bugün

entry'ler (545)

kemalistlere sorulacak tek soru

tek bir sorum olacak.sadece tek bir soru...

dedem...istiklal savaşı gazisi...şeref madalyası niyetine bir kağıt vardı ninemin sandığında.ninem öldükten sonra öğrendim böyle bir şeyin var olduğunu. hiç bahsetmemişti böyle bir şeyden, iyi hatırlarım. ama başka şeylerden bahsederdi gözyaşları içerisinde. dedemin nasıl kahrolduğunu, babasını toprağa vermek için köylerde imam bulamadığında.toplayıp götürmüştünüz ya hani, batılılaşacağız kuruntusuyla. ardından iki satır okuyacak kur'an-ı kerim bulamadığında.toplayıp yakmıştınız ya hani , gökten indiği zannedilen şeyleri kaale almayız diye.

kahrından öldü o adam. cok yaşamadı.ki o adam vatanını mahremi olarak görmüş, yabancı eli değmesin diye canını ortaya koymuş.üstüne bir de teşekkür edip belge vermişsiniz.

hadi bana söyleyin o zaman. ne yaptınız da vatanı için savaşan bu adamı kahrından öldürdünüz? ne yaptınızda ardında bıraktığı eşini gurur duyması gereken bir belgeyi saklamak zorunda bıraktınız? ne yaptınız da o kadın bunları anlatırken gözyaşlarına boğulurdu?

sorun bi kendinize.

cevahir in ulvi ye söyleyeceği alternatif sözler

koduumun ulvi'si.*

şorda

çorumca dilinde şurada anlamına gelen kelime.

bursa için efkar vakti

bursalı yazarlar için güzel bir nick.

(bkz: istanbul icin efkar vakti)

bizevdeyiz tv

9 genç kızın beykoz'da bir evde 2 ay tutulup özel görüntülerinin satıldığı ve jandarmanın opersayonla kurtardığı bu genç kızların televizyona çıkma hayaliyle kandırıldığı çakma bbg formatındaki televizyon programı.

cihad şahin

ülker altyapısından yetişen iki sezon galatasaray basketbol takımında ter dökmüş ve son olarak beykoz formasını terleten eski bir türkiye basketbol ligi oyuncusu.

canlidizi com

kaçırılan türk dizileri yanında kadın programlarını izlemek isteyenler için alternatif e-dizi sitelerinden biri.
(`http://canlidizi.com/`)

beslenirki bu

(bkz: beslenir ki bu)

akp chp halı saha maçı

deniz baykal'ın chp'nin guiza'sı, kemal kılıçdaroğlu ise genç semih'i oynayacağı maçtır. pas ver ulan pas!

ucan halida namaz kilmak

caiz değildir. en yakın camiye parkedip öyle kılmak lazımdır.

15 eylül 2009 fransa yunanistan basketbol maçı

bu sonuçla eurobasket2009'da iki yenilgisiz takım bulunmaktadır çeyrek final öncesi. avrupa şampiyonasına gelirken oynanan elemelerde fransa ile türkiye'nin aynı gruptan çıkıp geldiğini ve her iki maçta da fransa!yı yendiğimizi düşününce şampiyon olmak neden olmasın. şu an şampiyon olmak için en büyük aday türkiye'dir.

facebook ta allah a hayran olan tip

teknolojiyi her alanda olduğu gibi ibadete de uyaralayan tipitiptir. hayranıyız bu tiplerin. ailecek gülüyoruz.

soundtrackleri harika filmler

(bkz: caramel)

yununistanda erken seçim

(bkz: nerede nerede)

sevgiliyle dost olmak

william shakespeare abimiz bu konu hakkında romeo ve juliett'te şöyle diyor :

what's in a name? that which we call a rose by any other word would smell as sweet.
(ismin ne önemi var. gülün adı gül değilde başka bir kelime olsaydi aynı güzellikte kokar miydi?)

gülün ismini değiştirirsek farklı mı kokacak? kendinizi kandırmayın bari.

yaran geniş aile replikleri

(#5839638)

iveco minibüslerle ilçeler arası yolculuk yapmak

(bkz: iveco minibüslerle içler acısı yolculuk yapmak)
(bkz: yaran yanlış okumalar)

elektrik alamadım

- açıkçası senden elektrik alamadım kamil.
+ pika pikaaaa..
- ay ne yapıyorsun manyak!
+ şimdi sana bi elektrik verecem görecen.

