16 nisan 2017 anayasa değişikliği referandumu

entry 293 galeri 45 video ses 1 iyilertrends
  1. 256.
    Özetle madde göstererek açıklamaları dile getirilmeden kötülenmeye çalışan referandum oylaması. Sandıktan evet çıkınca kötü bir şey olma ihtimali sıfır. Dış mihraklar fazla rahatsız olacak bundan ama ona eminim. Ülkemiz adına en hayırlı sonucun çıkacağından eminim çünkü gerçek bir demokrasi örneği sergileniyor burada. HALK oyluyor. Halkın kararı önemli, halkımızda terör destekçisi olmadığına göre sandıktan evet çıkacaktır. Yargı cumhurbaşkanın eline falan geçmiyor ayrıca. Yargı üyelerinin çoğunluğu meclis tarafından seçiliyor. Fetönün ülkenin her toprağına göz diktiği göz önüne alınırsa temizlenmeleri için gereken çözümlerden bir tanesi anayasa değişikliği. Ülkemizi daha çok refaha ulaştıracağı kesin. bu yüzden evet diyorum
    #36075953 :)
  2. 257.
    insanlar hala oy verirken dış mihraklardan bahsediyor. 15 yılda ülke ne hale geldi.
    #36079401 :)
  3. 258.
    Türkiye Cumhuriyeti tarihi için çok ciddi bir tarih olacağı kesin.
    #36079824 :)
  4. 259.
    Ülke insanı yaptığı rezilliği görsün diye evet demeyi düşünüyorum.
    dibe inmeden tepeye çıkamayız.
    #36079896 :)
  5. 260.
    Bugün kısa süreliğine çalıştığım firmanın Anadolu'da bulunan yerlerinde bulundum. Bakın büyükşehirlerle Anadolu çok farklı. Gördüğüm kadarıyla Anadolu'da birçok yerde evet çıkacak izlenimi var. Çünkü akp bir seçim çalışması gibi hareket ediyor. Gözlemlerim sonucunda hâlâ 14 yıl boyunca yapılan çalışmalardan bahsediliyor. Akpli vekiller çarşıda, pazarda, halkın arasında. Chpli vekiller ve partilileri bu konuda daha pasifler.

    Şimdi kırsalda adamın köyüne, şehrine yol yapılmış, üniversite gelmiş, inşaatlar yükselmiş, destekleme primleri verilmiş, taşeron da olsa birçok kişiye iş imkanı oluşturulmuş. Her ne kadar büyük olmasa da üniversite gibi birçok yere organize sanayi bölgeleri kurulmuş, buralarda binlerce kişi asgari ücretle çalışmakta. Emekliye, dul ve yetimlere aylık bağlanmış. Zaten birçok kişi de daha ne olsun diyor. Bakın burada bunları eleştirecek birçok kişi vardır ama halkın arasında nabız çok farklı. Zaten birçoğu sağ kesime yıllarca oy vermiş. Menderes, Demirel, Özal, erbakan, Erdoğan hep bu sağ kesime hitap etti. Zaten baktığınızda solun iktidar olduğu dönemler çok az. CHP uzun zaman iktidarda yer almadı.

    Peki gelelim bir de olayın başka bir boyutuna. Bu seçimde yüzde elli artı bir gerekiyor. Hayır verecek olanlar hep haziran seçimlerinde bu oldu tekrar olabilir şeklinde. Ancak baktığımızda hayır cephesini sahada çok az görüyorum. Tamam senin kale olarak nitelediğin yerler var. Sen köylere gitmezsen, kırsalda oy alamadığım yerlere de ulaşalım demezsen onlar meydanlarda daha fazla yer alacaktır.
    #36081134 :)
  6. 261.
    hayır oyu kulanacağım referandum.

    akp nin diktatörlük anayasasına hayır diyeceğim.
    #36081181 :)
  7. 262.
    bu kadar kararsıza ve oy kullanmayacağını belirtenlere rağmen genel seçimler de dahil olmak üzere rekor oy kullanma oranına ulaşacağımızı düşündüğüm referandum.

