bugün
- ilk buluşmada elektrofüzyon kaynak yapan kız10
- ingilizce bilen ne iş yapar12
- tavuk dönercilik yapmak8
- siyaset bilimi okuyan kız12
- erkekler olarak güçlü olmak zorunda değiliz9
- 150cc lik motorsiklet10
- bayramda kocasının elini öpmeyen kadın14
- murat ülker özür diledi15
- kabuksuz kaplumbaga vs silvermist9
- silvermistin elmacık kemikleri14
- gözü karartıp 75 bin liraya oyun laptopu almak12
- özgür özel'in ingiliz bbc'ye resmen ağlaması25
- küresel ıkınma27
- anın görüntüsü11
- sözcü tvye 10 gün ekran karartma cezası13
- rte sevdalisi8
- silvermistin ayakları8
- silvermistin saçları19
- kabuksuz kaplumbaga43
- true ile ctrlx aşkı17
- kova burçlarının anlayışsız olması9
- akp yalancılığı12
- kitap alıntıları8
- psikolojisi bozuk yazarlar19
- atatürk'e mezarında komşu olmak9
- sizce cennete mi gideceksiniz cehenneme mi14
- cennette peygamberlere komşu olmak11
- fotokopici bi erkek76
- espressolab14
- 27 mart 2025 celal şengör açıklaması8
- melih gökçek11
- istanbul13
- 100den fazla sabıkası olan gizli tanık12
- kot pantolon giyen kadın17
- hükümetten peş peşe gelen boykot açıklamaları16
- klarnet calan sarapci koala 68
- öldükten sonra alınacak nickler14
- psikolojisi düzgün insan8
- hiç akpli aydın olmaması9
- bugün viski içecek olmam10
- ülkücüler sokağa çıkarsa çok vahim şeyler olur13
- sözde kürdistan ın paçavra bayrağı8
- çapulcuların camide top oynaması28
- ne oldu yaram8
- saraçhane vandalları hiç israili protesto etti mi22
- evli olduğu halde eskorta para veren erkek12
- 1 milyon maaş verseler çalışmam15
- cimer9
- uludağ otel yangını8
- selahattin demirtaş'ın serbest bırakılması10
adaletin önemli kademelerinde üstün hizmetler veren biri olarak tanınan ivan ilyiç'in, rahatsızlığı sebebiyle ölüm gerçeğine gün be gün yakınlaşmasına ve bu yollada insanın aczine vurgu yapılan romanı. ayrıca 1917 Rus Ekim devrimi'nden gelen sosyo-realist tavrı da; ilyiç'in aldığı maaşın yetersizliğine yapılan vurguyla anlamak mümkündür.
(bkz: socrates in savunması) ile birlikte okunmasıyla daha iyi analiz edileceğini düsündügüm insanın hayatını sorgulamasını saglayacak muhtesem eser.
uçurumun kıyısında iç hesaplaşma demişler kitap için çok da haklılar. Kitabın arka kapağında ise şöyle der:
kendi zümresinin dar sınırları içinde, gerçek hayatı yaşadığı sanısıyla sürüklenip giden ivan ilyiç, görünürdeki gibi mutlu, pürüzsüz yaşantının düzenini bozan beklenmedik bir ziyaretçiyle sarsılır: Kapıyı çalan ölümdür. Ona hayatı üzerinde düşünme fırsatı vermek ister gibi, dünyasından adım adım alır ölümün eli.
kendi zümresinin dar sınırları içinde, gerçek hayatı yaşadığı sanısıyla sürüklenip giden ivan ilyiç, görünürdeki gibi mutlu, pürüzsüz yaşantının düzenini bozan beklenmedik bir ziyaretçiyle sarsılır: Kapıyı çalan ölümdür. Ona hayatı üzerinde düşünme fırsatı vermek ister gibi, dünyasından adım adım alır ölümün eli.
hayatını yaşarken seçtiği hedeflerin, isteklerin ölüm zamanında yanlış istekler olduğunu fark eden zeki bir adamın, edindiği farkındalığın acısıyla haykırarak, acı içinde ölümünü anlatan eserdir. tolstoy' un ölüme bakışını gösterir.
