bugün
- sözlük yazarlarının boy kilo ölçüleri10
- kafa dengiyim dediğiniz yazarlar13
- volkan konak'ın sanatçı sayıldığı ülkede yaşamak18
- sigara izmariti götünüze girsin12
- kılıçdaroğlu nun aday değilim demesi9
- istanbul dışında nasıl yaşarım16
- kiraların en düşük olduğu şehir13
- okan buruk'un mourinho yu tahrik etmesi24
- didem soydana türkiye'nin en seksisi diyen erkek12
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj10
- jose mourinho20
- giresunlu bilim insanları9
- anın görüntüsü18
- elin oğlu diplomana değil götüne bakar8
- haşlanmış yumurta11
- eve kız atıp cinsel hiçbir şey yapmayan erkek10
- sözlük yazarlarının sevdiği sözler14
- kadınların birbirine iltifat etmesi11
- aybüke pusat28
- trabzon ve trabzonluya düşmanlık8
- sözlüğün en güzeliyle en yakışıklısını evlendirmek33
- küçük memeli kadınlar10
- boykot47
- intihar etmemek için nedenler10
- 2 nisan 2025 fenerbahçe galatasaray maçı66
- okan buruk8
- mourinho'nun okan buruk'un burnunu sıkması16
- trt8
- dinlenme tesisi soğuğu9
- volkan konak20
- özgür özel12
- sol kesim olmasa sanat ve edebiyat son bulur14
- insan olmaya ceyrek kala15
- gocu yetkili olsun kampanyası9
- küresel ıkınma15
- 1 ay alkol kullanmıyoruz kampanyası12
- araptapar dinciler türkçe kuran'a neden karşı20
- suçüstü yakalandılar18
- 29 ekim cb seçimi8
- ismet gürbüz silik olsun9
- canım çok fena espressolab çekti10
- boydan atmayan erkek10
- yeşil göz12
- hasta ziyaretine ne götürülür21
- kısa boylu erkek10
- hoşlanılan kişinin annesiyle hamama gitmek8
- sözlük kadınlarının bacakları10
- sözlüğün en götü güzel kızı9
- sözlüğün en gözü güzel kızı16
- ismetin sözlüğü bozması8
görsel
mütefekkir salih Mirzabeyoğlu’nun telegram işkencesini ve onun çevresindeki meseleleri hikemî bir usûlle anlattığı eseri diyebiliriz. bu eserin tarifi zor…
giriş isimli ilk cildinde telegram işkencesine dair bazı sahneleri de anlatır kumandan.
fakat daha çok telegram meselesinin ne olduğu, nidüğü ve ne anlama geldiğini anlatır. sonraki ciltlerde artık, işkenceye dair pek tablo bulamazsınız.
mesele islâm hikemiyatı’nın tahkim edilmesine dönmüştür ve telegram işkenceleri, merkezi bir rol oynadığı bu eserin gölgesinde kalmıştır. sanki “telegram suikastı” ile şehid edileceğini biliyormuş gibi, (ki henüz yayınlanmamış ciltlerle birlikte 10 cilde tamamlanacağı söyleniyor), son eserini tahkim etmeye hasretmişti vaktini. Şimdiye kadar 4 cildi yayınlanmıştır....
mütefekkir salih Mirzabeyoğlu’nun telegram işkencesini ve onun çevresindeki meseleleri hikemî bir usûlle anlattığı eseri diyebiliriz. bu eserin tarifi zor…
giriş isimli ilk cildinde telegram işkencesine dair bazı sahneleri de anlatır kumandan.
fakat daha çok telegram meselesinin ne olduğu, nidüğü ve ne anlama geldiğini anlatır. sonraki ciltlerde artık, işkenceye dair pek tablo bulamazsınız.
mesele islâm hikemiyatı’nın tahkim edilmesine dönmüştür ve telegram işkenceleri, merkezi bir rol oynadığı bu eserin gölgesinde kalmıştır. sanki “telegram suikastı” ile şehid edileceğini biliyormuş gibi, (ki henüz yayınlanmamış ciltlerle birlikte 10 cilde tamamlanacağı söyleniyor), son eserini tahkim etmeye hasretmişti vaktini. Şimdiye kadar 4 cildi yayınlanmıştır....
''keduret devrindeyiz!'' ...müjdesi de içinde:
çektiği yük boyunu aşınca, allah'a sığınan şuur.
o'na sığınınca neden mahrum olur ki?
çekeceksin ve lütfunu bekleyeceksin...
allah'ın doğrudan doğruya kalplerine bu hissi vereceği nesil, müjde! ''
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası b yedi
çektiği yük boyunu aşınca, allah'a sığınan şuur.
o'na sığınınca neden mahrum olur ki?
çekeceksin ve lütfunu bekleyeceksin...
allah'ın doğrudan doğruya kalplerine bu hissi vereceği nesil, müjde! ''
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası b yedi
hastaya gerekli olan, evvela doktordur; geri kalan ne varsa buna dair.
nefs tezkiyesi bunu gerektiriyor.
insanî hakikate ermek için dünyaya geldik; bu amaçla, yemek için yaşamak değil, yaşamak için yemek yordamı.
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası / matla beyitler sf:66
nefs tezkiyesi bunu gerektiriyor.
insanî hakikate ermek için dünyaya geldik; bu amaçla, yemek için yaşamak değil, yaşamak için yemek yordamı.
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası / matla beyitler sf:66
artık gına geldi: “kendimizi düzeltirsek, biz eğer iyi insan olursak” gibi sümüklü tekerlemelerden bahsetmiyoruz.
hem gerekli olanın ne olduğunu söyleyen, hem de onu temin etmiş ve eden bd - ibda kütübhânesine bakıvermek, ne demek istediğimizi anlamaya yeter…
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası b yedi
hem gerekli olanın ne olduğunu söyleyen, hem de onu temin etmiş ve eden bd - ibda kütübhânesine bakıvermek, ne demek istediğimizi anlamaya yeter…
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası b yedi
"allah, kişinin ahlâkını, kalb esrarının alâmeti kılmıştır.
kalbinde ilâhi esrardan eser bulunanın ahlâkı güzel olur.
böylesi, allah'ın bütün mahluklarına karşı en iyi ahlâkla hareket eder."
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası b yedi
kalbinde ilâhi esrardan eser bulunanın ahlâkı güzel olur.
böylesi, allah'ın bütün mahluklarına karşı en iyi ahlâkla hareket eder."
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası b yedi
- " (...) düşünen bir insan olarak halihazır'ına ne katıyorsun buna dikkat et; ve bunu yaparken karşılaşılan meselelerle senin doğru bildiğin dünden yetmezlerin ve açmazların neler olduğunu gör - ey dışımızdaki!"
salih mirzabeyoğlu / ölüm odası - tarih sf:706
salih mirzabeyoğlu / ölüm odası - tarih sf:706
bize yakın veya düşman, kim ne yapıyorsa yapıyor veya yaparsa yapar, allah'ın dediği olur.
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası / sf: 49
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası / sf: 49
- " (...) dünya bir yalan: sahiciden bir misâl, bir hayâl, doğruya veya yanlışa, kendinden başlayarak bir mevzu, bir âlet...
hakkı bulduran, yahud karartan bu delil...
deniz duruldu mu dalga yalandır; dalga denizdendir, denizdir, var biraz da sen oyalan-dır. dünya!"
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası / tarih sf:168
hakkı bulduran, yahud karartan bu delil...
deniz duruldu mu dalga yalandır; dalga denizdendir, denizdir, var biraz da sen oyalan-dır. dünya!"
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası / tarih sf:168
her varlık kendi yokunu da isbat edicidir; o varın yoku, görünen ve bilinene nisbetle, görünmeyen ve bilinmeyen olarak onun asıl varıdır...
bunlar hep nitelenmesi ve mevzuuna göre söylenmesi gerekenler...
böylece ''her canlı sudan yaratılmıştır'' canlı olmayan bir şey bulunmadığına göre, madde de sudan yaratılmıştır.
kainatı meydana getiren 4 temel unsur -esir- maddesinden, ve dört unsurdan bildiğimiz ''su'' farkına dikkat deyişimiz de açıklı kazanıyor; tıpkı................andırır şekilde.
salih mirzabeyoğlu-ölüm Odası -nedim-i kadim sf:414
bunlar hep nitelenmesi ve mevzuuna göre söylenmesi gerekenler...
böylece ''her canlı sudan yaratılmıştır'' canlı olmayan bir şey bulunmadığına göre, madde de sudan yaratılmıştır.
kainatı meydana getiren 4 temel unsur -esir- maddesinden, ve dört unsurdan bildiğimiz ''su'' farkına dikkat deyişimiz de açıklı kazanıyor; tıpkı................andırır şekilde.
salih mirzabeyoğlu-ölüm Odası -nedim-i kadim sf:414
Madde sudan mı yaratılmış. Ahsha.