    Konda'nın sandık ve seçmen analizini incelemiştim bir ara, 80 sayfa bir şey sırf işsizlikten. -şimdilik- Uzun uzadıya yazmayacağım yaptığım hesabı fakat tahminim % 53lerin sonunda, 54e yakın hayır çıkacağı. Bir de zaten katılım oranı %85i geçer veya en azından beklenen gibi %88lerde falan kalırsa evet çıkma olasılığı yok.
    #36081220 :)
  8. 263.
    eski akpli ve profesyonel siyasetçi tuna bekleviç'in değerlendirmesine göre genç seçmenin katılım oranı yükseldikçe olası hayır durumu açık ara kazanacak.

    mealen: böbreği dalağı israillilere satıp bilete basın, talebelerimiz hem oy kullanmak hem ailelerini görmek için memleketlerine gelsinler. bir daha ergenekon kumpası olmasın, bir daha fetö gibi bir virüsle uğraşmayalım, çocuklarımız özgür ve adil bir ülkede yaşasın.
    #36081261 :)
  9. 264.
    planım aynı şu şekilde. öğle saatleri kalkarım. belki kahvaltı yaparım belki yapmam bilmem. oy vereceğim okul hemen evimin yanında. 25 yaşında ilk kez oy vereceğim perdenin arkasında aman doğru basayım mührümü diye heyecan yapar nabzımı yükseltirim şöyle bir.ilk başta akşam saatlerine kadar bir önceki gün aldığım 2 kırmızı tuborgumu içerim. malüm seçim günü alkol satışı yasak. akabinde aldığım 70 lik rakımı masaya koyar ve masayı mezeler ile donatırım. yayın yasağı biter bitmez, ilk sonuçlara göre hayır çıkarsa 70 lik rakımı fondip yapar çıplak bir şekilde sokakta koşmaya başlarım. evet çıkarsa ortalığın amına koyarım. muhtemelen elime ne geçerse sinirden parçalarım. baktım sokakta toplanan kitleler var arasına karışır kaos yaratırım. kimse kusura bakmasın ben cumhuriyetimi kuzu gibi bir seçim sonucu kimseye seve seve bırakmam. hadi hayırlı traşlar.
    #36081288 :)
  10. 265.
    bütün dünya hayır diyor, biz ise evet.

    bakalım dünya mı kazanacak yoksa biz yani türkiye mi?
    #36081431 :)
  11. 266.
    Türkiye 1' den büyüktür.
    Hayır çıkacak.
    #36081479 :)
  12. 267.
    Bu anayasanın kişilye özel anayasa olduğunu zanneden falan var aramızda. Daha çok halka açılacak devlet kurumları nasıl kişiye özel dizayn edilebilir. Yada daha özgür yargının olduğ bir anayasa... Meclisin yetkilerinin daha çok arttığı bir anayasa nasıl kişiye özel olabilir. Herkes gelip geçicidir. Bu anayasa bizim gelecek planlarımız arasında er yada geç olmalıydı. Geç bile kalındı bana göre. Evet oyu atacağım seve seve ve sonuçlarını bekleyeceğim
    #36081484 :)
  13. 268.
    Başkanlık sistemiyle birlikte denetim sistemide güçlenecek. Başkanlık meclis tarafından denetlenecek sürekli. Başkanlık sisteminde başkan bile yargılanabiliyor bu konuları es geçmemek gerekir. Meclisin eli güçleniyor bu konu da. tek adamlık göremiyorum bu konu üzerinde. Devlet işleri su gibi işleyecek adeta bunun olması için evet diyorum. Kendini denetleyen bir başkanlıkta herkesin şansı değil.
    #36083933 :)
  14. 269.
    Getirdiği yeniliklerden bir tanesi de seçim barajını %0'a çekmeleri. Yani yıllardır dillendirilen baraj düşürülsün/ kaldırılsın söylemleri bu anayasa değişikliği ile gerçekleşecek. Hayırcı kesim bunu çok istiyordu ama şuan istemiyor belli. U dönüşü yapmışlar sert bir şekilde. Bu da Erdoğan ne yaparsa onun tersini yapmalıyız mantalitesi
    #36084628 :)
  15. 270.
    son anketlere göre sandığa gitmeyeceğini söyleyenlerin oranı % 17-18 ve gitmeyenlerin çoğunluğu bir oy ile sonucun değişmeyeceğini düşünüyormuş. ayrıca kararsızlar da %10 civarında.