Çizgi film karakterlerinin yüzünde oluşan bir yeşil vardır kusmak üzere olduklarında belirir.Evet hep o yeşil kafamda beliriveriyor bu roman aklıma gelince.çünkü kanserini yanlızlığını sanki o renk anlatıyor.
--spoiler--
Gaius bir insandır. insanlar ölümlü olduklarına göre Gaius da ölümlüdür.
--spoiler--
--spoiler--
Gaius bir insandır. insanlar ölümlü olduklarına göre Gaius da ölümlüdür.
--spoiler--
Hayatını çevresindekilere havalı ve üstün görünmeye, caka satmaya adamış bir adamın ölüm geldiğinde yaptıklarının, yani hayatını şekillendirdiği sahteliklerin ve yapmacıklıkların ne kadar anlamsız olduğunu fark ettiği öykü. Geçmişi düşündüğünde sadece çocukluk anılarının mutluluk vermesi de yapılan içtenlik vurgusunu ortaya koymaktadır.
Belki çok klişe olacak ama "toplumun ne istediğini siktir et sen ne istiyorsan, yanı gerçekten neyi arzuluyorsan onu yap zira ölüm geldiğinde onlar için değil kendin için yaşadığını anlayacaksın" şeklinde ana fikrini özetleyebileceğimiz* tolstoy eseri.
Belki çok klişe olacak ama "toplumun ne istediğini siktir et sen ne istiyorsan, yanı gerçekten neyi arzuluyorsan onu yap zira ölüm geldiğinde onlar için değil kendin için yaşadığını anlayacaksın" şeklinde ana fikrini özetleyebileceğimiz* tolstoy eseri.
O bi fransiz futbolcu. O bi kisi ve zengin birisi.
Tolstoy un kısa romanlarından biri. Menfaatin bittiği yerde manevi vahşetin başladığını bizlere gösteren mükemmel romanlar arasında. Kısaca; insana ne karısı, ne evlatları, ne makamı fayda vermez ölüm döşeğinde. ibretlik bir roman.
ivan ilyiç'in körbağırsak ve böbrek hastalıkları,günümüzün tümör-kanser hastalıklarına benzer acılar ve ilerlemeler göstermektedir.fiziki olarak düşüşü,bu düşüşün getirdiği ruhsal yaralar,çevresindekilerin ne yapacağını bilmez ve bazen sorumsuz tavırları,hepsinden önemlisi de sonucu kesin olan hastalığı yaşamanın acısı.
çaresizliği ve en büyük çaresizlik olan ölümü beklemeyi anlatan,güzel bir tolstoy eseri.
çaresizliği ve en büyük çaresizlik olan ölümü beklemeyi anlatan,güzel bir tolstoy eseri.
henüz okumaya fırsat bulamadığım tolstoy eseri. nedense ön yargılıyım bu kitaba karşı.
tam anlamıyla bir başyapıttır. o incecik kitabın içinde ölüm döşeğindeki bir adamın acizliğini sonuna kadar hissedebilirsiniz.
"Yanlış! Ne için yaşamışsan ve ne için yaşamaktaysan , hepsi, senden yaşamla ölüm gerçeğini saklayan yalanlar. Hepsi yanlış, aldatmaca..." Aldığınız nefes dahi ölüm için değil mi? A dostlar!
