bugün
- beyazsemsiyeliyabanci43
- yorgun mermi26
- sözlükte erkekleri istemiyoruz7
- gammazlama yapmamak13
- kabalcı3
- kızının düğününde oynayan baba5
- aziz yıldırım11
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz10
- ölüm4
- vurdurmayan sözlük yazarları3
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- rte tanrı değildir2
- sözlükteki deliler2
- satranç haram yasaklansın7
- haysenin1212
- hallelujah2
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır3
- azınlık için çoğunluğu görmezden gelmek2
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- çağrı isimli yazar5
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim3
- bu köyden olsam ne olacak8
- çengel bulmaca çözer gibi entry giren yazar2
- sözlükteki vatan hainleri4
- beyazpenisliyabancı2
- gina carano13
- galatasaray sözlük2
- yapay zeka moderatörü15
- sözlüğe messi trasfer olmuş5
- evlenilecek kadında aranan özellikler2
- yaz geceleri4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- aylık 336 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- en gey özelliğiniz15
- kemal kılıçdaroğlu ülkemizin sigortasıdır2
- omurgasız tekerlek5
- hatırlanan en eski reklam sloganı5
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- diamond bosphoruss denen yazar7
- toplu taşıma3
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- avukata vermek2
- anın görüntüsü21
- sydney sweeney'in memeleri3
- kirasız faturasız asgari ücret yeter mi sorunsalı3
- 14 inç monitörden 17 inç monitöre geçmek3
- katatespizartmasi15
sırpça "beyazşehir" anlamına gelir. ( beo-beyaz, grad-şehir )
(bkz: ovo je balkan) da beograd beograd diye bağırırken bir anda sempatimi kazanan şehir. *
Geniş caddeler, gri sokaklar, heybetli ve eski binalar. Tam anlamıyla sonbahar şehri ve her yer gri. Komün düzen sonrası nasıl olur sorusunun cevabını yollarda görebilirsiniz: Tito döneminden kalma arabalar, yeni arabalardan daha fazla. Daha aracımızdan inip şehre ayak basmadan kendimizi yakın çağın kollarında buluyoruz. Belgrad için mimari anlamda Doğu Avrupa'nın en önemli şehri diyebiliriz. Merkezde NATO uçakları tarafından vurulan birkaç büyük bina var. Neredeyse yıkılmak üzereler. Şehrin araç park sistemi oldukça farklı. Kapalı otopark dışında her park yerinin SMS numarası var. Aracı park edip mesaj atıyorsunuz ve park ücreti telefon faturasına yansıtılıyor. Belgrad halkı oldukça kültürlü. Hemen her yerde kitap evi, sanat evi ya da kültürel etkinliklerin organize edildiği alanlar var. Parklar, kafeteryalar ellerinde kitap olan insanlarla dolu. Bosna Hersek içindeki Sırp Özerk Bölgesi'nde gördüğümüz suratsız, iletişime kapalı, gözünü nefret bürümüş insan fotoğrafını pek görmüyoruz. Başkonsolosluğumuz şehrin merkezinde, biz de kendilerini ziyaret ediyoruz. Konsolosluk görevlilerinden aldığımız bilgiye göre iki milyon nüfuslu bu şehirde yüz seksen Türk yaşıyormuş. Bir Türk dönercisi, dil kursu ve baklavacı var. Türklerin önemli kısmını Belgrad Üniversitesi'nde okuyan öğrenciler ve iş adamları oluşturuyormuş. Üç işletmeyi de ziyaret ediyoruz. Baklavacıda Türk'e rastlamadık. Dönerci Nihat Bey Bursa'dan beş yıl önce gelip buraya yerleşmiş. işletmesi konsolosluğumuza oldukça yakın. Burada yaşayan bütün Türkler birbirini tanır diyor ve bizi dil kursu öğretmeni Fatih Bey ile tanıştırıyor. Fatih Bey de iki yıl önce gelmiş. Türk Okulu açmak için girişimleri olan idealist bir öğretmen. Bizi Bayraklı Camii'ne götürüyor. Belgrad'da yıkılmamış tek Camii. Hemen arkasında da Şeyh Mustafa Türbesi var. Fatih Beye “Yıkılan eserlerimiz ne oldu, şimdi yerlerinde ne var, birinin yerini gösterir misiniz?” diye sorduğumuzda şu cevabı veriyor: “Bu şehirde yaşıyorum, yaşamak için sevmek zorundayım. Sorularınızın cevapları kalbimi acıtıyor, siz yarın gideceksiniz, ben burada o izlerle baş başa kalacağım. Sadece yıkılmış diyeyim, tekrar kalbimizi kanatmayalım.” Biz de yarayı deşmeden Fatih Bey ile vedalaşıp Sırpların Kalemegdan dediği Kale Meydanı'na gidiyoruz. Kale Meydanı, Belgrad Kalesi'nin üzerine yapılmış, içinde Damat Ali Paşa Türbesi de dâhil çeşitli heykel ve anıtları barındıran, Tuna ile Sava Nehri'nin birleştiği yere kurulmuş; festival, önemli gün ve gecelerin tertiplendiği, girişinde iki dünya savaşında da kullanılmış teçhizatların bulunduğu etkileyici bir yer. Stambol (istanbul) Kapısı'ndan içeri girerek iki nehrin birleştiği yere hâkim tepede, kalenin taş kemerine oturup, insanların garip bakışlarına aldırmadan Osman Paşa marşı olarak da bilinen “Tuna Nehri akmam diyor. Etrafımı yıkmam diyor. Şanı büyük Osman Paşa, Plevne'den çıkmam diyor.” marşını yüksek sesle söylüyoruz. Kimse duymasa da nehrin bize eşlik ettiğini düşünerek, nehirlerin birleştiği yerde hoş bir sadâ bırakıp meydandan ayrılıyoruz.
http://www.on5yirmi5.com/...llar-bize-memleket-4.html
http://www.on5yirmi5.com/...llar-bize-memleket-4.html
Osmanli'nin bozamadigi mukemmel sehir. Yapilariyla, yardalariyla ve genis caddeleriyle guzellerin sehri.
sırbistan'ın belgrad şehrinin tabelalarda yazılışı.
güncel Önemli Başlıklar