    16 nisan günü gidip oy kullanalım arkadaşlar.
    (bkz: korkmadan binlerce defa hayır)
    #36087641 :)
  16. 271.
    sonucu en az %55 evet çıkacak olan referandumdur.Hayırcıların kalesi olan izmir'de bile evet oyu %40 civarlarında geziyor.

    Katılım oranına gelince cumhurbaşkanlığı seçimi ile hemen hemen aynı olur %75 civarı gibi bir beklentim var.
    #36087687 :)
  17. 272.
    Hayır çıkacak. Temenni değil. Gerçek.
    #36087694 :)
  18. 273.
    11. nesil 20-30 entryli yazarların(?) evet diyeceği referandum.

    anlaşılan, akp, 15 yıl içinde akp için gönüllü olarak çalışan insanları bile kaybetmiş, troll hesaplara bel bağlamış.
    #36087830 :)
  19. 274.
    Pkk ile görüşenlere hayır.
    Fetö ile yıllarca sevişenlere hayır.
    Ayakkabı kutularıyla ülkeyi hortumlayanlara hayır.
    Türk milliyetçiliğini ayaklar altına alanlara hayır.
    Atatürk'ün manevi değerini silmeye çalışanlara hayır.
    Tek adama hayır.

    Ve tüm bunlara destek çıkan mankurt ülkücülere; hayır!

    Yaşasın büyük türkçülük ülkümüz.
    #36087874 :)
  20. 275.
    evet seçeneğinin sonucundan da, hayır seçeneğinin sonucundan da tatmin olmayacağım.

    evet: tamamiyle cumhurbaşkanının '' aba altından sopa gösterdiği '' bir sisteme evet demektir. yürütme başındakilerin, yargı üyelerini atadığı hiçbir sistem bağımlı yargı sonucunu değiştirmeyecektir.

    hayır: çift başlılık tehlikesi var.

    hayır benim anlamadığım şu. 4 sene önce parlementer sistem değilmiydi? istediğiniz gibi çözüm süreci adı altında apo'ya heyetler yollayıp, kandile heyetler yollayıp, halkı ikna etmesi için akil adamlar toplayıp pkk terör örgütü ile masaya oturdunuz.

    ve şu an, vurma emri verdiniz, demirtaş iti içerde, diğer itler içerde... yine parlementer sistem değil mi?

    hayır terör anlamında elinizi kim tutmuş ulan?

    ben açıkçası evet'ten de, hayır'dan da memnun değilim. türkiye'nin aslı olmayan bir gazla yönetilmesini doğru bulmuyorum.

    osmanlı dünyaya kafa tutarken, başındaki adam o zamana kadar olmamış topların çizimini yapacak kadar mühendis fatih sultan mehmet idi. herkesin kandırdığı adam değil.

    ben herşeye rağmen, hayır dyeceğim. ve asla bir chpli değilim!
    #36087932 :)
  21. 276.
    başkanlık sistemi ile sonsuza kadar sürecek bir ohal dönemi gelecek rkdşlr. pkklılar bangır bangır biji biji miting yapabilirken siz mahallenizde niçin su akmadığını yüksek sesle soramayacaksınız bile; sorduğunuz an yallah mahkemeye diyecekler.

    başkanlık sistemi ile birlikte kararnameler rejimine geçilecek. başkan dediğimiz kişi sizden hoşlanmayan yancılarının yalan ihbarı ile sizi bir kararname ile açığa aldıracak. siz üzüntüden felç geçirip öldüğünüzde göreve başlama kararnameniz yayınlanacak. işe dönmüş bir ceset olacaksınız. yancılar terfi etmiş olacak.

    başkanlık sistemi ile bakanların hiçbirinin adını bile bilmeyeceğiniz bir dönem başlayacak. adlarını bile bilmeyeceksiniz çünkü gerek kalmayacak, çünkü onları denetleyebilecek hiçbir güç kalmayacak. oy verip seçtiğiniz milletvekili yanlarına gidip benim bölgemin şöyle bir sorunu var diyemeyecek, yani bugünkü anlamda milletvekilliği diye bir şey kalmayacak. hiçbir organik ilişki üretemeyen el kaldır el indir otomatı seçmiş olacaksınız.