Bugün de güldük çok şükür. Var olasın sözlük.
Bugün de güldük çok şükür. Var olasın sözlük.
“yaşanmaya değer hayat hangisi?’’…
kavga bile, kavga öncesinde bunun haysiyetini ister, kavga bunun aracıdır, kavga neticesinde görünmesi gereken de budur.
esen rüzgara göre yön değiştiren fikir ve kavgasının bu haysiyetten payı yoktur...
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası /matla beyitler sf:215
kavga bile, kavga öncesinde bunun haysiyetini ister, kavga bunun aracıdır, kavga neticesinde görünmesi gereken de budur.
esen rüzgara göre yön değiştiren fikir ve kavgasının bu haysiyetten payı yoktur...
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası /matla beyitler sf:215
sanat, his ve kelimeler...
… sanata biçilen gaye hedef, o söz, ses, ahenk, istif şekilleriyle bilinir olsa da, bu unsurlardan mücerret olarak vardır.
bu unsurlardan teşekkül eden sanatın çeşitlerine nisbetle şekil, unsurlara bağımlı olmak veya onların vasıtasıyla var olmak şöyle dursun, bir musikî bestesinin değişik enstrümanlar ve tertiplerle icrasında da tanınabilmesinde olduğu gibi, unsurlardan bağımsız olarak mevcuttur...
sanatın, mevzuna nisbetle unsurları-sureti ne ise ve kemiyetlerin de bir keyfiyeti olmasına nazaran, tıpkı duyu verileriyle idrak edilen ruhla alışverişi hâlinde şuurumuzun ruhî yönünün gelişmesi gibi, sanat, hayâlin duyulaşmaya çalışmasını andırır bir süreçle kendisini ifâde unsurlarına sindirir.
uygunlukça kıymetlenen. "şiir duygularla değil, kelimelerle yapılır!" hikmeti de, çok duygulandığımız bir ânda "çok duygulandım!" demenin sanat olmaması gibi, sanatın hem surette görünen-tüten, hem de duygu üstü manâsını verir.
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası / giriş sf: 765
… sanata biçilen gaye hedef, o söz, ses, ahenk, istif şekilleriyle bilinir olsa da, bu unsurlardan mücerret olarak vardır.
bu unsurlardan teşekkül eden sanatın çeşitlerine nisbetle şekil, unsurlara bağımlı olmak veya onların vasıtasıyla var olmak şöyle dursun, bir musikî bestesinin değişik enstrümanlar ve tertiplerle icrasında da tanınabilmesinde olduğu gibi, unsurlardan bağımsız olarak mevcuttur...
sanatın, mevzuna nisbetle unsurları-sureti ne ise ve kemiyetlerin de bir keyfiyeti olmasına nazaran, tıpkı duyu verileriyle idrak edilen ruhla alışverişi hâlinde şuurumuzun ruhî yönünün gelişmesi gibi, sanat, hayâlin duyulaşmaya çalışmasını andırır bir süreçle kendisini ifâde unsurlarına sindirir.
uygunlukça kıymetlenen. "şiir duygularla değil, kelimelerle yapılır!" hikmeti de, çok duygulandığımız bir ânda "çok duygulandım!" demenin sanat olmaması gibi, sanatın hem surette görünen-tüten, hem de duygu üstü manâsını verir.
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası / giriş sf: 765
ahmaklık...
(...) "hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?" hakikatini öğrendikten sonra sırtüstü yatan adamla, bizzat bu hakikat üzerinde "bilinen ve bulunan aranır!" hikmetinin bir yüzünü gösteren arama içindeki adam farkını anlamak için, fazla bir zekâ istemese gerek.
bizi ister anla, ister anlama, ama bunu karalama sebebi sanmak ahmaklıktır..."
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası / tarih s:202
(...) "hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?" hakikatini öğrendikten sonra sırtüstü yatan adamla, bizzat bu hakikat üzerinde "bilinen ve bulunan aranır!" hikmetinin bir yüzünü gösteren arama içindeki adam farkını anlamak için, fazla bir zekâ istemese gerek.
bizi ister anla, ister anlama, ama bunu karalama sebebi sanmak ahmaklıktır..."
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası / tarih s:202
böyle daldan dala tedâilerle
-ahenk helezonu daralan boynuz-
döllenir kelimeler kelimelerle
sura üflenmeden önce soyumuz.
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası
-ahenk helezonu daralan boynuz-
döllenir kelimeler kelimelerle
sura üflenmeden önce soyumuz.
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası
şu hayat, içinde aslı barındıran bir mecaz, bir oyun; mazlumu da, zalimi de aynı netice bekliyor. ölüm.
bir hadîs'te "amellere neticelerine göre hükmolunur!"...
bize düşen, oyunda, neticeleri allah rızası olanı devşirmek ve asıl sonda, bunu toplam olarak görebilmek...
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası / tarih sf:211
bir hadîs'te "amellere neticelerine göre hükmolunur!"...
bize düşen, oyunda, neticeleri allah rızası olanı devşirmek ve asıl sonda, bunu toplam olarak görebilmek...
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası / tarih sf:211
dünyada yaşıyoruz; nefsimiz içgüdü ve akılla onun düzenine baktığı gibi, ruhtan gelene de bakıyor...
nefsimize her türlü tesir, onda mevcut olanın ortaya çıkışıdır...
salih mirzabeyoğlu -ölüm odası / nedim-i kâdim
nefsimize her türlü tesir, onda mevcut olanın ortaya çıkışıdır...
salih mirzabeyoğlu -ölüm odası / nedim-i kâdim
bu dünyada dışyüz hâdisleri ne olursa olsun, imân içyüzüne sabit olduktan sonra bütün dışyüz dalgalanmaları ötesinde gaî açıdan müslüman galiptir; hâdiseler arızîdir, gelip geçer.
en ihayetinde hem içyüz, hem dışyüz islâm'ın olacaktır: istikbâl islâm'ındır ve bütün insanlık tarihi bütün çalkantılarıyla buna dairdir.
bu cümleden bir kesitte, mevzu bu, biz!..
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası / tarih- sf:957
en ihayetinde hem içyüz, hem dışyüz islâm'ın olacaktır: istikbâl islâm'ındır ve bütün insanlık tarihi bütün çalkantılarıyla buna dairdir.
bu cümleden bir kesitte, mevzu bu, biz!..
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası / tarih- sf:957
hayatın maddi ve manevi muvazenesi, nefsimizin “ruh ve akıl” kanatları arasındadır; fert ve toplumda!
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası -nedim-i Kadim sf:184
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası -nedim-i Kadim sf:184
bilmez misin ki, bir savaşta şehid, savaşın neticesinden de bağımsız, bir galibtir.
ruh ve saadeti bâkî..."
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası b yedi
ruh ve saadeti bâkî..."
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası b yedi
"Ölüm Odası, bir fikri mücadele ve tefekkür meydanı… Nefs muhasebesinin en çetin, en derin noktasında yazılmış, 'ölmeden evvel ölmek' sırrını anlamak için bir rehber! Bu eser, hem içsel bir yolculuk hem de bir dava adamının varoluş sancısıdır."
"Benim için 'Ölüm Odası', bir hakikati haykırma, bir fikir sistemini kurma ve bunu kanla, terle, gözyaşıyla yoğurma çabasıdır. Her satırı, mücadeleyle kazanılmış; her kelimesi, bir imtihanın izini taşır. Ölüm Odası, hem bir hesaplaşmadır hem de hakikatin peşinde yananların rehberidir. insanın nefsini sorguladığı, çileyle yoğrulduğu, hakikatle yüzleştiği bir odadır."
"Bu eser, yalnızca bir anlatı değil, bir fikri sistemin, iBDA’nın tecellisidir. Ölüm Odası'nda, insanın en derin korkuları, en büyük umutları ve en hakiki davası yer alır. Bu kitap, yalnızca okunan değil, yaşanan bir eserdir. Her satırında çilenin izini, her kelimesinde hakikatin kokusunu bulursunuz."