(bkz: trafo muyum lan ben)

sözlükte kutsal değerlere hakaret edilmesi

kelimelerin put yıkabilecek kapasitede ise hadi sünnet olsun senin için. ama ne işine yarayacak? inanmadığın bir dinin inanmadığın kavramlarını kullanarak kendi yaptığını anlamlandırmaya çalışmak nasıl bir ezikliktir yahu, biri bana anlatsın ne olur. sünnet, put, put kırmak ve en önemlisi muhammed nedir kimdir bilmeden cevaz vermeye kalkma muhtemelen rezil olursun. bu işin mantığı "muhammed putları kırdı ben de sizin putlarınızı kırıyorum o zaman sünnet" seviyesinde olmamalı.

türküyle kürdüyle çerkeziyle kurduk bu ülkeyi

yalandır tabi. aşağıda listelenen ayaklanmalar da türkler ve çerkezler tarafından başlatılmış ve amacına ulaşmamştır. demek ki neymiş bu ülkeyi türkler de çerkezler de kürtler de kurmadı. kendi kendine kuruldu zaten. bi sabah kalktılar ki düşmanlar gitmiş. aaaa!



--spoiler--

ANZAVUR iSYANI

Kurtuluş Savaşı'nın başladığı günlerde Osmanlı Padişahının ve ingilizler'in kışkırtmaları ve teşviki ile Milli kuvvetleri yok etmek için hilafet ordusu adı ile kurulan Kuvva-i inzibatiye tarafından çıkarılan ayaklanmalardır. (Birincisi:1 Ekim 1919-25 Kasım 1919,ikincisi:16 Şubat 1920-16 Nisan 1920) Anzavur halkın huzursuzluğundan faydalanarak Çerkes köylerinde Milli teşkilatı kötüleyici konuşmalar yapmaya başladı. Bu kışkırtma üzerine Pomaklardan Gavur imam ve Şah ismail etrafına topladıkları kuvvetlerle Anzavur'un yanın gelmişlerdir. Anzavur'da topladıkları adamları Gavur imam'a bırakarak Yeniceye hareket eder. Bu sırada gerek ingilizlerin ve gerekse saray Anzavur'a ulaştırılmak üzere, bir çok silah, cephane ve parayı hep birlikte istanbul'dan yola çıkardılar. Bu suretle istanbul hükümetinden para yardımı alan Anzavur arkadaşları ile Biga ve Gönen ilçelerini ele geçirmek için plan hazırlamaya başlamışlardır. Durumu haber alan Ankara Hükümeti, Süleyman ve Rahmi Bey'in Kumandasındaki kuvvetler ile ,Biga'ya doğru yola çıkmışlardır. 14.Kolordu komutanı Yusuf izzettin Paşa ,bütün milis kuvvetlerinin Balıkesir'de toplanmasını emretmiştir. Bu sırada Biga'yı yağmalayan Anzavur Ahmet, Balıkesir'den Susurluk ve Gönen yönüne geçmiştir.16 Nisan 1920'de Anazavur kuvvetleri Susurluk'un güneyindeki Yahya köyde sıkıştırılmış ve yapılan çarpışmada bozguna uğratılmıştır. Bu yenilgi üzerine Anzavur Ahmet, Önce Karabiga'ya sonra da deniz yolu ile istanbul'a kaçarak canını kurtarılmıştır.

AFYON AYAKLANMASI

Yozgat ayaklanmasının çıktığı sırada Yunanlıların kışkırtmasıyla Afyon bölgesinde de, Çopur Musa çevresindekilerle ayaklandı. Çopur Musa din elden gidiyor propagandası yapmaya başlamıştı. Kuvay-i Milliye birliklerinin Çopur Musa'nın üzerine gitmesiyle, Çopur Musa Yunan tarafına sığındı.

