bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri42
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar7
- eve usta gelince yaşanan tedirginlik5
- bıyık bırakmak3
- edebiyat tarihinin en iyi giriş cümlesi3
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı5
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler6
- bireysel silahlanmanın önü açılırsa alınacak silah6
- ürememeyi seçenlere duyulan öfkenin sebepleri2
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim7
- iremga11
- sertleşmeyi destekleyen gıdalar2
- tiktok gelmeden öncesini hatırlatan şeyler2
- en sevilen meyveler6
- beyazsemsiyeliyabanci48
- togg'a lpg taktırmak11
- bir kadının sizden hoşlandığını nasıl anlarsınız2
- çeteleşme2
- sözlükte erkekleri istemiyoruz17
- ona bir şey söyle16
- schopenhauer'un kadın nefreti4
- sibel can diyeti6
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi11
- meksika açmazı2
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak5
- barış manço'nun ölüm sebebi2
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır10
- venezuela geçici devlet başkanı rodriguez'in türki2
- dizi izleyerek ingilizce öğrendim diyen tip2
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı2
- yagmurcu3
- zaman baba7
- insanları mutlu etmek2
- aziz yıldırım13
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak9
- türkçe'nin edebi bir dil olmadığı gerçeği7
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- sistem patlamış8
- kezo saçından meslek tahmini yapmak2
- sydney sweeney'in memeleri7
- yorgun mermi22
- ilk aşkınız5
- instagram'a sürekli hikaye atan kadın5
- beyazpenisliyabancı3
- aberdeen2
- türk mü türkiyeli mi sorunsalı4
- güne kahve ve donut ile başlamak2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- gereksiz vergiler2
- florya ormanı2
şiddet şiddettir.
sopanın, copun ucuna taksanız da, dilinize dolasanız da, kavanoza koysanız da, bardak-tabak olarak ya da söz olarak fırlatsanız da, şiddet şiddettir, estetize edilemez, şu ya da bu kılıfla gizlenemez, şu ya da bu gerekçe şiddeti şiddet değilmiş gibi gösteremez... iki kişi arasında yaşansa da, sokakta herkesin gözü önünde olsa da öyledir...
şiddet her yerde şiddettir!
şehirde, köyde, dağda olması, farklılıklar taşıması onun şiddet olduğu gerçeğini değiştirmez.
şiddet her yerde ve har kadına karşı şuddettir.
kadının adının güldünya olması, merve olması, rojin olması, rita olması yaşadığı şiddeti farklılaştırmaz.
çocuk her yerde çocuktur!
adının ya da yaşadığı yerin farklılığı, kimin çocuğu olduğu, farklı korumalara tabi olacağı anlamına gelmez, bulunduğu her yerde, eşit olarak, alabildiğince korunmalıdır.
erkek her zaman ve her yerde erkektir!
türk, kürt, ermeni, rus, alman olması şiddet uygulayabileceği gerçeğini değiştirmez.
biz feminist kadınlar, yıllardır her türlü ayrımcılığa karşı mücadele vermeye gayret ettik. mücadelemiz kadınlar, çocuklar, erkekler, cinsel kimlikler, uluslar arasında ayrım gözetmedi. bunu yapmaya çalışanlara da her zaman karşı durduk.
kadınlara yönelik şiddete ve tacize karşı bundan 26 yıl önce kampanyalar düzenledik .
bedenimiz, emeğimiz, kimliğimiz bizim derken bütün kadınlardan söz ediyorduk, hala da ediyoruz...
çocukları "korumak" adına "özel hayattır, onlar duymasın" demek yerine, gelecekte onların da şiddet gören ya da uygulayan olmamaları için şiddet uygulayanlara karşı mücadele ettik.
erkek egemenliğine karşı çıkarken egemenliğin bütün görünümleri ve onu tek tek yaşatan bütün erkeklerden söz ediyoruz; ali'den ya da sevan'dan değil!
militarizme ve erkek egemenliğinin her türlü militarist görünümüne, sadece darbe tehditleri sözkonusu olunca değil, her zaman karşı durduk, durmaya da devam edeceğiz.
biz, sevan nişanyan'ın, dışkısını doldurduğu kavanozu karısının üzerine boşaltmasını kadına yönelik şiddetin en yaralayıcı biçimlerinden biri olarak protesto ettik. bu yazar genel basının bir yazarı değil, çoğumuzun okuru da olduğu, bizim için herhangi bir gazete olmayan ve türkiye'deki binlerce insan için, burada sıralamaya gerek duymadığımız özel ve ciddi anlamları olan agos'un yazarı olduğu için yazılarını orada görmek istemediğimizi söyledik.
ancak agos'un genel yayın yönetmeni etyen mahçupyan'dan bir dizi "feminizm, demokrasi ve ahlak" dersleri geldi cevap olarak.
bir de "... bu yazar yazılarına devam edecek. feminist oldukları için buna tahammülü olmayanlar bizle ilişkilerini kesebilirler, agos olarak sahip olduğumuz düstur 'insan olan beri gelsin' den ibarettir" sözleri...
nuran ağan, etyen mahçupyan'ın bu sözleri nedeniyle agos'taki işinden ayrılan yol arkadaşımızdır.
evet " insan olan beri gelsin" sayın etyen mahçupyan! siz yakınınızdaki bir insanın (erkeğin) hayatını gayet iyi kollarken, sadece çok basit bir "kınıyoruz" u yapmamak ve bize feminizm dersleri vermekle kalmadınız; uzun yıllardanr beri agos'da çalışan bir insanın (kadının) ve çalışanın hayatını kollamayı da önemsemediniz.
biz feminist kadınlar, erkek egemenliğinin her türlüsüne karşı çıkarken bizleri kolay ve kabul edilir bir hayatın beklemediğini çok iyi biliyoruz. sözümüzün çarpıtılabileceğini, düşmanlık görebileceğimizi de çok iyi biliyoruz...
bizim "bulanık sularımız"da olabilir ancak dışkı dolu kavanozlarımız hiç olmadı!