"Ölüm Odası’nı anlamak, sadece kelimeleri okumak değil; aynı zamanda o çileyi hissetmek, hakikat uğruna verilen mücadeleyi kavramaktır. Bu oda, hakikat yolcusunun kendini bulduğu, nefsini sorguladığı ve Allah’a yöneldiği bir meydandır. insan, burada kendisiyle hesaplaşır, ölüme ve ötesine hazırlanır. işte bu yüzden, Ölüm Odası bir fikir çilesinin özeti, bir iman direnişinin kitabıdır."
"Benim için 'Ölüm Odası', bir hakikati haykırma, bir fikir sistemini kurma ve bunu kanla, terle, gözyaşıyla yoğurma çabasıdır. Her satırı, mücadeleyle kazanılmış; her kelimesi, bir imtihanın izini taşır. Ölüm Odası, hem bir hesaplaşmadır hem de hakikatin peşinde yananların rehberidir. insanın nefsini sorguladığı, çileyle yoğrulduğu, hakikatle yüzleştiği bir odadır."
"Bu eser, yalnızca bir anlatı değil, bir fikri sistemin, iBDA’nın tecellisidir. Ölüm Odası'nda, insanın en derin korkuları, en büyük umutları ve en hakiki davası yer alır. Bu kitap, yalnızca okunan değil, yaşanan bir eserdir. Her satırında çilenin izini, her kelimesinde hakikatin kokusunu bulursunuz."
"Ölüm Odası’nı anlamak, sadece kelimeleri okumak değil; aynı zamanda o çileyi hissetmek, hakikat uğruna verilen mücadeleyi kavramaktır. Bu oda, hakikat yolcusunun kendini bulduğu, nefsini sorguladığı ve Allah’a yöneldiği bir meydandır. insan, burada kendisiyle hesaplaşır, ölüme ve ötesine hazırlanır. işte bu yüzden, Ölüm Odası bir fikir çilesinin özeti, bir iman direnişinin kitabıdır."
zamansız ve mekânsız olarak “geçmiş” hafızamızda, sabahtan akşama değişen ışık altında bir albümü seyreder gibi, geçen zaman boyunca değişen hatıralarımızı hayâlde canlanmış olarak seyrediyoruz; ve tahayyülle tasarrufta bulunarak, geriye ve ileriye doğru düzenliyoruz.
anlatma’nın düzeni “anlatmak” için de, “nasıl” hatırlamak; ruhun, ruhîliğin işi. hatırlamak da ruhî bir aksiyon!
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası b yedi / giriş
anlatma’nın düzeni “anlatmak” için de, “nasıl” hatırlamak; ruhun, ruhîliğin işi. hatırlamak da ruhî bir aksiyon!
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası b yedi / giriş
insan’da ağız, benlik mağarası, sırrıdır; o sırrın kelâm halinde çıktığı yerdir.
s.m- ölüm odası b yedi / matla beyitler
s.m- ölüm odası b yedi / matla beyitler
pazar yeri: orada dolaşan insanları görürsünüz.
hukukçu, sosyolog, iktisatçılar, ve tabiî ki çevreciler, mevzularının gözüyle, bunu mevzu edinen bir veriler alanı olarak görürler...
daha neler ve neleri ihtiva eden bir pazar manzarası, bu “neler ve neler” in giderek kişiler sayısınca bir âlem olduğunu sergiler.
bir alem ki, şuur sayısınca alemler.
kim bilir cinliler ne ve kimleri görüyorlardı?
ya deliler?
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası b yedi / giriş
hukukçu, sosyolog, iktisatçılar, ve tabiî ki çevreciler, mevzularının gözüyle, bunu mevzu edinen bir veriler alanı olarak görürler...
daha neler ve neleri ihtiva eden bir pazar manzarası, bu “neler ve neler” in giderek kişiler sayısınca bir âlem olduğunu sergiler.
bir alem ki, şuur sayısınca alemler.
kim bilir cinliler ne ve kimleri görüyorlardı?
ya deliler?
salih mirzabeyoğlu - ölüm odası b yedi / giriş
güncel Önemli Başlıklar