    başkanlık sistemi ile meclis diye bir şey de kalmayacak. muhalefet ses yükselttiği sırada başkan denilen zat bir işaretle meclisteki uzantılarına sürekli olarak kendini feshetme emri verebilecek. ha yeni meclis, de yeni meclis derken başkancığım işler yürüsün diye istediği khk'yı kimseye hesap vermeden çıkarmış olacak.

    yani özetle, referandumdaki değişikliklerin kabulü türkiye'yi kesintisiz bir kaos sürecine sokmuş olacak.

    referandumda hayır, kaosa denmiş bir hayırdır !
    #36087950 :)
  22. 277.
    Önemli olan niyetin halis olmasıdır. 'Niyet hayır, akıbet hayır' meselinde, 'Güzel bakan, güzel görür' sözünde olduğu gibi niyetiniz iyiyse neticesi mutlaka güzel olur. insafı, vicdanı, ahlakı elden bırakmayan her yorum, her görüş, her değerlendirme bizim için kıymetlidir. Buna karşılık yalanı, iftirayı, çamur atmayı marifet sanan kimseye de saygı göstermemiz tabii ki mümkün değildir. Ülkemizde geçmişte kendini bu sıralamanın ilk sırasına çıkartan, zımnen milleti ve milli iradeyi temsil eden kurumları tanımadığını söyleyen medya patronları gördük. Geçmişte bunlar oldu. Milletimizin değerlerine karşı savaş açan, kültürümüzü, tarihimizi, medeniyetimizi yıkmayı kendine misyon edinen basın organları, basın mensupları gördük. Aynı tıynette oldukları siyasetçilerle birlikte Türkiye'nin varlığının ve birliğinin teminatı olan tüm sembollere saldıran medya gruplarının faaliyetlerine ne yazık ki şahit olduk. manşetlerle çarpışarak bugünlere geldik. Geçmişte kimin iktidara geleceğini, kimin iktidardan düşeceğini manşetleriyle belirlemeye alışmış olanların düzenlerini bozarak yolumuzda yürüdük. Kendi halkına 'cahil', 'koyun sürüsü', 'bidon kafalı', 'göbeğini kaşıyan adam' diyenlere eyvallah etmediğimiz için her türlü saldırıya, hakarete maruz kaldık.