BOLU VE DÜZCE iSYANLARI

Kurtuluş savaşı sırasında gerek istanbul Hükümeti'nin ve gerekse ingiliz'lerin kışkırtması ile milli kuvvetlere karşı girişilen ayaklanmalardır.(13 Nisan1920-31 Mayıs 1920) istanbul hükümeti tarafından desteklenen Kuva-i inzibatiye Kuvvetleri Düzce'de ayaklanma çıkarmışlardır. Asiler ilçenin dışında bulunan Müfreze Karargahını basarak, Müfreze Kumandanını esir almışlardır. Asilerin elebaşları arasında Berzak Sefer, Çerkez Koçi Bey, Maan Ali gibi kimseler bulunmaktadır. Düzce ayaklanması kısa zamanda Bolu'ya da sıçramış, Beypazarı'ndan bir kısım halk da bunlara katılmıştır. Bolu boğazını tutan jandarmalar, asileri durdurmayı başaramayınca ayaklanma Gerede ve Mucur taraflarına da sıçramıştır. Kısa zamanda bütün bölgeyi tesiri altına alan bu ayaklanmayı bastırmak üzere Binbaşı Şemsettin ve Kaymakam Arif Beyler kumandasında milli kuvvetler harekete geçirilmiştir. Kısa zamanda çeşitli yerlerde yapılan çarpışmalar sonunda Bolu, Beypazarı, Nallıhan, Çarşamba, Mudurnu, Düzce, Hendek ve Gerede kasabaları asilerden temizlenmiştir, halkı kışkırtan elebaşları idam edilmişlerdir.(26 Mayıs 1920) Birinci Düzce isyanından hemen sonra, milli kuvvetlerin Yozgat isyanını bastırmak için görevlendirilmesi üzerine, bu durumdan faydalanmak isteyen Abaza ve Çerkezler, ikinci defa Düzce ve Hendek dolaylarında ayaklanmışlardır. Bolu dağına gönderilen birlik, gece yarısı asiler tarafından pusuya düşürülmüş ve asiler bir çok milli kuvvet subayını şehit etmişlerdir. Bu durum üzerine görevlendirilen yeni milli kuvvetler bir buçuk ay sonra ikinci defa bu bölgede çıkan ayaklanmayı bastırmışlardır.

BOZKIR iSYANI

Kurtuluş savaşı sırasında Bozkırlı Zeynel Abidin tarafından iki defa çıkarılan ayaklanmadır. (27 Eylül - 4 Ekim 1919, 20 Ekim -4 Kasım 1919) Konya Valisi Cemal Bey ve ingilizlerin istanbul'da bulunan papazı ile sıkı ilişkiler kurarak işe başlayan Bozkırlı Zeynel Abidin, bunlardan aldığı yardım ve direktiflerle Bozkır'a girmiş, karşı koyanları öldürerek jandarmaların ellerinde bulunan silah ve malzemeleri ele geçirmiştir. Bu sırada Beyşehir'den gelen süvari kuvvetlerini de esir eden asiler, Konya'dan gelen uyarıcı konuşmalar sonunda dağılmışlardır. Fakat asiler Konya'nın güvenlik altına alınacağı haberini alınca, tekrar harekete geçerek başlarında Bozkırlı Zeynel Abidin, Hoca Abdullah, Hoca Sabit ve Hoca Abdülhalim Efendiler bulunan asiler Bozkır'ın güney-batı sırtlarına kadar gelmişlerdir. Kasabaya haber göndererek Milli Kuvvetleri istemediklerini bildiren asiler,kendilerine tatmin edici bir cevap verilmediği gerekçesi ile tekrar Bozkır'a girmişlerdir. Asilerin isyanını bastırmak görevini alan Yarbay Arif Bey bütün kuvvetleri ile isyancıları Adana'da sıkıştırmış ve hemen hepsini yok etmiştir. isyanın elebaşları daha sonraları çeşitli yerlerde yer yer ayaklanmalar çıkarmışlarsa da Milli Kuvvetler tarafından ezilmişlerdir.(4 Kasım 1919)