ölüm karşısındaki çaresizliğimizi ve yalnızlığımızı özetler gibi bu roman. her aklımıza geldiğinde ötelediğimiz düşünmek istemediğimiz o soğuk gerçeğin hikayesi.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Zihninde uçuşan bu anıları, hastalığının nasıl başlayıp ilerlediğine ilişkin bir başka anı dizisi izliyordu. Zaman olarak ne kadar geriye giderse, anıları da o kadar canlı, güçlü oluyordu. Aslında geriye gittikçe hayatın içindeki iyiler de, hayatın kendisi de o kadar güzel, o kadar dolu dolu oluyor ve bunlar sürekli birbirine karışıyordu. ''Acıların zaman içinde gitgide artması gibi, hayat da bütün olarak hep daha kötüye gidiyor,'' diye düşünüyordu. Çok gerilerde, hayatının başlangıç dönemlerindeki aydınlık nokta gitgide kararıyor, zaman içinde artan bir hızla sürüyordu bu kararma. ''Ölüme olan uzaklığın karesiyle ters orantılı bir hızla,'' diye düşündü ve artan bir hızla aşağı düşen bir taş imgesi yüreğine saplanır gibi oldu. Hayat gitgide artan acılar demek; artan bir hızla en dibe, en korkunç acılara doğru uçmak demekti. ''işte ben de uçuyorum...''
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Zihninde uçuşan bu anıları, hastalığının nasıl başlayıp ilerlediğine ilişkin bir başka anı dizisi izliyordu. Zaman olarak ne kadar geriye giderse, anıları da o kadar canlı, güçlü oluyordu. Aslında geriye gittikçe hayatın içindeki iyiler de, hayatın kendisi de o kadar güzel, o kadar dolu dolu oluyor ve bunlar sürekli birbirine karışıyordu. ''Acıların zaman içinde gitgide artması gibi, hayat da bütün olarak hep daha kötüye gidiyor,'' diye düşünüyordu. Çok gerilerde, hayatının başlangıç dönemlerindeki aydınlık nokta gitgide kararıyor, zaman içinde artan bir hızla sürüyordu bu kararma. ''Ölüme olan uzaklığın karesiyle ters orantılı bir hızla,'' diye düşündü ve artan bir hızla aşağı düşen bir taş imgesi yüreğine saplanır gibi oldu. Hayat gitgide artan acılar demek; artan bir hızla en dibe, en korkunç acılara doğru uçmak demekti. ''işte ben de uçuyorum...''
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kitap, Yalnızlığın son deminde yorgun bir adamın, ölümü kabullenemeyişi ve gerçeğin tam olarak zorla kabullendirişi arasında sonsuzluk evrenine merhaba diyen ivan ilyiç'in ölüme karşı ilk hissiyatına ve tesirine yer veriyor. Bir çırpıda bitirilebilecek 85 sayfalık bir roman. Tavsiye edilir.
Ölümün birey üzerindeki etkilerini, itiraf etmemiş olsak da içimizdeki gerçeklerle açığa çıkartan bir kitaptır ivan ilyiç'in ölümü. Bir hastalığı derste işlerken mesela insan, daima bu hastalığın kendisi dışındaki bir insanın başına geleceğini düşünür. Ölümü de öyle. Ölecek olma fikrinin ortaya çıkışındaki reddetişten başlayarak, ölüme kadar ki yolculuğu işlemiştir, Tolstoy.
"Gaius bir insandır. insanlar ölümlü olduklarına göre Gaius da ölümlüdür" deniyordu.
ivan ilyiç bu örneği bütün ömrünce yalnız Gaius'a uygulamayı doğru buluyordu. Kendisine asla değil... Orada Gaius, sıradan bir insan olduğu için bu hüküm doğruydu. Ama ivan ilyiç Gaius olmadığı gibi sıradan bir insan da değildi. O, öteden beri bambaşka, herkesten apayrı bir varlıktı. O, vaktiyle annesi ve babasıyla, Mitya ve Volodya kardeşleriyle, oyuncaklarıyla, arabacıyla, dadısıyla; sonra da Katenka ile geçen çocukluğunu, delikanlılığını, gençliğini; sevinçleriyle, kederleriyle, heyecanlarıyla anan Vanya idi.
Gaius, Vanya'nın o kadar sevdiği çizgili lâstik topun kokusunu bilir miydi? Gaius onun gibi annesinin elini öper miydi? Annesinin ipek elbisesi Gaius için böyle tatlı hışırdar mıydı? Pravovedeniye okulunda börek yüzünden baş kaldıran Gaius muydu? Aşk duygularını hisseden Gaius muydu? Gaius onun gibi duruşma idare edebilir miydi?
