bugün

entry'ler (651)

türkçesi varken arapçasını kullanan zihniyet

iki kelimeyi* bir araya getirmekten aciz* cühela* takımına dert* olmuş kişilerdir.

hayır arkadaş, sen tut zihniyet kelimesini arapça olduğu halde kullan, gel öztürkçecilik tasla. bir araba adam da gelsin yüzeysel yüzeysel yorumlar yapsın. ondan sonra internet çağı, bilgi çağı. sikerim böyle yüzeysel bilgiyi. sen ömründe üç tane kitap okuma. ortalıkta canan tan çok iyi yazar, olasılıksız on numara kitap diye dolaş. kıt türkçenle ve yüzeysel milliyetçiliğinle kültür hayatımızın büyük bir bölümünü oluşturan kelimeleri arapça ve farsça diye kullanmayalım de, yoksay.

aşk farsça, gül farsça. hadi aşık da olmayalım bundan sonra, şiir de okumayalım. aşk diye kelime mi olurmuş?
kitap, mektup, katip, mektep arapça. öyleyse bundan sonra okumayalım da.

ne diyeyim, zihniyetinizi si... öhöm. zihniyet arapça bu arada.

sözlük yazarlarından öyküler

tramvay

-1-
ömer’i etkileyen şeyler arasında kitaplar, müzik aletleri ve güzel kadınlar vardı. kadınlarda aradığı şeyler sadelik, genel kültür ve zarafetti. bir kadını sıradanlıktan çıkaran şey konuşması, gülüşü ve giyimi olmalı; kadın güzelleşmek uğruna zarafetinden ödün vermemeliydi. zaten yeryüzündeki güzelliğin en büyük temsilcisi kadın ömer’e göre istanbul’dan bile güzeldi.

-2-
o gün elif ile selamlaşmaları her zamanki gibi vücut dili vasıtasıyla gerçekleşmedi, merhabalaştılar. aralarında kısa bir sohbet geçti. “-ne haber?-iyidir.” i aşmayan bu kısa konuşma ömer’i çok heyecanlandırsa da elif için önemsiz, hatta gereksiz bir andı. elif’in herhangi bir temenniye dayanmayan sahte “görüşürüz.” lafıyla biten bu konuşma günler boyunca ömer’in zihnini meşgul etmiş; onu var olmayan diyalogları tasavvura kadar götürmüştü. o günden sonra elif ile ilgili bir şeyler öğrenmeye çalışmış, elinde gördüğü bir cemal süreya kitabı dışında bir bilgi alamamıştı.

-3-
elif’i etkileyen şeyler arasında şiirler, kitaplar ve yakışıklı erkekler vardı.

-4-
bir sonraki karşılaşmaları tramvayda oldu. sohbetleri bir öncekinden iyi gitmiş, tanışık olmanın bir görev olarak sırtımıza yüklediği mecburiyet konuşması yerini iki tarafın da keyif aldığı bir mükâlemeye bırakmıştı. birbirlerini tanımayan insanların karşılıklı sustukları bir lahza olur. geçen her saniyenin ehemmiyetini kat kat arttıran bu aralık her ikisini de rahatsız etmeye başladığında zihinleri kurulacak mantıklı bir cümle, açılacak güzel bir konu aramaya başladı. bu durumda genellikle kurulabilecek en mantıksız cümle kurulur ancak ömer’in sözleri farklı oldu. belki de hayatında söylediği en mantıklı sözleri cemal süreya’dan cesaret alarak söyledi:

"laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
sevişmek bir daha yürürlüğe giriyor
bütün kara parçalarında
afrika dahil"

-5-
elif’i etkileyen şeyler arasında şiirler, kitaplar ve yakışıklı erkekler vardı. ömer yakışıksızdı.

ayrıca birkaç arkadaş yazdığımız şöyle bir şey de var: http://caylakkalemler.blogspot.com/

teşekkür ederim anlamına gelen cümleler

efendim, zat-ı âlinizin bu davranışından ne derece memnun olduğumu belirtmem için lügatteki kelimeler yetersiz kalacaktır. ziyadesiyle müteşekkirim efendim.

sözlükçülerin blog adresleri

reklam gibi algılama sözlük ama bu bir reklamdır.*
şimdi biz birkaç hevesli edebiyat öğrencisi bir blog açtık. edebi yazılar, öyküler, şiirler paylaşıyoruz. henüz üretim kısmında bir katkım olmasa da ilerleyen zamanlarda ben de bir şeyler paylaşma isteği içerisindeyim. katkı sağlayanlardan biri de edip ahmet. bizi okusanız güzel olur.

ahan da link: http://caylakkalemler.blogspot.com/

yaran leyla ile mecnun replikleri

(bkz: yaran leyla ile mecnun replikleri)

küçük bir çocuğu güldürebilmek

---aşama 1---

dudak çemçük yapılır ve öne uzatılır.

---aşama 2---

sağ elin işaret ve orta parmakları dudağa götürülür. akabinde dudaklara sürülerek garip sesler çıkarılır.

---aşama 3---

çocuğun gülüşünü keyifle seyredilir.

bir kökte uzamış sarmaşık gibi

aşık veysel'in mükemmel sözlere sahip türküsü.

sözleri;

bir kökte uzamış sarmaşık gibi
dökülmüş gerdana saçların güzel
ufukta gözlerin bir işık gibi
kara bulut gibi kaşların güzel

her güzel de eda ile salınmaz
huri misin melek misin bilinmez
arasan dünyayı eşin bulunmaz
firdevs-i alada eşlerin güzel

görünce derdimi arttırdın kat kat
can alıcı gözler sanki bir cellat
veyseli kapından eyleme azad
bana yastık olsun döşlerin güzel

cengiz özkan yorumu: http://www.youtube.com/watch?v=YapCOpJMwvo

insan kültürüne en büyük katkısı olan gazete

şahsımın da posta gazetesine oy vereceği ankettir. çünkü posta gazetesi insanın şiir birikimini de geliştirir.

22 yaşında evlenen erkek

sevip de gidip konuşmuş erkektir. sözlükçülerin gazına gelip evlenmiş, gene de dillerinden kurtulamamıştır.*

sivas denilince akla gelenler

(bkz: halk müziği)
(bkz: aşık veysel)
(bkz: cengiz özkan)

oturarak yıkanmak

elitist arkadaşların beğenmediği yıkanma şekli. eğer duş alırsak moderniteyi yakalayabilirmişiz.

farenjit

çok pis çağrıştı.

(bkz: farid farjad)*

dinlerin bütün kötülüklere kaynak olması

+ ya bu din falan çok kötü aslında melis.
- ne için burç?
+ haçlı seferleri falan.
- entelektüel birikimine hayranım. bir kadını nasıl etkileyeceğini çok iyi biliyorsun burç. hadi bize gidip sevişelim.

ağlatan enstrümantal parçalar

farid farjad - golha

http://www.youtube.com/watch?v=BbEw5X9QzMs

daha senden gayrı aşık mı yoktur

"kendi bildiğine doğrudur deme
var iki kamile uy deli gönül"

"şu fani dünyadan umudunu yüz
inanmazsan var kitaba yüz be yüz
hanın kabristandır malın bir top bez
daha duymadınsa duy deli gönül"

gibi muhteşem sözleri içinde bulunduran türkü.

cengiz özkan yorumu: http://www.youtube.com/watch?v=oSvvC-ywIVc&feature=related

uludağ sözlük yazarlarından kitap tavsiyeleri

kürk mantolu madonna
içimizdeki şeytan
tutunamayanlar
huzur

hayal bana yakın yar bana uzak

http://www.youtube.com/watch?v=KohXRWseTC8

teenage mutant ninja turtles

çocukluğumda "tinıç tıntı munca tırtıls" şeklinde söylediğim çizgi film jeneriği.

ders

arapça bir kelime kökü. dersten türeyen birkaç kelime:

(bkz: tedris)
(bkz: medrese)
(bkz: müderris)

üniversite

üniversiteler hakkında ahmet hamdi tanpınar' ın görüşleri. bugünü nasıl da tahmin etmiş tanpınar.

(#13308348)