"sevan yalnızca sevan değildir" evet aynı zamanda bir erkektir. bunda şaşılacak birşey yoktur. ancak hiçbir erkeğin ulusal kimliği ya da ünvanları, siyasal kimliği ya da apoletleri bizi onun uyguladığı şiddete karşı durmaktan alıkoyamaz.
son olarak şunu da sormak isteriz: agos sadece etyen mahçupyan mıdır?"geri kalan herkese uğurlar ola" sözünü edebilmek onun için bu kadar kolay mıdır? öyle değilse birilerinin bir özür borcu yok mudur? *
sopanın, copun ucuna taksanız da, dilinize dolasanız da, kavanoza koysanız da, bardak-tabak olarak ya da söz olarak fırlatsanız da, şiddet şiddettir, estetize edilemez, şu ya da bu kılıfla gizlenemez, şu ya da bu gerekçe şiddeti şiddet değilmiş gibi gösteremez... iki kişi arasında yaşansa da, sokakta herkesin gözü önünde olsa da öyledir...
şiddet her yerde şiddettir!
şehirde, köyde, dağda olması, farklılıklar taşıması onun şiddet olduğu gerçeğini değiştirmez.
şiddet her yerde ve har kadına karşı şuddettir.
kadının adının güldünya olması, merve olması, rojin olması, rita olması yaşadığı şiddeti farklılaştırmaz.
çocuk her yerde çocuktur!
adının ya da yaşadığı yerin farklılığı, kimin çocuğu olduğu, farklı korumalara tabi olacağı anlamına gelmez, bulunduğu her yerde, eşit olarak, alabildiğince korunmalıdır.
erkek her zaman ve her yerde erkektir!
türk, kürt, ermeni, rus, alman olması şiddet uygulayabileceği gerçeğini değiştirmez.
biz feminist kadınlar, yıllardır her türlü ayrımcılığa karşı mücadele vermeye gayret ettik. mücadelemiz kadınlar, çocuklar, erkekler, cinsel kimlikler, uluslar arasında ayrım gözetmedi. bunu yapmaya çalışanlara da her zaman karşı durduk.
kadınlara yönelik şiddete ve tacize karşı bundan 26 yıl önce kampanyalar düzenledik .
bedenimiz, emeğimiz, kimliğimiz bizim derken bütün kadınlardan söz ediyorduk, hala da ediyoruz...
çocukları "korumak" adına "özel hayattır, onlar duymasın" demek yerine, gelecekte onların da şiddet gören ya da uygulayan olmamaları için şiddet uygulayanlara karşı mücadele ettik.
erkek egemenliğine karşı çıkarken egemenliğin bütün görünümleri ve onu tek tek yaşatan bütün erkeklerden söz ediyoruz; ali'den ya da sevan'dan değil!
militarizme ve erkek egemenliğinin her türlü militarist görünümüne, sadece darbe tehditleri sözkonusu olunca değil, her zaman karşı durduk, durmaya da devam edeceğiz.
biz, sevan nişanyan'ın, dışkısını doldurduğu kavanozu karısının üzerine boşaltmasını kadına yönelik şiddetin en yaralayıcı biçimlerinden biri olarak protesto ettik. bu yazar genel basının bir yazarı değil, çoğumuzun okuru da olduğu, bizim için herhangi bir gazete olmayan ve türkiye'deki binlerce insan için, burada sıralamaya gerek duymadığımız özel ve ciddi anlamları olan agos'un yazarı olduğu için yazılarını orada görmek istemediğimizi söyledik.
ancak agos'un genel yayın yönetmeni etyen mahçupyan'dan bir dizi "feminizm, demokrasi ve ahlak" dersleri geldi cevap olarak.
bir de "... bu yazar yazılarına devam edecek. feminist oldukları için buna tahammülü olmayanlar bizle ilişkilerini kesebilirler, agos olarak sahip olduğumuz düstur 'insan olan beri gelsin' den ibarettir" sözleri...
nuran ağan, etyen mahçupyan'ın bu sözleri nedeniyle agos'taki işinden ayrılan yol arkadaşımızdır.
evet " insan olan beri gelsin" sayın etyen mahçupyan! siz yakınınızdaki bir insanın (erkeğin) hayatını gayet iyi kollarken, sadece çok basit bir "kınıyoruz" u yapmamak ve bize feminizm dersleri vermekle kalmadınız; uzun yıllardanr beri agos'da çalışan bir insanın (kadının) ve çalışanın hayatını kollamayı da önemsemediniz.
biz feminist kadınlar, erkek egemenliğinin her türlüsüne karşı çıkarken bizleri kolay ve kabul edilir bir hayatın beklemediğini çok iyi biliyoruz. sözümüzün çarpıtılabileceğini, düşmanlık görebileceğimizi de çok iyi biliyoruz...
bizim "bulanık sularımız"da olabilir ancak dışkı dolu kavanozlarımız hiç olmadı!
"sevan yalnızca sevan değildir" evet aynı zamanda bir erkektir. bunda şaşılacak birşey yoktur. ancak hiçbir erkeğin ulusal kimliği ya da ünvanları, siyasal kimliği ya da apoletleri bizi onun uyguladığı şiddete karşı durmaktan alıkoyamaz.
son olarak şunu da sormak isteriz: agos sadece etyen mahçupyan mıdır?"geri kalan herkese uğurlar ola" sözünü edebilmek onun için bu kadar kolay mıdır? öyle değilse birilerinin bir özür borcu yok mudur? *
güncel Önemli Başlıklar