ÇERKEZ ETHEM AYAKLANMASI

Yunanlıların izmir'i işgalinden sonra, Çerkez Ethem topladığı kuvvetlerle Salihli Cephesi'ni kurmuş ve kendini de cephe komutanı ilan etmişti. Kuvayi Seyyare adıyla anılan süvari birlikleri ,yalnız istilacı düşmana karşı değil, Anzavur'un ezilmesinde, Düzce, Adapazarı ve Yozgat ayaklanmalarının bastırılmasında yararlılık gösterdi. Ankara hükümeti Erkanıharbiye reisi ismet Bey (inönü), Ethem'in birliklerinin kesin olarak disiplin altına alınması için emir verdi. Batı cephesinin harekete geçtiğini gören Ethem T.B.M.M. Reisliğine Meclisi'de aşağılayan ve Mustafa Kemal'in Bilecik'ten dönerken Ankara'ya götürdüğü istanbul Hükümetinin temsilcilerinin hemen serbest bırakılmasını isteyen bir telgraf çekti. Bunu üzerine Meclis'de Kuvayi Seyyareye karşı çıktı. Batı Cephesi komutanlığı Ethem ve Tevfik Beylerin vatana ihanet suçu işlediklerini öne sürerek teslim olmalarını istedi. Fakat mebus Reşit Bey'in de kendilerine katılmasıyla üç kardeş Uşak'ta Yunanlılarla görüştüler. Düzenli ordu ismet Bey ve Refet Bey' in (Bele) komutasında 1921 yılı ocak ayında Kuvayı Seyyare'nin tuttuğu Gediz-Kütahya üstüne yürüdü. Çerkez Ethem'in yanındaki kuvvet iyice küçülmüştü.1.Süvari Grubu komutanı binbaşı Derviş Bey takip ediyordu. Derviş Bey Ethem'in arkadaşı olduğu için Yunanlılara sığınmadan önce silahlarını bırakmasını sağladı.

KONYA AYAKLANMASI

Kurtuluş savaşı yıllarında baş gösteren ve Konya'nın bir süre isyancıların elinde kalmasına neden olan ayaklanmadır. (Ekim-Kasım 1920) 1919'daki Bozkır Ayaklanmaları'nın elebaşlarından olan Delibaş Mehmed Ankara Hükümeti'ni tanımadığını ilan ederek çoğu asker kaçağı 500 kadar silahlı kişiyle Konya'nın Çumra nahiyesini bastı; nahiye müdürünü tutukladı ve Konya ile haberleşmeyi kesti. (2 Ekim 1920) Ayaklanma kısa sürede Koçhisar, Karapınar, Karaman, Akşehir ve Alanya'ya kadar yayıldı. Ayaklanmayı haber alan Ankara Hükümeti Dahiliye Vekili Miralay Refet Bey'i (Bele) ayaklanmayı bastırmakla görevlendirdi. Ayaklanmayı bastırmaya gelen Kuvayi Milliye birlikleri kentin kuzeybatısında toplanıyordu. 6 Ekim 1920'de ayaklanmacılar Kuvayi Milliye'nin bulunduğu noktaya doğru saldırdı, fakat Kuvayi Milliye birlikleri ayaklanmacıları Konya'dan çıkarttı. Kuvay-ı Milliyenin ayaklanmacıları izlemesi, Kasım 1920 sonlarına kadar sürdü. Demirci Mehmed Efe ve Yarbay Osman Bey'e bağlı birliklerinde bastırma harekatına katılmasıyla ayaklanmacıların gücü iyice kırıldı. Demirci Mehmed Efenin bastırma harekatının son noktası olan Isparta'ya girmesiyle 22 Kasım 1920'de Konya ayaklanması tümüyle sona erdi.

KUVAY-I iNZiBATiYE (HALiFELiK ORDUSU)

Kuvay-ı Milliye izmit ve çevresine kadar olan bölgeyi kontrollerinde tutuyordu. Buralarda Kuvay-ı Milliye'nin olması ingilizlerin işine gelmiyordu. Onlar açısından boğazlar tehlikeye düşüyordu. ingilizler her tarafta düzeni ve güvenliği sağlamak için istanbul Hükümeti'ne Kuvay-ı inzibatiye adıyla bir ordu kurdurdular. Bu orduyu saraya bağlı paşalar yönetiyordu. Bu ordu her yönüyle Kuvay-ı Milliye birliklerinden üstündü. Gevye'ye saldıran ve halkı kışkırtan Kuvay-ı inzibatiye'ye karşı Kuvay-ı Milliye birlikleri büyük bir başarı kazandılar. Ali Fuat Paşa'nın orduyu ustaca yönetmesi başarılı olunmasında etkili oldu.