    Onun için 'Muhtar bile olamaz' diye, 'amiral gemisi' diye geçinenler biliyorsunuz sürmanşet attılar. Bunlar muhtarları küçümsediler ama biz şu salonda sürekli muhtarlarımızla Türkiye genelinde bir araya geliyoruz. Birileri de kalkıyor, muhtarlarımızı küçümsüyor. Muhtar, seçilmiştir. Muhtar, seçilmiş olduğu için güçlüdür, saygındır. Bir cumhurbaşkanı, bir başbakan, bakanlar, milletvekilleri nasıl seçilerek geliyorsa muhtar da seçilerek geldiği için saygındır, ona saygı duyulması gerekir. Biz gücümüzü manşetlerden değil, sandıktan, milletimizden aldığımız için işte bu çarpık zihniyete meydan okuduk. Kendi ülkesini yurt dışındaki birtakım güçlere şikayet, ihbar edenlerle mücadelemizi sonuna kadar sizlerle birlikte sürdüreceğiz. Medya mensubu görüntüsü altında terör örgütlerine militanlık, yabancı servislere ajanlık yapanlara asla taviz vermeyeceğiz. Adam geliyor, tam bir ajan terörist. Neymiş, basın mensubuymuş ve bir ay Almanya'nın istanbul Başkonsolosluğunda misafir ediliyor, rezidansında. Tam da bizim Tarabya'daki Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nün hemen altında, sahilde. Bir ay kendisini orada misafir ediyorlar. Şansölye, 'Bizim burada çifte vatandaş olan bir gazetecimiz var. Bunu bırakmanızı özellikle istiyoruz.' diyor. Dedim ki 'Ben size 4 bin 500 PKK'lı teröristin dosyasını verdim ve bu teröristlerin iadesini istedim. Verdiniz mi?' 'Yargı bakıyor...' Bizde de bırakın yargı baksın. Gelsin yargıya teslim olsunlar. Onunla ilgili kararı da bizde yargı verir. Çünkü bizde yargı bağımsızdır. Biz karışamayız. Bir müddet orada sakladılar, sonra geldi, mahkemeye çıktı. Mahkeme tutukladı. Şu anda içeride. Sen, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanına adeta kapını kapatıyorsun, bakanlarına kapını kapatıyorsun, uçuş izni vermiyorsun, oraya gidenleri konuşturmuyorsun. Hollanda'da atını, itini benim vatandaşlarımın üzerine süren, benim bakanıma arabada mahkumiyet verene sen diyorsun 'Ben de Hollanda'nın yanındayım.' Peki, sen Hollanda'nın yanında mısın? Güzel, ben de halkımın ve Hakk'ın yanındayım. Biz beşer planında asla kimsenin karşısında eğilmedik, eğilmeyiz. Biz sadece Rabbimizin huzurunda rükuda ve secdede eğiliriz. Sizin özgürlüğünüz, özgür bir ülke olan Türkiye'nin cumhurbaşkanına 'diktatör' diyecek kadar siz özgürsünüz. Benim ülkemde ise kendi cumhurbaşkanına her türlü hakareti eden, her türlü karikatürlerle saygısızlığı yapanlara biz en ufak bir müdahalede bulunmayacağız ama yargıya gitme hakkımızı da kullanmayacak mıyız? Müsaade et de yargıya gitme hakkımızı kullanalım. Yargı ne karar verirse ona da saygı duyarız. Eleştiri başım gözüm üstüne ama hakaret asla. Aileme, çocuklarıma varıncaya kadar hakaret edenler... Sen beni eleştir, yanlışlarımı söyle. Bunlardan istifade ederim ama hakaret olduğu zaman ona tahammül edemem. Dolayısıyla hukuki yollarımı aramak durumundayım. Bu gazetecilerin listesini verin dediğimizde gelen isimlere bakıyoruz, kim biliyor musunuz? Çok enterasan. Yurt dışı için söylüyorum, içlerinden katilden soyguncuya, çocuk istismarcısından dolandırıcıya kadar herkes var. Gelen listede sadece gazeteci yok. Biz asıl niyetin farkındayız. işin ucu kendilerine dayanınca demokrasiyi, hakkı, özgürlükleri, adaleti, refahı rafa kaldırmakta beis görmeyenler, mesele Türkiye olunca hemen yüzlerine bir maske takıyorlar. Biz de bu şekilde maskeyle karşımıza çıkanlara artık haydut muamelesi yapma kararı aldık. Öyle ya, saklayacak bir şeyin yoksa niye maske takıyorsun? Çık ortaya, delikanlıca, 'Benim Türkiye ile meselem var, bölünmesini, parçalanmasını istiyorum.' deki herkes kimin ne olduğunu görsün. Türkiye itilecek, kakılacak, onuru ile oynanacak, bakanları kapılardan kovulacak, vatandaşları yerlerde sürüklenecek bir ülke değildir. Dünyanın her yerinde bu yaşananlar çok yakından takip ediliyor. Siz böyle davranmaya devam ederseniz, yarın dünyanın hiçbir yerinde hiçbir Avrupalı, Batılı, güvenle, huzurla sokağa adım atamaz. Bu tehlikeli yolu açarsanız en büyük zararı siz görürsünüz. Türkiye olarak, Avrupa ülkelerini demokrasiye, insan haklarına, özgürlüklere saygılı olmaya davet ediyoruz. Unutulmamalıdır ki, bu değerlere bizim kadar özellikle Avrupalının ihtiyacı vardır.

    Hani şimdi bunlar parlamenter demokrasi falan diyorlar ya. Aslında parlamenter demokrasi diye bir şey olmadı bu ülkede. Ne oldu? Parlamenter demokrasi ile vesayet sistemi oldu. Bunu yaptılar. Esasen uzun yıllardır yeni anayasa çalışmaları kapsamında bu konuyu tartışıyor, değerlendiriyor, üzerinde çalışıyoruz. 15 Temmuz gecesi yaşananlar bu değişimin ne kadar gerekli olduğunu gösterdi. Mecliste gerek AK Parti gerekse MHP'li arkadaşlarımızın ortak gayretleriyle, dayanışmasıyla bir halk oylaması süreci başlatıldı. Referanduma karar verildi. Buradaki arkadaşlarımızın her birinin 18 maddeden oluşan anayasa değişikliği metnini baştan sona okuduğuna inanıyorum. Yapılan değişiklik özetle şudur; cumhurbaşkanlığı ile başbakanlık birleştiriliyor ama ana muhalefetin başındaki zat hala cumhurbaşkanlığı ile başbakanlığın birleştirildiğini bilmiyor ya. 'Birisi başka partiden, birisi bir başka partiden olursa bu ülkenin hali ne olacak, bunu niye anlatmadılar millete.' diyor. Ya okumadın, hala bilmiyorsun, birleşiyor işte bu kavga olmasın diye bunu yapıyoruz. Şimdi ise biz diyoruz ki Türkiye bir daha bunları yaşamasın. Bu iş Erdoğan'ın işi değil. Burada bir yönetim sistemi oluşturuluyor. Uzun on yılları hedefleyen bir adım atıyoruz. Kim gelirse gelsin bu sistemle yürüyecek. Muhalefetin bu konuyu anlatışına bakınca anayasa değişikliğinde yer alan 18 maddeyle uzaktan yakından ilgisi olmayan, maalesef bir kuyruklu yalan dizisi görüyoruz. Mesela, 'Cumhurbaşkanı parlamentoyu feshedecek.' diyor. Yahu cumhurbaşkanının böyle bir yetkisi yok. Bunu defaatle söyledik. Bütün yazılı metinlerde bu var. Cumhurbaşkanının parlamentoyu fesih yetkisi yok. Cumhurbaşkanının ülkeyi seçime götürme yetkisi yok. Bir erken seçim kararı mı alınacak, bunu cumhurbaşkanının tek başına alma yetkisi yok. Kiminle beraber alabilir? Ancak Meclis ile beraber alabilir. ikisi aynı anda, beraber seçime girecekler. Sadece parlamento değil veya sadece cumhurbaşkanı değil. ikisi beraber. Hem cumhurbaşkanlığı seçimi hem de parlamento seçimi olacak. Peki kim verecek kararı? Millet. Gidecek millete, millet kimi nereye yerleştirecekse evelallah oraya yerleştirecek. Buna da herkes cesaret edemez. Diyor ki muhtarlıkların, belediyelerinin, hele hele geçen gün daha da ileri gitti ya. Çok üzüldüm. Hatta lokantaların kapatılmasına... 500 tane başkan yardımcısı atanmasından, 18 yaşında milletvekili olup iki yılda emekliliğe kadar nice yalanlar karşımıza çıktı bu ara. Bu yalanlara cevap veriyorum, vermeye de devam edeceğim. Yalanın en büyük panzehiri gerçeklerdir. Bizim getirdiğimiz sistem, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi hükümetin tek kişinin şahsında toplandığı, dolayısıyla yürütmedeki çok başlılığın ortadan kaldırıldığı bir sistemdir, bu yönüyle doğru. Bunların dillerinden düşürmedikleri 'tek adam rejimi' ise bambaşka bir şeydir, o 1923'te kapandı.

    Artık 'tek adam rejimi' diye bir şey söz konusu değil. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi demokratik bir sistemdir. Çünkü cumhurbaşkanı halkın yüzde 50+1 oyuyla seçiliyor ama Türkiye'de yüzde 15'le başbakan gördük mü? Gördük. Artık biz bunları görmek istemiyoruz. Yani sandıktan da çıksanız öyle 20 yıl, 30 yıl cumhurbaşkanlığı yapmak yok. Tek adam rejimindeyse seçim filan yoktur. Tamamen siyasi ve ekonomik şartlara bağlı olarak ortaya çıkar. Süresi de yoktur. Yönetimi ele geçiren kişi ölene veya birileri gelip devirene kadar orada kalır. Hitler, parlamenter sistem içinden çıkmış diktatörken, Stalin tek parti rejiminden, Pinochet başkanlık yönetiminden nereye yürümüştür, diktatörlüğe yürümüştür. Demek ki meselenin sadece tek kısmı yeterli değil, devamına da bakmak lazım. Zaten bunlar cumhurbaşkanlığı hükümet sistemindeki cumhurbaşkanının bir şahsı değil, bir statüyü ifade ettiğini bir türlü anlamıyorlar. Bu sistemdeki cumhurbaşkanının kim olacağı seçimlerde millet tarafından belirlenir. Halbuki tek adam rejiminde ortada ne vardır? Bir şahıs vardır, statü değil. Yetkiler kurumsal yapı adına değil, kişinin kendi şahsı adına kullanılır. Dolayısıyla ortada hukuk yoktur. Cumhurbaşkanlığı sistemindeyse anayasasıyla, yasalarıyla baştan sona hukuka tabi, hukukun da bu makama verdiği yetkilerle sınırlı bir yönetimi ifade eder. Diyor ki 'Meclis yok.' Olur mu böyle bir şey? Cumhurbaşkanının kanun yapma yetkisi yoktur. Anayasaya müdahil olamaz, yapılmış kanunlara müdahil olamaz. Cumhurbaşkanının sadece bütçe kanunuyla ilgili yetkisi vardır. Bunun dışında yok. Kimdeymiş yetki? Parlamentoda. Bakınız aynı şekilde yargı. Yargı üyeleri, mesela Hakimler Savcılar Kurulu 7'sini kim seçiyor? Parlamento. 4 artı 2 onu Cumhurbaşkanı belirliyor. Diğer Yargıtay aynen, Danıştay aynen, Anayasa Mahkemesi 2 askeri üye süresi dolunca ayrılacaklar, bunun dışında aynen.

    Dürüst olun, dürüst olun da bu ülkenin huzurunu kaçırmayın. Meclis, yüksek yargı organları, bağımsız kurumlar ve diğer yapılar arasındaki ilişkilerin temeli anayasa ve yasalardır. Tek adam rejimlerindeyse bu ilişkiler keyfidir, takdiridir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ülkenin yönetilmesini yani iş ve işlemlere ilişkin süreçlerin idaresini ifade eder. Tek adam rejimi ise sadece insanların yönetiminden ibarettir. Ama biliyoruz ki bu sözü ağızlarına sakız edenlerin tek amacı bunların kafasını bulandırmak, meselenin gerçekler değil kendi yalanları çerçevesinde tartışılmasını temin etmektir. Biz bunları muhatap almadıkça tabii bunlar cüretlerini artırıyorlar. Meclis'te başladıkları fesih yalanını lokantalara kadar indirmelerinin sebebi de işte budur.
    Onun için değerli arkadaşlar sizlerin desteğine bu noktada ihtiyacımız var. Dinleyicilerinize, izleyicilerinize, okuyucularınıza, takipçilerinize sadece ve sadece hakikatleri anlatın yeter. Anayasa değişikliğinin 18 maddesi ne diyorsa onu anlattığımızda inanın milletimiz her şeyi görecek, kavrayacaktır. Bu milletin irfanı gövdenin içindeki kalbin gerçek niyetlerini keşfetmeye, kafanın içindeki hakiki düşünceleri anlamaya muktedirdir.

    Kaynak:http://www.hurriyet.com.t...flas-aciklamalar-40403262
    #36090239 :)
  23. 278.
    Anketlerde evet oyunun önde olduğunu gösteren referandum. Sadece anket değil sonuçlarda evet olarak çıkacaktır %60dan fazla belki %70. Türkiye ileriye doğru bir adım atıyor bunun önünün kesilmesini gerçek vatansever insan istemez. Sandıkta hiç düşünmeden evet atacaklardır. 14 yılda demediklerini bırakmadı muhalefet bu ülkeye dediklerinin hiç biride çıkmadı yine çıkmayacak .
    #36092922 :)
  24. 279.
    milli duruşun sergileneceği referandum. BBP MHP AKP ortak oy atacaklar EVET diyerek. Bundan önemli bir şey olamaz sanırım. Ülkemizde seyrekleşen vatan severlik hor görülen vatan severlik yükselişe geçti umarım devam eder. Çünkü son 3 ayda yaşananlara bakarsak ülkenin halinden memnunum çok güzel gidiyoruz ve devam ettirmeliyiz.
    #36093248 :)
  25. 280.
    tmsf'nin fetö şirketlerinin satışını durdurması ile evet cephesinin sonucuna razı olduğunu ilan ettiği referandumdur.

    bakın görün, nisan gelince ihraç edilen memurlara da benzer bir şey yapacaklar.
    #36093263 :)