bugün
- beyazsemsiyeliyabanci43
- yorgun mermi26
- sözlükte erkekleri istemiyoruz7
- kızının düğününde oynayan baba5
- ölüm4
- gammazlama yapmamak13
- aziz yıldırım11
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz10
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır3
- vurdurmayan sözlük yazarları2
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- satranç haram yasaklansın7
- haysenin1212
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim3
- çağrı isimli yazar5
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- çengel bulmaca çözer gibi entry giren yazar2
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- beyazpenisliyabancı2
- galatasaray sözlük2
- sözlükteki vatan hainleri4
- bu köyden olsam ne olacak8
- evlenilecek kadında aranan özellikler2
- yapay zeka moderatörü15
- aylık 336 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- yaz geceleri4
- gina carano13
- sözlüğe messi trasfer olmuş5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- kemal kılıçdaroğlu ülkemizin sigortasıdır2
- en gey özelliğiniz15
- omurgasız tekerlek5
- hatırlanan en eski reklam sloganı5
- avukata vermek2
- toplu taşıma3
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- diamond bosphoruss denen yazar7
- sydney sweeney'in memeleri3
- kirasız faturasız asgari ücret yeter mi sorunsalı3
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- bir gün bana kudüs valiliğini nasip et2
- 14 inç monitörden 17 inç monitöre geçmek3
- gecenin şarkısı6
- anın görüntüsü21
- beybi leydi den hoşlanıyorum ne yapmalıyım3
- katatespizartmasi15
- sözlüğün kırbacı8
- arkadaşlar kavgayı bırakıp buraya bakar mısınız4
"gündüz, ilerleme gibi görünen tekdüze bir süreçtir. sabahın parlak ışıkları akşam karanlığına dönüşürken, bize bir gelişme olduğu hissini verir- belli bir yönde ilerliyormuşuz gibi bir duygu. zamanın yapay göreceliği üzerine nadiren durup düşünürüz. her allahın günü, aydınlığın karanlığa doğru akışı bizi önüne katıp koşturur. ama gün boyunca, ister sabah on, ister öğlen üç olsun, hepimiz, gündelik düzenin, düzen güçlerinin köleleriyiz. bizi ayakta tutan, zamanın geçmesi ve gecenin sunduğu kurtuluş umududur. çünkü, sonunda gece olacağını ve - gündüzle kıyaslarsak - dilediğimiz gibi davranma fırsatınıa kavuşacağımızı biliriz.
kitaplar gece okunur. sinema, tiyatro ve müzik gösterileri gece olur. gece sarhoş oluruz, gece kumar oynarız.
her şeyden arınmış çıplak vücut geceye aittir. vücutlar gece birbirine değer, bir araya gelir. gün boyunca üniversitelerde bilimsel inceleme konusu olarak ele alınan, akşam üzeri dost toplantılarında sohbet konusu edilen şeyler, sonunda gecenin karanlığı içinde, gizlice yaşanır. çıplaklık geceye özgüdür, gündüze değil. - bunun tersi, yani var olmanın doğal gereği, yani güneşin altında çıplaklık, ancak baskının sona ermesiyle gerçekleşebilir. -
geceleri aşık olur, birbirimize aşkımızı geceleri ilan ederiz. gündüzler bizi mantığımızı kullanmaya, kendi hapishanemize kapanmaya zorlar. gün boyunca baskı güçleri, aşkın özgürlüğüne karşı savaşır. ama geceler bizi yeniden aşık eder, bize " seni seviyorum" dedirtir. gündüzleri söylenen "seni seviyorum"lar geceye gönderme yapar."
acıktığı için değil, yemek saati geldiği için yemek yiyen insanlar vardır.
uykusu geldiği için değil, vakit geç olduğu için uyuyanlar da onlardır.
böyle insanlar içindir gündüzün telaşı, kargaşası, karmaşası, iktidar savaşı...
uyuyamayanları bir kenara koyarsak, bir de uyumayanlar vardır geceleri.
yani daha çok geceleri yaşayanlar.
ve bunlar; bir kuzinenin üstündeki telaşsız, ağır ağır ve sükunetle demlenen çaydanlığa benzerler.
yaşamayı bilme işinin ne ustası var, ne de bir reçetesi.
olmasın da zaten.
kimisi tercihleriyle, kimisi de zorunluluklarıyla yaşayıp gitmekte bu adil olmayan dünyada.
lakin, birinin tadı ekmek çayı kıvamında olur ister istemez.
diğeriyse tavşan kanı.
demlenmeye vakit gerek.
kitaplar gece okunur. sinema, tiyatro ve müzik gösterileri gece olur. gece sarhoş oluruz, gece kumar oynarız.
her şeyden arınmış çıplak vücut geceye aittir. vücutlar gece birbirine değer, bir araya gelir. gün boyunca üniversitelerde bilimsel inceleme konusu olarak ele alınan, akşam üzeri dost toplantılarında sohbet konusu edilen şeyler, sonunda gecenin karanlığı içinde, gizlice yaşanır. çıplaklık geceye özgüdür, gündüze değil. - bunun tersi, yani var olmanın doğal gereği, yani güneşin altında çıplaklık, ancak baskının sona ermesiyle gerçekleşebilir. -
geceleri aşık olur, birbirimize aşkımızı geceleri ilan ederiz. gündüzler bizi mantığımızı kullanmaya, kendi hapishanemize kapanmaya zorlar. gün boyunca baskı güçleri, aşkın özgürlüğüne karşı savaşır. ama geceler bizi yeniden aşık eder, bize " seni seviyorum" dedirtir. gündüzleri söylenen "seni seviyorum"lar geceye gönderme yapar."
acıktığı için değil, yemek saati geldiği için yemek yiyen insanlar vardır.
uykusu geldiği için değil, vakit geç olduğu için uyuyanlar da onlardır.
böyle insanlar içindir gündüzün telaşı, kargaşası, karmaşası, iktidar savaşı...
uyuyamayanları bir kenara koyarsak, bir de uyumayanlar vardır geceleri.
yani daha çok geceleri yaşayanlar.
ve bunlar; bir kuzinenin üstündeki telaşsız, ağır ağır ve sükunetle demlenen çaydanlığa benzerler.
yaşamayı bilme işinin ne ustası var, ne de bir reçetesi.
olmasın da zaten.
kimisi tercihleriyle, kimisi de zorunluluklarıyla yaşayıp gitmekte bu adil olmayan dünyada.
lakin, birinin tadı ekmek çayı kıvamında olur ister istemez.
diğeriyse tavşan kanı.
demlenmeye vakit gerek.
güncel Önemli Başlıklar