PONTUS iSYANI

Kurtuluş Savaşı sırasında Yunalılar'ın kışkırtması ile Kuzey Anadolu'da Rumlar tarafından çıkarılan ayaklanmadır. (1920-1923) 1904 yılında kurulan Pontus Cemiyeti, Anadolu'nun düştüğü kötü durumdan faydalanarak harekete geçmiştir. itilaf Devletleri'nin Yunanlıları desteklemesinden cesaret alan Rum çeteleri, Anadolu'nun kuzeyinde yaşlı Türkleri öldürmeye; kadın ve çocukları yok etmeye başlamışlardı. Samsun, Merzifon, Tokat, Vezirköprü, Çarşamba, Terme, Ladik ve Amasya yörelerinde Ermeniler'le birleşerek büyük bir vahşet örneği veren Rumlar'a karşı Topal Osman Ağa, Milli Kuvvetlerle birlik olarak harekete geçmiş ve Pontus Cemiyetine ait Rum çetelerini teker teker ortadan kaldırmaya muvaffak olmuştur. Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra Rumlar'ın hepsi Anadolu'dan sürülmüş ve böylece Pontus Devleti kurma çabaları da söndürülmüştür.

YOZGAT iSYANI

Kurtuluş Savaşı sırasında Hürriyet ve itilaf Fırkası reisi Çapanoğlu Edip ve Celal tarafından Yozgat ve yöresinde çıkarılan ayaklanmadır. (15 Mayıs 1920-30 Aralık 1920) Çapanoğlu Edip ve Celal kardeşlerin kışkırtması ile Yozgat yöresinde, Ankara Hükümeti'ne karşı başlatılan ayaklanma iki ayrı dönemde olmuştur. ilk ayaklanma Yıldızeli'nde Erzurumlu Hüseyin Nazım ve Kara Mustafa'nın elebaşılığında çıkarılmıştır. Milli Kuvvetler bu ayaklanmayı 30 Aralıkta bastırmaya muvaffak olmuşlardır. ikinci isyan ise avukat Zileli Ali, Bucak Müdürü Naci ve arkadaşları tarafından çıkarılmıştır. Kısa sürede yaygın bir duruma gelen ayaklanma Yozgat'a da yayılmıştır. Yozgat isyanını bastırmakla görevlendirilen Çerkez Ethem, kuvvetleri ile birlikte Yozgat'a girmiş, elebaşlarından bir çoğunu idam ederek ayaklanmaya son vermiştir.

ZiLE AYAKLANMASI

Kurtuluş Savaşı sırasında, Tokat ve Zile yöresinde patlak veren ayaklanmadır. (Mayıs-Haziran 1920) Yozgat ve Yıldızeli ayaklanmalarından ve Damat Ferid Paşa'nın desteğinden cesaret alan Zileli dava vekili Ali Bey ,görevden alınan eski nahiye müdürü Naci Bey ve ihsan Bey, 30 kadar atlıyla Zile köylerini dolaşarak propaganda yapmaya başladılar. Bu olayın haber alınması üzerine, Ankara hükümeti 3 Haziran 1920'de Zile'ye süvari binbaşı Hilmi Bey komutasında birbirlik gönderdi. Bu arada eylemlerine son verenlerinde bağışlanacakları duyuruldu. Postacı Nazım adında biri Ankara'ya haber göndererek, TBMM Hükümeti'ni tanımadığını bildirdi. Ardından 400 kişilik bir kuvvetle 6 Haziranda Zile'ye saldırdı. Olayların büyümesi üzerine Ankara hükümeti, Tokat'taki 5. Tümen'i de Zile'ye gönderdi. Ama Cemil Cahit Bey'in komuta ettiği tümen, Zile eşrafının önemli bir bölümünün de ayaklanmacılara katıldığını ve kentteki jandarma birliklerinin Postacı Nazım'a teslim olduklarını öğrenince kente düzenlemeyi planladıkları saldırıdan vazgeçtiler. Zile'ye Sivas Erzurum'dan yeni birlikler gönderildi. Ayaklanma takviye edilmiş 5.Tümen'in yoğun çatışmalardan sonra 12 Haziran'da Zile'ye girmesiyle bastırıldı.

http://www.ataturk.net/mmuc/ayaklanma.html

--spoiler--