi seni sevdi.
bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi.''
http://www.youtube.com/wa...yxvifuk&tracker=false
''kimbilir kaç kişi seni sevdi
kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi
kaç kişi güzelliğini sevdi
belki gerçek aşkla; belki değil
ama bir tek kişi seni sevdi.
bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi.''
http://www.youtube.com/wa...yxvifuk&tracker=false
nietzsche üzerine en derin kazıları gerçekleştirmiş yazarlardan biridir.
(1865-1939) irlanda'nın en tanınmış şairidir. Yeats, özellikle, irlanda'nın 19. ve 20. yy'da yetiştirmiş olduğu en önemli şairlerinden biridir. 1923 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür. Sadece yetenekli bir şair değil, aynı zamanda başarılı bir oyun yazarı ve üretken bir nesir yazarı olarak da adını duyurmuştur.
Babasının babası ve onun babası protestan rahipleriydiler. Babası John Butler Yeats, çocuklarına kendindeki yetenekler ve sanat aşkını aşılamış olan çok yetenekli bir sanatçıydı. Şairin erkek kardeşi Jack Yeats irlanda'nın 20.yy'da yetiştirdiği en tanınmış sanatçılardan biriydi. Kız kardeşleri Lily ve Lolly ise irlanda'nın "Irish Arts and Crafts" olarak bilinen sanat akımının önde gelen sanatçılarıydı.
Wlliam Butler Yeats'in eğitim döneminde hiçbir zaman iyi bir öğenci olamaması şaşırtıcı bir gerçektir. Londra'da eğitim gördüğü Godolphin Okulunda, sınıf arkadaşları arasında en başarısız öğrenci olduğu rivayet olunur. 13 yaşından itibaren şiirleri ve oyunlarını kaleme almaya başlamıştır.
Henüz 23 yaşındayken, ilk şiir seçkisi "The Wanderings of Oisin and Other Poems" 1889 yılının Ocak ayında yayınlanmıştır. Ancak Yeats, yazdığı edebi eserlerden para kazanmak için çok çaba sarf etmiştir. Hatta bu amaçla William Blake'in tüm eserlerini yayımlayan Edwin Ellis ile işbirliği yaparak, irlanda folkloru ve şiiriyle ilgili bir kaç antoloji hazırlamış, çok sayıda tanıtım sayısı ve makale yazmıştır.
1938 yılının Kasım ayında "Under Ben Bulben" adlı şiirini yazdı. Bu şiirde mezar taşı üzerine yazılmasını istediği bölüm de bulunuyordu. 28 Ocak 1939'da Fransa'nın güneyinde öldü ve Roquebrune'e yakın bir yere gömüldü.
Babasının babası ve onun babası protestan rahipleriydiler. Babası John Butler Yeats, çocuklarına kendindeki yetenekler ve sanat aşkını aşılamış olan çok yetenekli bir sanatçıydı. Şairin erkek kardeşi Jack Yeats irlanda'nın 20.yy'da yetiştirdiği en tanınmış sanatçılardan biriydi. Kız kardeşleri Lily ve Lolly ise irlanda'nın "Irish Arts and Crafts" olarak bilinen sanat akımının önde gelen sanatçılarıydı.
Wlliam Butler Yeats'in eğitim döneminde hiçbir zaman iyi bir öğenci olamaması şaşırtıcı bir gerçektir. Londra'da eğitim gördüğü Godolphin Okulunda, sınıf arkadaşları arasında en başarısız öğrenci olduğu rivayet olunur. 13 yaşından itibaren şiirleri ve oyunlarını kaleme almaya başlamıştır.
Henüz 23 yaşındayken, ilk şiir seçkisi "The Wanderings of Oisin and Other Poems" 1889 yılının Ocak ayında yayınlanmıştır. Ancak Yeats, yazdığı edebi eserlerden para kazanmak için çok çaba sarf etmiştir. Hatta bu amaçla William Blake'in tüm eserlerini yayımlayan Edwin Ellis ile işbirliği yaparak, irlanda folkloru ve şiiriyle ilgili bir kaç antoloji hazırlamış, çok sayıda tanıtım sayısı ve makale yazmıştır.
1938 yılının Kasım ayında "Under Ben Bulben" adlı şiirini yazdı. Bu şiirde mezar taşı üzerine yazılmasını istediği bölüm de bulunuyordu. 28 Ocak 1939'da Fransa'nın güneyinde öldü ve Roquebrune'e yakın bir yere gömüldü.
Kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi, kaç kişi güzelliğini sevdi..Belki gerçek aşkla; belki değil.. Ama bir tek kişi seni sevdi, bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi...!!
simyacının önde gidenidir.
"Uzaklıklar sevenler için önemsizdir. Çünkü gerçek sevgiyi anlatan tek duygu; özlemektir."
1923 yılı nobel edebiyat ödülü seçim komitesi şunları söylemiştir; onu seçmelerine neden olarak:
"Tüm bir ulusun ruhunu yüksek artistik yazım tarzı ile ifade ettiği, daimi ilham dolu şiir yazma sanatı için."
bu güzel kanıyı perçinleyelim biz de o vakit! ondan alınan şu dizelerle;
"iki yıl sonra
Söylemedi mi hiç kimseler?
gözü pekler daha bilge olmalı diye
veya anlatmadılar mı?
nasıl da mutsuz olur yanarken pervaneler?
Anlatabilirdim, gençsin sen ne var ki
farklı diller konuşuyoruz sanki.
Kardeş düşleyeceksin tüm dünyayı
ah! sen; her ne sunulsa alacaksın
Annen gibi çekeceksin cefayı
Sonunda paramparça olacaksın.
Ne çare yaşlıyım ben sen ise genç,
Bir dil konuşuyorum vahşi, iğrenç."
"Tüm bir ulusun ruhunu yüksek artistik yazım tarzı ile ifade ettiği, daimi ilham dolu şiir yazma sanatı için."
bu güzel kanıyı perçinleyelim biz de o vakit! ondan alınan şu dizelerle;
"iki yıl sonra
Söylemedi mi hiç kimseler?
gözü pekler daha bilge olmalı diye
veya anlatmadılar mı?
nasıl da mutsuz olur yanarken pervaneler?
Anlatabilirdim, gençsin sen ne var ki
farklı diller konuşuyoruz sanki.
Kardeş düşleyeceksin tüm dünyayı
ah! sen; her ne sunulsa alacaksın
Annen gibi çekeceksin cefayı
Sonunda paramparça olacaksın.
Ne çare yaşlıyım ben sen ise genç,
Bir dil konuşuyorum vahşi, iğrenç."
"Kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi
Kaç kişi güzelliğini sevdi
Belki gerçek aşkla; belki değil
Ama bir tek kişi seni sevdi.
Bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi."
Kaç kişi güzelliğini sevdi
Belki gerçek aşkla; belki değil
Ama bir tek kişi seni sevdi.
Bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi."
Şöyle güzel bir şiire imza atmış reis. 35 yaş şiirini andırdı.
görsel
Aktaran: robert bly - iron john.
görsel
Aktaran: robert bly - iron john.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar