bugün

mardin' in yaklaşık 5 km doğusunda bulunup, 12.yy dan 20.yy a kadar bütün patrikhanelerin merkezi olarak görev yapmıştır. m.s 493' te inşa edilmiştir. restorasyon çalışmaları hızla sürdürülmektedir.
safran kilisesi manasına gelen mardindeki güzel süryani manastırının adıdır.

5.yüzyılda yapılmıştır ve halen aktif bir manastırdır.
mardin ilinin en görülesi yapılarındandır.
ama halen restorasyon çalışmaları devam ettiği için manastırın belli kesimleri gezilememektedir.
ismiyle ilgili birden fazla söylenti bulunan, Mardin' e gidildiğinde muhakkak görülmesi gereken manastır.
Bunların ilki manastırı oluşturan taşlar arasında Safran adlı çiçeğin bulunduğu rivayeti üzerinedir. Buna göre Deyrul Zafaran ' Safran Manastırı' demektir.
ikincisi ise manastır yapımında kullanılan taşların rengi sarı olduğundan ve Eski Arapça' da Zafaran kelimesi sarı anlamına geldiği için manastıra Deyrul Zafaran yani Sarı Duvarlı Manastır denmiştir.
Yaz aylarında asla gidilmemesi gereken yerlerden birisidir ayrıca. Buharlaşacağınızı filan sanırsınız, hele benim gibi bi' andavallık yapıp öğle saatlerinde giderseniz güneş gözlüğünüzün burnunuza yapıştığına şahit olabilirsiniz.
Manastırın temelini oluşturan zeminin altında bulunan odanın 16 asırlık bir tarihi olduğu ve bu temeli oluşturan taşların yaklaşık 500 ton olduğu söylenmekte. Bu taşların en önemli özelliği ise birbirlerini tamamlayacak nitelikte olmaları. Düşünün yüzyıllar önce çimento ya da benzeri hiçbir birleştirici madde kullanılmadan, taşlar birbirine geçirilerek bir temel oluşturulmuş ve hala dimdik ayakta bu temel de üzerindeki manastır da!
Dünyadaki bütün Süryanilerin Şam' da bulunan merkez manastırdan sonraki ikinci evidir, onlar için sımsıcak bir yuvadır burası.
Toplam 40 personel bulundurur ve bu 40 personelden kimileri bu manastırda yaşamını sürdürür.
Buranın her metrekaresinde fotoğraflanmaya değecek ayrıntılar bulunur. Üstelik kapıları şaşılacak derecede güzel birer mimari örneğidir; al karşına otur saatlerce seyret, o derece!
Son olarak girişinde soluklanabileceğiniz güzel bir kafetarya ve sevdiklerinize hediyeler alabileceğiniz minik bir butik bulunmaktadır.
Anlatmakla bitmez efendim; iyisi mi sizler gidip görünüz.
temeli milattan önce aramiler (paganizme inan ilk anadolu milleti, orta asyadan gelmişlerdir.) tarafından atılmıştır.
500 KG ağırlığındaki, 2x0,5x0,30metre ölçülerindeki taşları dik (2 metre dik tarafı)bir şekilde yukarı doğru V olarak yerleştirip, kenarlarda 2 şer adet 2 tonluk dağa gömülü kayalara yüklenmiş, sonradan altındaki toprak alınmış ve yaklaşık 100 metre kare olan bir ibadethane oluşturulmuştur.

Doğu yönünde küçük bir pencere açılmıştır, içerisinde kurban kesim yeri vardır.

Bölgede yaşayanlar (süryaniler) hıristiyanlığa geçince üstüne manastır yapmışlar. (m.s. yaklaşık 500 yılları) alt oda hala ayakta durmaktadır.
odanın üst katında 7 adet taş mezar vardır, bu taş mezarlarda 52 adet patrik cesedi var. son gömü 1969 da yapılmıştır, her seferinde en eski taş mezar açılıyor içerisinde sandalyede dik bırakılan kemikler kenara taşınıp, yeni patrik cesedi sandalyeye oturtulup, taş mezar kapatılıyor.

22 öğrenci ve 18 çalışanı ile yaşayan bir manastırdır. Manastır Şama bağlıdır.

canım ülkemin bir köşesinde dimdik ayakta duran ziyaret edilmesi gereken bir yerdir.