Gaius gerçekten ölümlüdür, onun ölmesi kabul edilebilir. Ama ben, Vanya, ivan ilyiç, ben başkayım... Bütün duygularımla, düşüncelerimle başkayım! Ölüme zorla götürülmeme imkân yok. Çok feci bir şey olurdu bu!
ivan ilyiç böyle düşünüyordu: "Benim de Gaius gibi ölmem gerekseydi, bunu önceden bilecektim. içim söylerdi bunu... Ama hiç de öyle olmadı. Ben de, bütün arkadaşlarım da, hepimiz, bunun, Gaius'daki gibi olmayacağını anlıyorduk. Oysaki şimdi böyle bir şey... yo, mümkün değil! Mümkün değil ama oldu işte. Neden bu? Nasıl anlamalı bunu?.."
"Gaius bir insandır. insanlar ölümlü olduklarına göre Gaius da ölümlüdür" deniyordu.
ivan ilyiç bu örneği bütün ömrünce yalnız Gaius'a uygulamayı doğru buluyordu. Kendisine asla değil... Orada Gaius, sıradan bir insan olduğu için bu hüküm doğruydu. Ama ivan ilyiç Gaius olmadığı gibi sıradan bir insan da değildi. O, öteden beri bambaşka, herkesten apayrı bir varlıktı. O, vaktiyle annesi ve babasıyla, Mitya ve Volodya kardeşleriyle, oyuncaklarıyla, arabacıyla, dadısıyla; sonra da Katenka ile geçen çocukluğunu, delikanlılığını, gençliğini; sevinçleriyle, kederleriyle, heyecanlarıyla anan Vanya idi.
Gaius, Vanya'nın o kadar sevdiği çizgili lâstik topun kokusunu bilir miydi? Gaius onun gibi annesinin elini öper miydi? Annesinin ipek elbisesi Gaius için böyle tatlı hışırdar mıydı? Pravovedeniye okulunda börek yüzünden baş kaldıran Gaius muydu? Aşk duygularını hisseden Gaius muydu? Gaius onun gibi duruşma idare edebilir miydi?
Gaius gerçekten ölümlüdür, onun ölmesi kabul edilebilir. Ama ben, Vanya, ivan ilyiç, ben başkayım... Bütün duygularımla, düşüncelerimle başkayım! Ölüme zorla götürülmeme imkân yok. Çok feci bir şey olurdu bu!
ivan ilyiç böyle düşünüyordu: "Benim de Gaius gibi ölmem gerekseydi, bunu önceden bilecektim. içim söylerdi bunu... Ama hiç de öyle olmadı. Ben de, bütün arkadaşlarım da, hepimiz, bunun, Gaius'daki gibi olmayacağını anlıyorduk. Oysaki şimdi böyle bir şey... yo, mümkün değil! Mümkün değil ama oldu işte. Neden bu? Nasıl anlamalı bunu?.."
toprağı bol olsun. kaçıncı nesilmiş acaba?
Ben bunu tablo zannediyordum. Kitap mıymış..
Yine umutsuzluk, üzüntü... Derken uçurumun kenarına geldim adım adım. Gücüm azaldı... An be an yaklaşıyorum...
Geldi dayandı ölüm... Ölüm, hemen şuracıkta...
Geldi dayandı ölüm... Ölüm, hemen şuracıkta...
tolstoy insanın ölüm karşısındaki çaresizliğini, toplumun bireyin ölümü üzerine yaşadığı tüm iç ve dış tepkileri yüksek rütbeli bir yargıcın hayatının son günleri üzerinden anlattığı şaheserdir.
yalnızca 120 sayfa civarı bir novella olarak geçse de, tolstoy'un etkileyici anlatımıyla birlikte dünya edebiyatında en bilindik kitaplar arasında yerini almıştır.
yalnızca 120 sayfa civarı bir novella olarak geçse de, tolstoy'un etkileyici anlatımıyla birlikte dünya edebiyatında en bilindik kitaplar arasında yerini almıştır.
güncel Önemli Başlıklar