emperyalizm 


/ 3
kapat
  1. öncelerden ingiltere nin, şimdilerde de amerika birleşik devletleri nin başı çektiği küçük ve gelişmemiş ülkeleri pazar ve ham madde olarak yorumlama sanatı; hırsızlık.
    #95402 (electronica, 02.03.2006 03:22 ~ 03.03.2007 22:40)
  2. bir ülkenin kaynaklarını kendi rızası olmadan kullanmak ve bunun için ülkeye hükmetmeye çalışmak hadisesi...
    #126114 (ferrole, 22.03.2006 23:40)
  3. eskiden birçok taraftarı olan görüştür. batı medeniyeti, kendi kıstaslarına göre gelişmemiş ülkelerin kaynaklarını kullanmayı bilmedikleri yaklaşımından hareketle, emperyalizmin en azından dünyadaki kaynakların etkin kullanımı sağladığını öne sürerek bu milletleri sömürmenin white man s burden* olduğunu savunacak kadar adileşmiştir. aslında bugün de küreselleşme adı altında yapılan şey katmanları kazındığında aynı şeydir, hatta daha kötüsüdür, çünkü görünmezdir.
    #126131 (plug in baby, 22.03.2006 23:46)
  4. meydan larousse'a göre ; devletin başka bir devlet ya da devletler topluluğu üzerinde iktisadi, askeri, siyasi ve kültürel egemenlik kurmasıdır. sanayi devrimi ile birlikte ortaya çıkan ve batı devletleri tarafından sömürgecilikle birlikte uygulanmaya çalışılan, halen dünyanın başbelası olan bir kavramdır.

    bu tanımdan hareketle, en tehlikeli versiyonu kültürel emperyalizm olarak konumlandırılabilir.
    #596455 (montajelemani, 01.09.2006 00:00)
  5. tekellerin ve mali sermayenin egemenligini kurdugu; sermaye ihracinin birinci planda önem kazandigi; dünyanin uluslararasi tekeller arasinda paylasilmasinin baslamis oldugu ve dünyadaki bütün topraklarin en büyük kapitalist ülkeler arasinda bölüsülmesinin tamamlanmis bulundugu bir gelisme asamasina ulasmis kapitalizmdir.
    #793500 (kyliegs, 30.10.2006 22:49)
  6. kapitalizmin en yüksek aşamasıdır. mali sermayenin dünya çapında egemenliğine dayanır.
    #1167267 (thexecutive, 17.01.2007 14:38)
  7. (bkz: yeni emperyalizm)
    #1335434 (pilotmont, 22.02.2007 21:40)
  8. en güzel ve basit bir şekilde şahları da vurular oyununda anlatılan olgu.

    ömer hayyam: öh
    fraksiyon nusret: fn
    revizyonist rufai:rr
    (oyunun türkçesi iran diline yakın olsun diye deforme edilmiş. espiri olsun diye)

    öh: men sizi şimdi anlamışem nahanda bu da duvarlara gayrı kabili anlaşılı yazılar yazanlardan. mir laf var idi, men okuyabilemezem, makat görünce şıppadanak tanırem. yek başına bir evin yek cephesini işgal eden bir laf, en uzunu, üstü çok noktalı... miliyor idim...

    rr: emperyalizm!

    öh: mak mak mak yazıyı yazan milir. neyizm neyizm

    fn: emperyalizm! ecnebi tahakkümü. ingilizin mizim petrolü mize satması gibi mir şey.

    öh: saçma sama konuşma. ingiliz mizim metrolü, mize nasıl satar imiş?

    rr: ömer sen gazı nerden alırsen?

    öh: makkaldan.

    rr: makkal nerden alır?

    öh: mistasyondan.

    rr: mistasyonun adı ne?

    öh: mobil.

    rr. mobil ne demek?

    öh: mobil demek... gazın, benzinin cem'an külliyesi demek...

    rr: mobil farisi bir laf mıdır? niye menim adım rufai? anın adı nusret, senin adın ömer? menim ismim john mu? anın ki jim mi? senin ismin tom mu ki, mistasyonun ismi mobil olsun?

    *
    #1418471 (fasafiso, 16.03.2007 17:17 ~ 17:22)
  9. günümüz sistemine verilen ad. bu sisteme göre kapitalizmin serbest piyasa aşamasındaki burjuvazi sermaye birikimini arttırarak uluslararası sermayeyi doğurmuştur. uluslarası sermaye, kapitalist ülkelerdeki sermaye fazlasını az gelişmiş ülkelere ihraç ederler. bu sayede az gelişmiş ülkelerin pazarlarını ele geçirerek, kendilerini geliştirmeye devam ederler. bu dönemde, burjuvazi sistemin en gerici unsuru olup, üretici güçlerin gelişmesini engellemek amacıyla her türlü şiddete başvurabilmektedir.

    kapitalizmin ilk aşamasında ortaya çıkan emek-sermaye arasındaki çelişki artarak kapitalizme özgü yeni bir çelişki yaratır; o da ulusrarası burjuvazi arasındaki çıkar çatışmaları. yeni pazarları ele geçirmeye çalışan uluslarası burjuvazi tüm dünyada mali bir oligarşi kurarak güçlü devletlerin zayıf devletleri sömürmesini sağlamıştır. yani ezilen ulusların emekçileri iki kat daha ezilen anlamına gelmektedir! kendi aralarındaki çıkar çatışmaları günümüzde de sürmekte olup tüm dünyayı savaşa ve kana bulamaktadır emperyalizm yoluyla sermaye.
    #1427533 (kisil, 18.03.2007 22:35)
  10. (bkz: anlatılmaz yaşanır)
    #1427544 (fayaka, 18.03.2007 22:37)
  11. (bkz: kuresel emperyalizm)
    #1550949 (pamuk proton ve 7 elektron, 21.04.2007 16:35)
  12. (bkz: Amerikan emperyalizmi)
    #1551162 (derzulya, 21.04.2007 17:40)
  13. günümüzün aids hastalığından daha büyük bir hastalık olan durum.
    #1964960 (Lucifer Anarchos, 19.07.2007 04:15)
  14. Emperyalizm
    Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Git ve: kullan, ara
    Emperyalizm veya yayılmacılık, bir devletin veya ulusun başka devlet veya uluslar üzerinde kendi çıkarları doğrultusunda etkide bulunmaya çalışmasıdır.



    Genel tanım

    Çeşitli kaynaklar emperyalizmi aşağıdaki biçimlerde tanımlamaktadır.

    Bir ulus veya devletin genişletmesi.
    Bir ulusun kontrolünü diğer halklar üzerinde genişletmesini sağlayan politika ve uygulamalar
    Bir devletin kendi sınırları ötesindeki halklar üzerinde, rızaları olmaksızın, kontrol kurma politikası şeklinde tanımlamaktadır.
    Bu tanımlamaların esas olarak genişleme ve kontrol kavramlarına odaklandıkları görülmektedir. Emperyalizmin esnek ve oldukça geniş şekilde kavramsallaştırılması tarihsel değişimin özgün evrelerinin göz ardı edilmesine yol açabilir çünkü bu tanımlar Roma imparatorluğu gibi köleci imparatorluklar için geçerli olduğu kadar günümüz uluslararası ilişkilerini de kapsamaktadır. Kavramın ve kuramların özgünlüğünü belirleyebilmek için emperyalizmin tarihsel evrelerinin göz önüne alınması gerekir..

    Emperyalizmin Tarihsel Evreleri Collier's Encyclopedia emperyalizm tarihini üç büyük evreye ayırmaktadır: Birincisi, 16. yüzyıla kadar devam eden ve imparatorlukların genişlemesi ile ilgili olan evredir; ikincisi coğrafi keşiflerle başlayıp 19. yüzyıla kadar devam eden emperyalizmdir eski emperyalizm olarak adlandırılmaktadır; üçüncüsü yeni emperyalizmdir ve yaklaşık 1880 lerde başlamış ve sömürgelere yeniden büyük ilgi duyulmasına, Asya ve Afrika nın paylaşılmasına yol açmıştır.

    Etimoloji ve Farklı Kuramsal Yaklaşımlar

    Emperyalizm terimi Latince imperium sözcüğüne dayanmaktadır ve diktatörlük gücü, merkezî hükümet, keyfî yönetim metotları anlamına gelmektedir. Bu kullanımının dışında Fransa da 1830’larda Napolyon imparatorluğuna hayranlık duyanları nitelemek için, 1848 den sonra ise Napolyon III ün kötü yönetimini ifade etmek için kullanılmıştır. Emperyalizm kavramının kullanımı 1870 lerde ingiltere de yaygınlaşmıştır.

    Kelime olarak Türkçeyede giren imparatorluk olgusu aslında emperyalizmin kendisidir de. Bu bakımdan 20. yüzyıl ve öncesi devlet yapı ve yürütmeleri eliyle değerlendirmekte kavramın imparatorluk ve emperyalizm özdeşliğine özgül olarak götürür. Örneğin günümüzde çıkan bazı yazılımlarda hala Imperial Edition diye anılan özel bir sürüm bile vardır.

    Bu yaklaşımdan yola çıkıldığı zaman halen var olan ya da 20. yüzyılda sona eren devletler bağlamında emperyalist kabul edilenler bellidir.

    Muhafazakar Kuram

    Benjamin Disraeli1870'li yıllarda ingiltere'de Başbakan Benjamin Disraeli nin sömürge imparatorluğunu güçlendirme ve genişletme politikalarını tanımlamak için emperyalizm kavramına başvurulmuştur. Böylece emperyalizm, sömürgecilikle eş anlamda kullanılmaya başlanmıştır.

    Bu yaklaşıma göre emperyalizm , gelişmiş ülkelerde mevcut durumun muhafaza edilmesi için bir gereklilik ve hak olarak görülür.

    Marksist Kuram

    1900 lerle birlikte Rosa Luxemburg, Rudolph Hilferding, V. I. Lenin ve Nikolai Bukharin basit sömürgecilik yerine ekonomik nüfuzun daha karmaşık şekillerine dikkat çekmişler; pazarların, arz kaynaklarının ve yatırım yollarının hakimiyet altına alınması ile ilgilenmişlerdir.

    Pierre Jalée emperyalizmi "uluslararası iş bölümünde, ticarette ve sermaye hareketinde belirli ilişkileri vurgulayan ekonomik bir fenomen" olarak; Richard D. Wolff bir ekonominin diğer ekonomi üzerinde uyguladığı kontrol araçları ağı" olarak; Paul M. Sweezy , Lenin i takip ederek, "dünya ekonomisinin gelişiminin bir basamağı olarak; Richard C. Edwards, Michael Reich ve Thomas E. Weisskopf ise kapitalizmin uluslararasılaşması olarak tanımlamaktadırlar.

    Toplumsal-Psikolojik Kuram

    Joseph SchumpeterJoseph Alois Schumpeter geniş bir yorumla emperyalizmin kapitalizmden önce var olduğunu ve kapitalizm ve emperyalizm arasında bir ilişkinin bulunmadığını savunmuştur.

    Bu yaklaşıma göre , savunma gereksiniminin bir gerekliliği olan savaşçı sınıfın varlığını sürdürebilmesinin bir sonucu olarak emperyalizm ortaya çıkar.

    Michael Barrant Brown a göre emperyalizm "ekonomik yönden az gelişmiş ülkelerin gelişmiş olanlara tâbi olmasını sağlayan ekonomik, siyasal ve askerî ilişkileri niteler. Emperyalizm dünya ekonomisindeki eşitsiz ilişkiler sistemini tanımlayan en uygun kelimedir."

    Liberal Kuram

    John Hobson gibi yazarlara göre , emperyalizm kapitalizmin bir takipçisi değil siyasi bir seçimdir. Doğal kaynakların sınırlı olması , harcamaların azaltılması ve kârların en üst düzeylere çekilebilmesi gereksinimi emperyalizmi doğurur.

    Liberalist (Siyasal Serbestçi) Akım düşünürlerinden John Hobson a göre emperyalizm kapitalizmin bir takipçisi değil siyasi bir seçimdir. Doğal kaynakların sınırlı olması, harcamaların azaltılması ve kârların en üst düzeylere çekilebilmesi gereksinimi emperyalizmi doğurmaktadır. Hobson a göre emperyalizm, kapitalizm içindeki yanlış uygulamalardan kaynaklanmaktadır. Bununla beraber, Hobson da emperyalizmin başlıca nedenleri arasında finans kapitali ifade etmiş ve savaşların savunma sanayi kartellerine desteklendiğini, finans çevrelerinin savaşlardan karlı çıktıklarını tespit etmiştir.

    Diğer Yaklaşımlar

    Emperyalizmin siyasal boyutunu vurgulayan yazarlar farklı tanımlamalarda bulunurlar. Hans Neisser emperyalizmi "bir ulusun doğal sınırlarının ötesindeki nüfusu kendi siyasal yönetimi altına almak amacıyla bu sınırların ötesinde bir imparatorluk kurma süreci" olarak tanımlar.

    Diğer yazarlar ise emperyalizm terimini askerî veya diplomatik baskı ve ekonomik nüfuz gibi dolaylı mekanizmaları da dikkate alarak genişletmektedirler; örneğin George H. Nadel ve Perry Curtis emperyalizmi "egemenliğin veya kontrolün dolaylı veya dolaysız şekilde genişletilmesi" olarak tanımlarlar.

    Kaynaklar

    H. Emre Bağce, Emperyalizm Kuramları ve Amerikan Kamu Diplomasisi, istanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, sayı 28, Mart 2003, ss. 63-79.
    Collier's Encyclopedia , 1961
    Encyclopedia International , 1971
    Encyclopedia Britannica , 1971
    #1964972 (lost control, 19.07.2007 04:20 ~ 04:21)
  15. kafayı fena halde kuzey koreye ve onun sevgili lideri kim jong il'e takmış ideoloji.
    #2069614 (hodan, 04.08.2007 18:50)
  16. güçlü devletin zayıf devleti sömürmesidir kısaca.
    #2069660 (girgirci25, 04.08.2007 19:02)
  17. baharatla başlayıp petrolle devam eden 600 yıllık "kanlı bir hikaye"...
    #2194022 (endustriyel siyah, 25.08.2007 00:36)
  18. (bkz: emperyalist)
    #2194103 (cicek abbas, 25.08.2007 00:52)
  19. komünistlerin her cümlede kullandığı kelime.
    ''emperyalizmin köpeği olmuşsun olm sen.'' gibi.
    #2194716 (omrum tribunde gecti, 25.08.2007 02:26)
  20. (bkz: gidemediğin yer senin değildir)
    #2289682 (yilmazing, 09.09.2007 21:44)
  21. latince, emretme, hükmetme anlamlarına gelen imperium sözcüğünden batı dillerine geçiş yapmıştır. istilacı ve sömürgeci anlayışı benimsemiş her türlü doktrinin çıkış noktasıdır. emperyalist bir devlet, başka ulusların topraklarını ele geçirerek yayılmayı, onları siyasal ve ekonomik egemenliği altına almayı amaçlar.

    yazar notu: deniz gezmiş ve arkadaşlarının uğruna savaş verdikleri bu anlayış, onların sonu olmuştur hemen herkesin bildiği gibi. fakat suç teşkil edeceği gerekçesiyle bahsi geçen kişilerin son sözlerinden bu kelime * çıkarılmıştır, tutanaklara ... şeklinde geçirilmiştir.
    #2343795 (aura, 19.09.2007 21:57)
  22. hobson'un ilk defa 1902'de yayınlanan en önemli eseri.
    #2346389 (muri, 20.09.2007 11:19)
  23. (bkz: emperyalizm kapitalizmin en yüksek aşaması)

    dikkatle araştırıldığında emperyalizmin beslendiği en büyük iki kaynağın ilaç ve silah sektörü olduğu görülecektir. hoş bunu anlamak için dikkatli bir araştırmaya gerek yoktur.

    emperyalistler bir yandan silahlarıyla savaşlar çıkartıyor, salgın hastalıklar, ve kıtlıklar yaratıyor, diğer taraftan elinde bulunan ilaç tekelleriyle pamuk prenses rolüne bürünüyor.

    emperyalizm, içinde bulunduğumuz yüzyıl içinde çok büyük iki paylaşım savaşına neden oldu.

    (bkz: i dünya savaşı)
    ve
    (bkz: ii dünya savaşı)

    günümüzde yaratılacak ve aynı büyüklükteki bir 3. dünya savaşı, çok büyük nükleer yıkımlara sebep olacağı için imkansız gibi görünüyor. ancak emperyalistlerin planları takır takır işliyor gibi.

    bugün yaratılacak 3.dünya savaşını emperyalistler kaybetmeyeceğini biliyor. aynı zamanda kazanamayacaklarını da...

    birinci ve ikinci dünya savaşı gibi büyükük paylaşımları sağlayamayan emperyalistler taktik değişikliği yaptı. farklı etnik kimliklere sahip olan insanlar arasında kaos yaratmak.

    çeşitli şekillerle gözüne kestirdikleri bölgeye giriyorlar. bunun için arkasına sığındıkları en büyük sebepler; kitle imha silahları ve demokrasi savunuculuğu. ırak'ta yaşananlar verilebilecek örneklerden. iran için yazılan senaryo da bu temellere dayanmakta.

    ne yaptılar?
    bağdat'ı küresel kamuoyunun büyük tepkilerine rağmen nükleer silah bulundurduğu gerekçesiyle işgal ettiler. tek bir nükleer başlık bulamayınca, işgali haklı sebeplerle yaptıklarını göstermek için demokrasi nutukları atarak, ırak'a demokrasi getirdiklerini söylediler.

    yerleştikleri bölgede, bugün farklı etnik kimliklere bölünmüş insanlar arasında savaş çıkartmaya çalışıyorlar. en iyi yaptıkları şey bu olduğu için, başarılılar. farklı etnik kimliklerdeki gruplara, teröristlere silah satıyorlar, sonra açılan yaralrı onarmaya çalışıyorlarmış izlenmi yaratıyorlar.

    sünnilerle, şiileri, kürtlerle, türkleri birbirine düşürmeye çalışıyorlar. dünyanın her yerinde aynı taktikle ilerliyorlar.

    bu küresel oyunun uzantıları maalesef türkiye'de de görünüyor. bugün emperyalizmin tezgahına gelen kürtlerle, emperyalizmi en büyük düşman ilan eden ve bölgedeki kürtlere açık şekilde müdahale edelim diyenler, bilerek ve isteyerek emperyalizme hizmet etmektedirler.

    bunu görmemek körlüktür. bu oyunun parçası olup, vatan millet sakarya nutukları atmak ise insanları salak yerine koymaktır.
    #2448201 (adini unutan adam, 09.10.2007 15:35)
  24. süregiden çağlar boyunca anlamını değiştirmiş, yepyeni kılıklara bürünmüş, kavram ve metodlarını yenilemiş günümüzün sömürü sistemi.

    şimdilerde yayılmacı politikasına kültürleri deforme ederek, onlara entegre olarak ve yer yer onları kullanarak devam etmektedir.

    örnekleme; hamburger kimsenin yaşamak için ihtiyaç duyduğu bir besin değildir. ancak çeşitli entegrasyonlarla (ateş üstü köfte, mangaldan çağrışım vb.) türk kültürüne kendisini enjekte etmiş, ve kendisine bir kitle oluşturmuştur. bu sayede türk insanı diğer emperyalizmin kucağına düşmüşlerle en azından ortak bir mutfak elementine sahip olmuştur.

    genel maksat; ortak paydaları çoğaltarak tüketim anlamında bir global düşünce tarzı yaratmak ve kültürleri arz/talep ilişkisine indirgemektir.

    bu sebeple emperyalizm, özellikle kapitalist emperyalizm; günümüzde globalizm ve enternasyonelizm gibi esasında düşman olması gereken marksist bakış açısını körüklemekte ve bundan güç almak suretiyle kafa karıştırarak ulusal kavramları yoketmeye çalışmaktadır. (bkz: bir kapitalist emperyalizm ikonu olarak che)

    sınırların yokolması, kültürlerin birbirine geçmesinin sonucu ise kapitalizmin tepesinde ki global sermaye sahiplerinin daha çok satış yapmasına, saniyede daha çok bilmemkaç milyar dolar kazanmasına olanak sağlayacaktır.

    komünist emperyalizminin ise boş durduğunu düşünmek abesle iştigaldir.
    #2838315 (luke skywalker, 14.01.2008 20:35 ~ 21:01)
  25. Bir devletin, başka devletler aleyhine sınırlarını genişletme hırsına verilen ad .ilk ve Orta çağlarda devletler bu yola giderek, çeşitli devletleri egemenlikleri altına alma yoluna gitmişler ve böylece siyasal bakımdan büyük imparatorluklar kurmuşlardır. Son yüzyılda, bu yolda amaçları olan devletler de çıkmış (almanya gibi) fakat, yapılan Birinci ve ikinci Dünya Savaşlarında yenilgiye uğrayarak bu amaçlarında başarıya ulaşamamışlardır.

    Bugünkü medeni dünyada, kurulmuş olan birleşmiş milletler Teşkilâtı ile bir devletin, başka bir devletin aleyhine az da olsa menfa etlenmesi önlenme yoluna girmiştir.
    #3126114 (destination unknown, 12.03.2008 01:09)
/ 3
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

emperyalizm başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. emperyalizm ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu emperyalizm nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about emperyalizm. Copyrights of the articles are belong to their authors.