bugün
- sahurdayız uludağ sözlük16
- true'nun siki için yas tutuyoruz9
- chpli kardeşlerim sizle bir sorunum yok12
- sözlüğe yeni kadın yazar gelmemesi14
- kola cips yememek9
- ibni haldun8
- rtenin en son yaptığı yemek11
- çiçek uzatılan polisin boşanma aşamasına gelmesi24
- kapitalistlerin din kuracak kadar zengin olması8
- teketekte solcu mu alır sağcı mı19
- ona bir şey hatırlat8
- özgür özel'in ingiliz bbc'ye resmen ağlaması38
- first date kombini13
- ssilvermist11
- günün sözü9
- insan olmaya ceyrek kala10
- küresel ıkınma26
- çirkinlere tavsiyeler10
- geceye bir şarkı bırak8
- uludağ'ün en komik kadın yazarı10
- espressolab9
- gardaş diyen kız13
- türk kara ordusunun kuruluşu meselesi8
- hayatın insana öğrettiği gerçekler9
- yazarların rol almak istediği filmler10
- sözlüğün en ponçik erkek yazarı11
- menuet giderse biz de gideriz22
- namazı yanlış hareketlerle kılan insan12
- yazarların sevdiği filmler13
- sözlüğün en güçlü erkek yazarı28
- siyaset bilimi okuyan kız13
- yazarların ilk iş deneyimleri16
- silvermistin saçları19
- ingilizce bilen ne iş yapar22
- çocukları serbest bırakın8
- özgür özel'in kızının gösterilerde olmaması12
- en kötü ilimiz8
- kova burçlarının anlayışsız olması14
- toplumun yüzde 73'ü protestoları haklı buluyor11
- ümit özdağ'ın açlık grevine başlaması24
- erkekler olarak güçlü olmak zorunda değiliz14
- 27 mart 2025 celal şengör açıklaması10
- 150cc lik motorsiklet11
- araba bakarken dikkat ettiğiniz şeyler13
- bir milyon kişi saraya yürüyelim13
- muhafazakarlar arabistan'a please12
- 20'li yaşlardaki gençleri çok sevmek8
- tavuk dönercilik yapmak9
- ilk buluşmada elektrofüzyon kaynak yapan kız11
- bayramda kocasının elini öpmeyen kadın13
son derece yanlıştır. Sadece uyaklarla okul öncesi çocukları eğlendirecek cümleciklerin dünyanın en büyük sanatlarından biriymis gibi sunulması rahatsızlık verici. ortada cok büyük bir emek de yok, twitter'a bakın herkes şair olmuş. biran önce azalıp bitmesi gerekiyor. resim, heykel gibi yaratıcılık ve emek isteyen sanatlara hakarettir şiirin bu sanatlarla anılması.
gereklidir.
Sakarya Türküsü
insan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..
Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
insandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.
Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
insan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya, sâf çocuğu, mâsum Anadolunun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..
(1949)
Necip Fazıl Kısakürek
Sakarya Türküsü
insan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..
Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
insandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.
Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
insan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya, sâf çocuğu, mâsum Anadolunun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..
(1949)
Necip Fazıl Kısakürek
son derece yerindedir.
sanattan değil de baklagillerden mi sayılacaktı ?
sanattan değil de baklagillerden mi sayılacaktı ?
senin insandan sayılman gibidir.
mezar taşın "insandı lan bu" amacıyla dikildi.
insandan sayıl diye öldükten sonra.
yoksa köpek de aynı toprağa giriyor, eşşek de.
mezar taşın "insandı lan bu" amacıyla dikildi.
insandan sayıl diye öldükten sonra.
yoksa köpek de aynı toprağa giriyor, eşşek de.
Şiir başka bir daldır.Güzel yazılan ve anlamlı olan bir şiirin tadını çoğu şey vermez.
şiiri twitterda facede sacma sapan insanlardan okuyup siiri onlardan ibaret sanan yazar söylemidir. bir cemal sureya, nazim hikmet , edip cansever , atilla ilhan okudugunda bu sacmalamalarına kendi de gülecektir.
sanat dediğimiz şey göze ya da kulağa hitap eder ya da bir şeyler anlatır. sözcükleri kafiye oluşturacak şekilde denk getirme uğraşının sanatla hiçbir alakasını göremiyorum.
Kulak için oluşturmuş sembolist şiirleri vardır Ahmet Haşimin yada kafiyesi güzel olan anlamlı şiirleri vardır Necip Fazıl Kisakureğin sade ve imge dolu şiirleri vardır Cemal Süreya nin anadolu kokan şiirleri vardır Ahmet Arifin küfür gibi şiirleri vardır Can Yücelin... siir gördüğünüz şeyleri,kafanızdaki dusunceleri en somut hale döken yazı sanatıdır.
Siiri kafiyeden ibaret sanmak farkli bir durum. Sanat siradan nesnelerin ardindaki siradisi cagrisim evrenidir. Siir de siradan sozcuklerin ardindaki siradisi cagrisim evrenidir. Tabii olarak gercek siir budur.
Şiiri sanal ortamda yazılan kafiyeli dörtlüklerden ibaret sanan yurdum ergenlerinin saçmalığı.
Siz sanattan saymayin zaten. Sayarsanız ömrünü bu işe adamış adamların kemikleri sizlar.
Ayrıca bunu diyenden aruzla yazılmış bir beyit dokturmesini bekliyorum merakla.
Siz sanattan saymayin zaten. Sayarsanız ömrünü bu işe adamış adamların kemikleri sizlar.
Ayrıca bunu diyenden aruzla yazılmış bir beyit dokturmesini bekliyorum merakla.
iddiada bulunanın insan sayılmasından kat be kat ileridedir. insan olmak kolay ama insanların icra ettikleri her türlü sanatlı işe saygı gösterip kabullenmek üstün derecede bir erdemlik becerisidir.
kafiyeyi, redifi oyu şuyu buyu geç. verdiği hazza odaklan. sonra sanatmış değilmiş, düşünme ihtiyacı hissetmeyeceksin.
ideoloji katılmamışsa gerçekten sanattır.
gereksiz bir şeyin sanattan sayılması ile insanı üzen durumdur.
duyguları kağıda aktararak anlatma olayı ne zamandan beri gereksiz.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar